ANA SAYFA
HABERLER
BASINDA TES
VİDEOLAR
MEVZUAT
HUKUK
SENDİKAL ÇALIŞMALAR
EYLEMLERİMİZ
ŞUBELER
YÖNETİM
ANKETLER
YAYIN ARŞİVİ
YAYINLAR
EĞİTİM ve TOPLUM
TES TANITIM FİLMİ
SON VİDEOLAR
ÖĞRETMENLER NEDEN BORÇ REKORU KIRDI?
EK ZAM İÇİN MECLİS KAPISINA DAYANDIK
ŞUBELERDEN HABERLER

Ankara 1
ANKARA 1 NO’LU ŞUBE ODTÜ’NÜN İŞ BANKASI İLE YAPTIĞI PROMOSYON SÖZLEŞMESİNİ PROTESTO ETTİ.



Şanlıurfa
HİLVAN İLÇE TEMSİLCİLİĞİ’NDE İŞ YERİ TEMSİLCİLERİYLE İKİ AYLIK DEĞERLENDİRME TOPLANTISI YAPILDI.



İzmir 1
TİRE VE TORBALI İLÇE TEMSİLCİLİKLERİ KAHVALTIDA ÜYELERİMİZLE BİRARAYA GELDİ.



İstanbul 1
MEB LAĞVEDİLİP EBS BAKANLIĞI MI KURULDU?



Şanlıurfa
ŞANLIURFA ŞUBESİ İŞ YERİ TEMSİLCİLERİ İSTİŞARE TOPLANTISI DÜZENLEDİ.



Amasya
AMASYA ŞUBE BAŞKANI KAMİL TERZİ’NİN BİMER BAŞVURUSUNA AMASYA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ HÜSEYİN GÜNEŞ CEVAP VERDİ.



Adana 3 (Üniversite)
ADANA 3 NO’LU ŞUBESİ’NİN KURUM İDARİ KURULLARI TOPLANTISINDA ALINAN KARARLAR



Adana 1
ADANA 1 NO’LU ŞUBE ATATÜRK’Ü ANMA GECESİ DÜZENLEDİ.



Burdur
BURDUR ŞUBESİ, MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİNİ ZİYARET ETTİ.



Kırşehir
KIRŞEHİR ŞUBESİ VALİLİK ZİYARETİNDE BULUNDU.



Kütahya
KÜTAHYA ŞUBESİ, KÜTAHYA BARO BAŞKANINI ZİYARET ETTİ.



Nevşehir
NEVŞEHİR ŞUBESİ, NEVŞEHİR HACI BEKTAŞ VELİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜNÜ ZİYARET ETTİ.



Burdur
BURDUR ŞUBESİ ÜNİVERSİTE İŞ YERİ TEMSİLCİLERİ TOPLANTISI YAPTI



Burdur
BURDUR ŞUBESİ ZİYARETLERİNE ARA VERMEDEN DEVAM EDİYOR.



Mersin 2 (Tarsus)
MERSİN 2 NO’LU ŞUBE BAŞKANI YÖNETİCİ ATAMA SÜRECİNDE YAPILAN MÜLAKATLARA TEPKİ GÖSTERDİ.



Şanlıurfa
AKÇAKALE İLÇE TEMSİLCİLİĞİ İŞ YERİ TEMSİLCİLERİ İSTİŞARE TOPLANTISI DÜZENLEDİ.



Malatya
MALATYA ŞUBE’DEN OKUL MÜDÜRÜ DEĞERLENDİRMELERİNE TEPKİ.



İzmir 1
MERİH EYYUP DEMİR SÖZLÜ SINAV SÜRECİNİ DEĞERLENDİRDİ.



Bilecik
ÖMER YEL YÖNETİCİ ATAMA DEĞERLENDİRME SÜRECİNDE YAPILAN SÖZLÜ SINAV SONUÇLARINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI DÜZENLEDİ.



Muğla
MUĞLA ŞUBE, ŞEHİT AİLELERİ YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ’Nİ ZİYARET ETTİ.


Tüm Şube Haberleri  
SİTE İÇİ ARAMA
İçerikte de Ara
Toplam
36,986,406
Sayfa izlenimi aldık.
TÜRK EĞİTİM-SEN ÖZÜR GRUBU MAĞDURLARI İÇİN PRANGALI, BALYOZLU EYLEM YAPTI
Oy Sayısı : 108
Yayın Tarihi
01.02.2012 - 15:43
Okunma Sayısı
13,217

Yazdır

Türk Eğitim-Sen, sağlık ve öğrenim özrü mağdurlarının ve eşi bankacı olduğu için eş durumu özründen yararlanamayan öğretmenlerin feryatlarını duyurmak için Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yaptı. Eyleme Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların Genel Başkanları, Türk Eğitim-Sen Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri ve çok sayıda özür grubu mağduru katıldı. Eylemde öğretmenlerin ayaklarına pranga vuruldu, sağlık özrü mağdurlarının kollarına serum takıldı, içinde kitapların bulunduğu kutular Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in imzasıyla zincire vuruldu ve kutular mühürlendi.

 “Eyleme Bakan Söyleme Bakan Adalet Yerini Bulmadı Bakan”, “Ailemle Yaşamak İstiyorum”, “İş Derdi Aş Derdi Yeni Geldi Eş Derdi”, “Sağlık Hakkımız Engellenemez”, “Öğrenim Hakkımız Engellenemez”, “Özür Ataması İstiyoruz”, “Şubat Ataması İstiyoruz” şeklinde sloganlar atılan eylemde Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk konuşma yaptı.

 Bundan tam 54 gün önce yine özür grubu mağdurları ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yaptığımızı hatırlatan Genel Başkan İsmail Koncuk şunları söyledi: “10 Aralık tarihinde Bakanlık önünde yaptığımız eylemde eş durumu, sağlık ve öğrenim özür tayinlerinin Şubat ayında da yapılmasını talep etmiştik. Bu eylemden iki gün sonra Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer bizimle görüşmek istedi. Bakan görüşmede “Seneye aynı gerekçelerle tayin isteyecek misiniz? Eğer seneye yılda iki kez tayin isterseniz özür grubu tayinlerini bu yıl da yapmayacağım” diyerek, bizimle pazarlık yapmıştı. Bu noktada binlerce insanın mağduriyetine rıza göstermemiz mümkün değildi. Bu nedenle “Bu yıl eş, sağlık ve öğrenim durumu tayinlerini Şubat ayında yapacaksanız seneye aynı talepte bulunmayacağız” demiştik. Bakan da kabul etmişti. Ancak aradan bir gün geçti. Bize söz veren, bizimle pazarlık yapan Sayın Bakan, sadece eş durumu özrü tayinlerinin yapılacağını açıkladı. Üstelik eş durumu özür tayinlerinin bir kısmı da başka mağduriyetler nedeniyle yapılmadı. Eş durumu özür tayinlerinde başvuru süresi için 31 Aralık tarihinin esas alınması, 1 yıllık stajyerlik süresini dolduramayan birçok öğretmenin bu haktan yararlanamamasına yol açtı. 1 yıllık hizmet süresi hesabında da 30 Eylül tarihi baz alınmalıydı. Çünkü bu tarih daha öne çekildiği için binlerce öğretmen zorunlu olarak 1 yıl daha fazla çalıştırılmaktadır.”

Milli Eğitim Bakanlarının söz verip tutmamasına alışkın olduklarını belirten Koncuk, “Biz Milli Eğitim Bakanlarının söz verip tutmamasına Nimet Çubukçu’dan dolayı alıştık. Sayın Bakan Dinçer de bu alışkanlığa sahip olduğunu gösterdi. Şu anda sendikacı olarak değil, bir ebeveyn olarak konuşuyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en büyük Bakanlığının başında olan ve insanlara ahlakı, değerlerimizi anlatmakla sorumlu olan bir Bakan verdiği sözü hangi gerekçelerle tutmaz? Biz Ömer Dinçer’in vereceği sözlere nasıl güven duyalım? Bundan sonra Bakan Dinçer’in verdiği her söze dikkatle yaklaşacağız” diye konuştu.  

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in muhalefet partisinin milletvekili gibi konuştuğunu söyleyen Genel Başkan Koncuk şunları kaydetti: “Son günlerde Milli Eğitim Bakanımızı sık sık televizyonlarda görüyoruz. Sayın Bakanı dinleyenler şu anda iktidarın Bakanını değil de, bir muhalefet partisinin milletvekilini dinlediğini zannediyor. Sayın Dinçer herşeyi eleştiriyor. Ömer Dinçer’den önce iki Bakan vardı. Bunlardan biri Hüseyin Çelik. Sayın Çelik şu anda AKP Genel Başkan Yardımcısı. Diğeri de Nimet Çubukçu. Sayın Çubukçu da şu anda milletvekili. 10 yıldır bu Bakanlarınız hiçbir şey yapmadıysa, hiçbirşey beceremediyse, 10 yıldır Milli Eğitim Bakanlığı işe yarar bir çalışma ortaya koyamadıysa bunun suçlusu sizin iktidarınızın getirdiği Milli Eğitim Bakanlarıdır. Sayın Bakan televizyon programlarında öğretmenlerin kendilerini yetiştirmesi gerektiğini söylüyor. Tabi ki öğretmenler kendilerini yetiştirsin. Öğretmenlerimiz kendilerini yetiştirmek için yüksek lisans, doktora yapıyor. Bu gençlerimiz hem kendi kültürlerini gereği hem de öğretmen olmanın getirdiği sorumlulukla kendisini yetiştirmek istiyor. Ama Sayın Bakan öğrenim özrünü kaldırmak için çalışma yapıyor. Akademisyen kimliğe sahip ve üstüne üstlük sürekli ‘öğretmenler kendisini yetiştirsin’ diyen bir Bakanın öğrenim özrünü kaldırması hangi akılla, hangi vicdanla izah edilebilir?  Sayın Bakana televizyon programlarında doldur boşalt sorular soruluyor, Bakan da kamuoyunu kandırıyor. Senin yüreğin yetiyorsa bu işi bilen insanlarla, bizlerle o televizyon programlarında tartış.”

Koncuk Bakan Dinçer’e ‘Sorun Tespit Etme Bakanı değilsin’ diye seslenerek şöyle konuştu: “Eşi çalışan bütün öğretmenlerin yıllardır eş durumu nedeniyle tayinleri yapılıyordu. Ancak Bakan Dinçer ‘Bankacı eşlerine daha önceden tayin hakkı vermedik’ diyor. Sayın Bakana soruyorum: Sen henüz Milli Eğitim Bakanlığı’nda nasıl bir mevzuat olduğunu bilmiyorsun. Yıllardır bu öğretmenlerin tayinlerinin yapıldığını bilmiyorsun. Nasıl bir Milli Eğitim Bakanısın ki, MEB mevzuatını bilmiyorsun ve televizyon ekranlarında milyonlarca insanı aldatıyorsun. Bütün eğitim çalışanları-siyasi görüşü ne olursa olsun, AKP’ye oy versin, vermesin-Banka Dinçer’in yaptıklarından rahatsız. Bakan elinde kalem, her gün bir proje ortaya koyuyor; sorun tespit ediyor. MEB’de sorun tespit eden değil, bunları çözecek adam arıyoruz. Sen Sorun Tespit Etme Bakanı değilsin, Milli Eğitim Bakanısın. Adam gibi çöz bu problemi. Bakan Şubat’ta atanacak öğretmenlere ‘4 yıl tayin istemeyeceksiniz’ diyor. Bu 4 yıl değil, 10 yıl olur. Sayın Bakan öğretmenlerin ayağına pranga vuruyor. Öğrenim özrü hakkını hapsediyor. Sayın Bakana sesleniyorum: Eğitim çalışanlarının huzurunu sağlayamadığın sürece, onların yüzünü güldüremediğin sürece alem-i cihan olsan senin esamen okunmaz.”

Genel Başkan Koncuk açıklamasının ardından Ömer Diçer’in imzasının bulunduğu mühürlü kutuyu açarak, kitapları zincirlerinden kurtardı. Daha sonra içinde kitapların bulunduğu zincirlenmiş diğer kutuların kilitleri balyozla kırıldı. Kitapların özgür bırakılmasının ardından da öğretmenlerin ayaklarına vurulan prangalar çözüldü. Eylem alkış ve sloganlarla sona erdi.

 

Basın Açıklamasının Tam Metni:

 

 

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un, özür grubu mağdurları ile ilgili yaptığı basın açıklamasıdır.

 

TÜRK EĞİTİM-SEN OLARAK SÖZ VERİYORUZ 54 GÜN DEĞİL, 540 GÜN GEÇSE DE BIKMADAN, USANMADAN BAKAN DİNÇER’E TUTMADIĞI SÖZÜNÜ HATIRLATACAĞIZ!

Bu soğuk Ankara gününde bizlere içimizi ısıtacak bir müjde verilmesi için özür grubu mağdurlarıyla kol kola Milli Eğitim Bakanlığı’nın kapısındayız.

Bugün sağlık özrü mağdurları burada.

Öğrenim özrü mağdurları burada.

Eşi bankacı olduğu için eş durumu özür tayininden yararlanamayanlar burada.

31 Aralık mağdurları burada.

Sorunları çözülen eş durumu özrü mağdurları da arkadaşlarına destek için burada.

Bundan tam 54 gün önce yine hep birlikte Milli Eğitim Bakanlığı önündeydik. Teşkilat Kanunuyla özür grubu tayinlerini yılda bir defaya düşüren Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’i protesto etmiş, özür grubu tayinlerinin daha önceden olduğu gibi yılda iki kez yapılmasını istemiştik. Hatta Bakanlık önünde yaptığım konuşmada bu mağduriyetin çözülmemesi durumunda tepkimizin çok daha sert olacağını ilan etmiştim.

Bu eylemimizin ardından Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer şahsım ile görüşerek bu yıla mahsus özür grubu tayinlerini Şubat ayında yapacağının sözünü vermişti. Ancak ne oldu ne bitti anlayamadık. Bu görüşmeden yalnızca bir gün sonra Bakan ‘U’ dönüşü yaptı ve Milli Eğitim Bakanlığı sadece eş durumuna bağlı özür grubu tayinlerinin bu yıla mahsus olmak üzere Şubat ayında yapılacağını açıkladı.

Buradan Sayın Bakana soruyoruz: Görüşmemizden bir gün bile geçmeden düşüncelerinizde ne değişti?

Hangi gerekçelerle özür grubu tayinlerini bölüp, parçaladınız, sadece bir kesime tayin hakkı tanıdınız?

Kim ya da kimler sizi yanlış yönlendirdi? Niçin başka seslere kulak verdiniz de, öğretmenlerin feryadını es geçtiniz?

İlan ediyoruz: Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Nimet Çubukçu’dan sonra SÖZÜNDE DURMAYAN İKİNCİ MİLLİ EĞİTİM BAKANIDIR.

Bakan Ömer Dinçer SÖZÜNÜN ERİ OLMADIĞINI cümle âleme ilan etti etmesine, ancak olan sağlık ve öğrenim özrü mağdurlarına oldu. Üstelik eş durumu mağdurlarının tamamı da sevinemedi. Çünkü eşi SGK’nın 506 sayılı Kanunun 20’nci maddesine göre, “bankalar için kurulmuş özel emeklilik sandığı”na tabi olarak çalışan öğretmenler eş durumu özür tayinlerinden yararlandırılmadı. Yani Milli Eğitim Bakanlığı eşi bankacı olan öğretmenlere eş durumu özür tayin hakkı vermedi. Bununla ilgili oluşan tepkilere Bakan Dinçer’in bir televizyon kanalında “Bankacı eşleri zaten kapsam dışıydı. Böyle bir talebi şimdi yapıyor olmalarının çok açık bir izahı vardır, hukuku bilmiyorlar demektir” şeklinde cevap vermesi düşündürücüdür. Bakan Dinçer’in iddiasının aksine bankacı eşleri daha önceden kapsam dışı değildi. Bu durum 2011 Yılı Ocak Dönemi Öğretmenlerin Eş Durumu Özrüne Bağlı Yer Değiştirme Kılavuzunda da görülmektedir. Bu durumda mevzuattan haberi olmayan Sayın Bakandır. Bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığı’nda yüzlerce yanlış uygulama gördük, binlerce haksızlığa tanık olduk; ancak mesleklere göre yapılan ayrımcılığa ilk kez rastladık.

Hâkim eşine, doktor eşine, mühendis eşine tayin hakkı verip, bankacı eşine tayin hakkı vermemek kadar büyük bir adaletsizlik olamaz. Bakan Dinçer’in, bu haksızlığın yükünü nasıl omuzlayacağını merak ediyoruz.

 

İL İÇİ YER DEĞİŞTİRMEK İSTEYENLERE DE TAYİN HAKKI YOK

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Şubat ayında yapılacak özür grubu tayinleri ile getirdiği sınırlamalar bunlardan ibaret değil. Bakanlık sadece iller arası eş durumu özrüne bağlı yer değişikliği hakkı tanımış, il içinde yer değiştirmek isteyenlere aynı hakkı tanımayarak, onları mağdur etmiştir. Aynı özrü bulunduğu halde iller arasında bu özür sebebi ile yer değişikliği hakkı verilirken, il içine bu hakkın tanınmaması ne anlama gelmektedir?

Öte yandan Bakanlık, eş durumu özür tayinlerinde 31 Aralık mağdurları da yaratmıştır. Eş durumu özür tayinlerinde başvuru süresi için 31 Aralık tarihinin esas alınması, 1 yıllık stajyerlik süresini dolduramayan birçok öğretmenin bu haktan yararlanamamasına yol açmıştır. Görüldüğü üzere Bakanlık özür grubu tayinlerini bölük pörçük etmiş, özür grubu tayinlerinin içini boşaltmış, mağdurlar ordusu yaratmayı başarmıştır.

Bu arada 1 yıllık hizmet süresi hesabında da 30 Eylül tarihi baz alınmalıdır. Çünkü bu tarih daha öne çekildiği için binlerce öğretmen zorunlu olarak 1 yıl daha fazla çalıştırılmaktadır. 

 

ÖĞRENİM DURUMU ÖZÜR TAYİNİ TARİHE KARIŞACAK!

Tüm bunlar yetmezmiş gibi Bakanlık öğrenim durumu özür tayinini kaldıran bir taslak hazırladı. Bu taslak hayata geçerse öğrenim durumu özrü tarihe karışacak. Yüksek lisans ya da doktora yapmak isteyenler öğrenim durumu özrü tayin hakkından hiçbir şekilde yararlanamayacak. Bakan Dinçer bu kadarına da ‘pes’ dedirtmiş, akademisyen unvanının hakkını veremediğini bir kez daha ortaya koymuştur. Akademisyen bir Bakanın öğretmenlerin eğitimini sürdürmek istemesine engel olması, öğretmenlere karşı öfke seline kapıldığının da açık bir göstergesidir. Sayın Dinçer’i uyarıyoruz: Sakın böyle bir girişimde bulunmayın. Aksi takdirde açılacak davaların önüne geçemezsiniz ve her defasında yargı duvarına toslarsınız. Yönetmelikte yer alan bir hakkı, öğretmenlerin elinden almak gayri ahlakidir. Öğretmenlerle karşı karşıya gelmeyi göze almak yerine, onların takdirini kazanmak için mücadele etmelisiniz. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın böylesine ayrımcı, böylesine ötekileştirici tavrı inanılır gibi değildir. Bakan Dinçer sağlık ve öğrenim özrünü yok sayarak, eşi bankacı olan öğretmenlere tayin hakkı vermeyerek, il içi tayin hakkında bulunmak isteyenlere izin vermeyerek Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı hareket etmiştir.

Özür grubunu bir bütün olarak görmeyerek, sadece bir kesime tayin hakkı vererek adaletsiz bir uygulamaya imza atan Bakanlık neyi amaçlamaktadır bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var ki, o da eğitimcilerin gözüyle baktığımızda, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in giderek puan kaybettiği ve kredisini tükettiğidir.

Değerli Basın Mensupları;

Bakın burada sağlık sorunları yaşamasına rağmen kilometrelerce uzaktan gelen öğretmenlerimiz var.

Sabredecekleri bir günleri, kaybedecekleri bir dakikaları bile yokken, Bakanlık onlara ‘Haziran ayına kadar bekle’ diyor. Siz hasta bir insanı nasıl bekletebilirsiniz?

Bakanlığın ‘Hasta olan bir öğretmenin koşullarını düzeltmek için elimizden ne gelir’ diye çırpınması gerekirken, onların tayin hakkını yılda bir defayla sınırlaması ne kadar adildir?

SAĞLIK ÖZRÜNÜ YILDA BİR DEFAYLA SINIRLAMAK İÇİN NASIL BİR YÜREĞE SAHİP OLMAK GEREKİR? BAKAN DİNÇER BUNDAN DOLAYI HİÇ Mİ AZAP ÇEKMEMEKTEDİR?

Bir Bakan düşünün; özür grubu arasında ayrımcılık yapacak kadar adalet duygusunu kaybetmiş olsun.

Bir Bakan düşünün; kanser hastası bir öğretmeni kaderine terk edecek kadar insafsız, eğitimini sürdürmek isteyen bir öğretmene ‘sen kendini geliştirme’ diyecek kadar eğitimin öneminden bihaber olsun.

BU NASIL BİR BAKANLIK YÖNETME ANLAYIŞIDIR ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL.

Herkes bilmelidir ki, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NDA ‘BEN BİLİRİM’ ANLAYIŞIYLA FERYATLARA KULAK TIKAYANLAR, EĞİTİMCİLERİ KENDİ FELSEFELERİNE UYGUN YENİDEN KALIBA DÖKMEYE CAN ATANLAR, EĞİTİM ÇALIŞANLARINI ZİNCİRLEMEYE, HAPSETMEYE YELTENENLER BAŞARILI OLMAYACAKTIR.

Bu yönetim anlayışına karşı hepimizin mücadele etmesi, hakkını araması gerekmektedir. Eğitim çalışanları ‘yarın sıra bana da gelebilir’ diye düşünmeli ve Bakanlıkta inşa edilen KORKU DUVARLARINI yıkmalıdır.

Üzülerek söylüyorum ki, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer bizi adeta TERS KÖŞEYE YATIRDI, MAKAMININ İNSANI OLMADIĞINI ORTAYA KOYDU. Bundan sonra Bakan Dinçer’in sözlerine itibar edilmeyeceğini öğrendik. Bunu öğrenmek için acı bir tecrübe yaşamamız gerekti ama öğrendik.

Bakan sözünde durmadı ama biz SÖZ VERİYORUZ: BIKMADAN, USANMADAN, BAKANIN YÜZÜ KIZARINCAYA KADAR ONA TUTMADIĞI SÖZÜNÜ HATIRLATACAĞIZ, BUNUN HESABINI SORACAĞIZ. HER YERDE, HER PLATFORMDA. NE ZAMANA KADAR? TA Kİ BAKAN ÖZÜR DİLEYİP, SÖZÜNÜ YERİNE GETİRİNCEYE KADAR… TÜM ÖZÜR GRUBU MAĞDURLARINA TAYİN HAKKI VERİLİNCEYE KADAR… 54 GÜN DEĞİL, 540 GÜN GEÇSE DE BU KARARLILIĞIMIZ SÜRECEK.

 

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

 

Eylemin Videosunu İzlemek İçin Tıklayınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden Türk Eğitim-Sen sorumlu tutulamaz. Tehdit ve hakaret içeren yorumlar yayınlanmaz
Aksaraylı
14.03.2012 - 17:08  
Sayın yetkililer sendikamızın faaliyetlerini beğenerek üye olmakla verdiğim doğru kararın gururunu yaşıyorum.Eğitim özrü şu aralar iyice unutulmuş olması ve dile getirilmemesi ise beni derinden üzüyor.Sendikamızın bakan bey sözünü tutana kadar (eksik özür grubu tayinlerini yapana kadar) eylem kararı olması ve bakanlık önünde prangalı eylem grçekleştirmesi takdire şayan bir davranıştı.Ancak (sanırım) eylemin devamı söylenildiği gibi gelmedi.Belki yoğun çalışmalardan kaynaklandı eylem yapılamaması ama bu şekilde de unutuldu ve bakanlığın da istediği buydu.Yetkililerden son durumu açıklamalarını ve eylemlere devam edilmesini talep ediyorum... İkinci durum ise vanda yaşanan deprem sonrası verilmesi gereken tayin hakkının verilmeyişidir.Bu konuda da vandaki tüm öğretmenlerin pisikolojileri hala devam eden artçılarla daha da bozulmaktadır.Artık halüsinasyonlar gören öğretmenlerimiz var.Mani depresyon olanlar mı arasın.Depresyon hapları ile ayakta durmaya çalışan bir öğretmen ne kadar faydalı olabilir ki.Ayrıca deprem sadece erciş ve vanda değil tüm vanda gerçekleşmiştir.Örneğin yıkım olmasada derinden etkilenen bir ilçede muradiyedir.Sağlam olmayan binalarda ölüme terk edilmiş gibiyiz.Biran önce van iline diğer depremi yaşayan yerler gibi tayin hakkı verilmelidir.Ya değilse yakındır buradaki öğretmenlerin kafayı bozmaları... Sayın yetkililer lütfen sesimize kulak verin ve yukarıda adı geçen konuları canlı tutun...Saygılarımla.
ogan_03
03.03.2012 - 16:36  
SAYIN SENDİKA YÖNETİCİLERİ, ÖZÜR GRUBU ATAMALARINDAKİ HASSASİYETİNİZ BENİ BİR MAĞDUR OLARAK ÇOK MEMNUN EDİYOR. SİZDEN 2 RİCAM OLACAK: 1. 30 EYLÜL ISRARIMIZI KAMOYUNDA SÜREKLİ GÜNDEMDE TUTMANIZ 2 . BENİM VE BÜTÜN PARÇALANMIŞ AİLELER ADINA BAKANIMIZA ''ACABA ÖĞRETMENİNDEN AYRILAN ÇOCUK MU, YOKSA ANNE VE BABASINDAN AYRILAN ÇOCUK MU DAHA ŞANSSIZ?'' SORUSUNU YÖNELTMENİZ. LÜTFEN BU MAĞDURİYETİMİZİN TAKİPÇİSİ VE SESİ OLMAYA DEVAM EDİN. BİZLER ARTIK AİLELERİMİZLE KAVUŞMAK İSTİYORUZ VE 30 EYÜL, 30 EYLÜL DİYE HAYKIRIYORUZ.
bir tek eş kaldı
13.02.2012 - 18:04  
bakan bey yine tvlerde açıklama yapmış,öğrenim özrü suistimal edildiği için artık buna fırsat vermeyecekmiş,bir nevi kaldırılacağının sinyallerini vermiş,böyle bir şey mümkün mü? bir de ben birinci dönem boyunca sağlık problemlerimden dolayı raporluydum,yazınki sağlık özrüne raporumu yetiştirememiştim,kasımda sağlık özründen yer değiştiririm dedim,kasımdaki sağlık özrü kaldırıldı..eylülde yüksek lisansa başladım,şubatta onunla öğrenim özründen tayinim çıkar dedim,şubattaki öğrenim özrü kaldırıldı..yaza kaldı diyorduk,o da kesin değil..sanki her ay milyarlarca maaş alıyormuşum gibi her dönem dersine bile giremediğim üniversiteye 2.250tl para yatırıyorum..bu hafta yeniden göreve başladım..burda olmadığım için dilekçe verip şahsi davamı açamamıştım..sayın editör,geç kalmış sayılır mıyım..şu an için bu mağduriyetimle ilgili ne yapabilirim?
01
11.02.2012 - 20:39  
ŞU ÖĞRENİM ÖZRÜ BİR ŞEKİLDE ÇÖZÜLMELİ ARTIK BU ÇOK KİŞİNİN BAŞINI AGRITACAK,
savas26
09.02.2012 - 15:29  
Ben 8 yıldır doğudayım.İlk atamamı şimdi çalıştığım ilçenin en uzak bir dağ köyüne yaptılar.(Kura çektim)Babamın bir tanıdığı buranın milli eğitimine ulaşmış ve müdür beni çağırdı.İlçe içinde nereyi istediğimi sordu.Ben aracı olan kişiye selam söylediğimi ama o köyde bayrağımızın dalgalandığını ve kaçmayacağımı söyledim.Şimdi ilçedeyim,evliyim ve bir oğlum var.Memleketimden 1100 km uzaktayım.Ne yapayım eşimi çalışıyor mu göstereyim?Yüksek lisansa mı başvurayım?Unutulmaması gereken 2 yıl önce çıkartılan bir zorunlu hizmet affı var.Zaten tek tük batıda oluşan açıklar bunun sayesinde uzun yıllar müddet kapalı kalacak.Bir de üzeride depo olacaklarını bile bile özür gurupları.Vatan aşkına,millet aşkına,din aşkına bizi görmezlikten gelmeyin.Kime gidelim?Bizler de sendika üyesiyiz,bizler de bu yola baş koytuk,lütfen.
seyda-70
07.02.2012 - 22:41  
Başkanım yarın başbakanla görüşmenizde eksik yapılan özür gurubu tayinlerini de söyleyin 31 aralık yüzünden eşimizden çocuklarımızdan ayrıyız saygılarımla
alperen
07.02.2012 - 16:59  
türk eğitim sen başkanı ismail koncuk beye teşekkürler,desteğinize devam edin lütfen öğrenim özrü tayin hakları verilmelidir.
seyda-70
06.02.2012 - 15:31  
Başkanım eksik özür grubu tayinleri yapılacakmı sayın editör ben 31 aralık magduruyum dava açmadım danıştay yürütmeyi durdurma kararı verirse yeniden bir atama olurmu bizler bu atamadan yararlanabilirmiyiz yoksa kişisel dava mı açmalıyız saygılarımla EDİTÖR: SAYIN HOCAM SİZ BİREYSEL DAVANIZI AÇARSANIZ DAHA İYİ OLUR.SAYGILARIMLA.
yiğit
05.02.2012 - 01:03  
türk eğitim sene teşekkürler desteğinize devam edin lütfen
4150630
04.02.2012 - 13:31  
NE OLDU ÖZÜR GRUBU MAĞDURİYETİ? 2 GÜN SONRA OKULLAR AÇILIYOR VE BAKAN KAFASINA GÖRE TAKILIYOR. HİÇ BİR SES ÇIKMADI HER ŞEY BOŞUNA MIYDI?
123456
04.02.2012 - 00:34  
il dısında seminerde olduğum için katılamadım ve çok üzüldüm. Sendikamıza çabalrından dolayı çook teşekkürler. umarım eğitim özrü tamamen kaldırılmaz ve davalar olumlu sonuçlanır. er ya da geç hadlerini bilmek zorunda kalacaklar ama keşke bizi direk etkilemese de daha duyarlı bir millet olsak sorunlara, haksızlıklara. Beklemek ve bu stres çoook zor ama yalnız olmamak güç veriyor. Çoooook teşekkürler.
eş durumu mağduru
03.02.2012 - 17:39  
eyleme katılanlara teşekkür ederim.editöre bi sorum olacak.il içi eş özrü için mahkemeye başvurdum.sendika avukatlarını arıyorum ulaşamıyorum.benim meb e yazdığım dilekçeye ilçe milli eğitim sube mmüdüründen red cevabı geldi.(il milli eğitim müdürlüğü ilçelere bu tür dilekçeler bize gelmesin diye uyarmış)bu dilekçenin valiliğe gitmesi gerekmiyomuydu.mahkeme budurumu göz önünde bulunduracak şekilde karar verirmi. bilgilendirirseniz sevinirim.saygılarEDİTÖR:SAYIN HOCAM GENEL MERKEZ AVUKATLARIMIZI ARAYABİLİRSİNİZ.SAYGILARIMLA.
hakan
02.02.2012 - 15:51  
2012 Atama ve yer değiştirme kılavuzu ne zaman yayınlanır.Bilgisi olan arkadaş varmı? Şubat ayı olarak duymuştum ama doğrumu acaba
ayse4835
02.02.2012 - 14:00  
sendikamıza teşekkür ediyoruz;fakat basını da gördük doğru dürüst hiçbir kanal haber olarak geçmedi,bundan sonraki son adım bence bakanla ya da başbakanla görüşme olanağıdır,bunun için İsmail bey lütfen bizlere yardımcı olun...saygılarımla..
danzik
02.02.2012 - 09:40  
Çalışmalarınız için sizi tebrik ediyorum. Eş durumu atalmarının tarihinin 30 ağustos değilde 30 eylül olması içinde çalışmalarınız var mı acaba.Zira Şubatta yapamadık yazında yapamıycaz. haziranda atandım fakat eylülde başaladığımız için atama dönemini 15 günde kaçırıyoruz. İyi çalışmalar.
menderes42
02.02.2012 - 00:38  
ordaydık elimizden geleni yaptık ama haberlerde baştan sonra kayan arabalar kartopu oynayan çocuklar falan vardı...Bu millet sanırım gerizekalı olmaya mahkum bırakılacak...bakan çıkıp çocuklara bilgisayar dağıtacam diye masal anlatacak..aileler diğerleri kitap vermiyordu bu adam bilgisayar veriyor diye ak partiye oy vermeye devam edecek...böyle sürüüüüp gidecek...delirmek üzereyim.
c.m8464
01.02.2012 - 23:40  
Sendikamız öncelikle teşekkür ediyorum. Sizde farkındasınızki bu bakana birşeyler yaptırmak için meydanlarda bangır bangır bağırarak hakkımızı aramak gerekir. Eş özrü yapılmadan önce her gün meydanlardaydık 17 bin atama olmadan önce meydanlardaydık. Sağlık, öğrenim ve eş özrü mağdurları olarak hakkımızı almak için sürekli eylemler yaparak meydanlarda olmamamız gerekir.sendikamızdanda isteğimiz bu eylemleri organize etmesi ve sürekli gündemde tutmasıdır.
Özgül
01.02.2012 - 19:52  
Sağlık Özrüne bağlı yer değiştirme talebimin reddedilmesi üzerine dava da açtım,lütfen bize destek olun.İnşallah bu haksızlık sona erer.12 yıldır sendikanızın üyesi olan bir öğretmen olarak sizden sesimiz olmaya devam etmenizi rica ediyorum.Kendi hastalığımın tedavisi nedeniyle tayin istedim.Mevzuatımızda sağlık özrü zamana bağlı olmaksızın yapılır denmesine karşın aralıkta yalnızca eş özrü yapılması nasıl bir uygulama?
Özgül
01.02.2012 - 19:46  
Sayın genel başkanımız ve TES düzenlemiş olduğunuz eylem için teşekkür ediyorum,Aralık ayında düzenlediğiniz özür grubu eylemine katılabilmiştim,ancak SAĞLIK ÖZRÜME İLİŞKİN YASAL HAKKIMIN gaspedilmesi sonucu hastalığım ilerledi ve bugün yanınızda olamadım.Lütfen SAĞLIK ÖZRÜ Mağdurları için desteğinizi esirgemeyin.Sağlık özrü bu kez de yok sayılmasın.
bozkır58
01.02.2012 - 18:06  
birileri çalışanların hakları için, yağmur, kar, soğuk demeden sokaklarda eylem üstüne eylem yapıyor (T.Kamu Sen) birileri de köşeye sıkışmanın, yetkiyi ellerine yüzlerine bulaştırmanın telaşıyla yandaş kanallarda TV TV gezip, Kamu Sen e dil uzatma cüretini gösteriyor... (AGündoğdu-Memursen) milyonlarca kamu çalışanı da bu olan biteni seyrediyor... yazıklar olsun!!! ki hem de ne YAZIKLAR OLSUN! haklarını KAMUSEN savunsun sen git memursen e üye ol...! bu nasıl bir vicdandır? Teşekkürler TÜRKİYE KAMU SEN - Teşekkürler TÜRK EĞİTİM SEN
gülnur
01.02.2012 - 17:37  
Birde unuttuğunuz bir eş özü daha var, bundan hiç bahsedilmemiş,.Türk Eğitim Sen üyesi olarak bizlerde meydandaydık. Eşi emekli olan öğretmenleri unutmuşsunuz.Asıl sorun bizde 6 aylık süre geçiyor.Bizim durumumuz ne olacak.Sayın başkanımız bu durumdan hiç bahsedilmemiş,sadece eşi bankada çalışandan,eğitim özrü,sağlık özründen bahsetmiş.Sayın Başkanım bizim durumumuzudai dile getirirmisiniz.
karakalem
01.02.2012 - 16:17  
Eylemdeki arkadaşları yürekten kutluyorum. Sözünde durmayan kişilerle bu ülkeyi yönetemezsiniz. Zaten iktidarın bir öğretmen düşmanlığı almış başını gidiyor...Bir gün bize de hesap sorma fırsatı gelecek oylar gideceği yeri bulacaktır.Sağ olasın TÜRK EĞİTİM SEN...
YORUM EKLE
Yorum ekleyebilmek için üye girişi yapmalısınız.
Türk Eğitim-Sen Genel Merkez © 2014
Talatpaşa Bulvarı No:160 6.Kat Cebeci/ANKARA
Telefon : 0 312 4240960 (8 Hat) Belgegeçer : 0 312 4240968
Site İlgili Görüş ve Önerileriniz İçin
Genel Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri
ile irtibata geçebilirsiniz.