GENEL BAŞKAN: “YÖNETİCİ ATAMALARINDAKİ MÜLAKAT SÖZÜNÜN TAKİPÇİSİYİZ.”

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 14.11.2018 tarihinde Muğla’da istişarelerde bulundu. Genel Başkan’a Genel Başkan Yardımcısı Cengiz Kocakaplan, Muğla Şube Başkanı Mürsel Özata eşlik etti. Genel Başkan ve beraberindeki heyet Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre, Muğla Valisi Esengül Civelek’i ziyaret etti. Genel Başkan aynı gün Muğla öğretmenevi’nde istişare toplantısına katıldı. Toplantıda Muğla şube yönetim kurulu üyeleri, ilçe ve işyeri temsilcileri ile üyelerimiz de hazır bulundu.

Genel Başkan ve beraberindeki heyet, 15 Kasım tarihinde de Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Adnan Çevik’i makamında ziyaret etti. Genel Başkan ayrıca Muğla Şube Sekreteri İlker Koçar’ı da hastanede ziyaret etti, geçmiş olsun dileklerini iletti.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Muğla’da katıldığı istişare toplantısında Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2023 Eğitim Vizyonu Belgesine değindi. Vizyon belgesinin içeriği itibariyle sendikamızın birtakım taleplerini dikkate aldığını ancak eksiklerinin de fazla olduğunu söyleyen Geylan, vizyon belgesinin hazırlanması aşamasında paydaşlardan görüşlerinin alınmasının önemli bir husus olduğunu bildirdi.

Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkarılırken devlet memuru olmamız hasebiyle elde ettiğimiz kazanımlarımızın riske edilmesini istemiyoruz.

Vizyon belgesinde yer alan okul öncesi eğitimin zorunlu eğitim kapsamına alınması, teşvik uygulaması, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun çıkarılması, okullara bütçe ayrılması, yönetici atamalarında mülakatın kaldırılması konularının taleplerimiz arasında olduğuna dikkat çeken Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mağduriyet bölgelerinde teşvik verilirse öğretmenlerin gönüllü çalışmasını sağlarız. Talebimiz mahrumiyet bölgelerinde mahrumiyet derecesine göre bir brüt ila iki brüt asgari ücret oranında zorunlu hizmet tazminatı ödenmesidir. Bu şekilde mahrumiyet bölgelerindeki öğretmenler, ‘Zor koşullarda görev yapıyorum ama devletim de benim fedakârlığımı görmezden gelmiyor’ diyerek daha verimli çalışacaktır.

Türk Eğitim-Sen olarak Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun çıkarılmasını da talep ediyorduk. Öğretmenlik bir kariyer mesleğidir. Buna rağmen öğretmenlerin bir meslek kanununun olmaması anlaşılır değildir. Öğretmenlerin statüsünü sağlam temellere oturtan, saygınlığını artıran bir meslek kanununun çıkarılması önemlidir. Tabi hemen belirtelim, bu kanun çıkarılırken devlet memuru olmamız hasebiyle elde ettiğimiz kazanımlarımızın riske edilmesini de istemiyoruz.

Okullara bütçe ayrılması da sendikamızın önerisi idi. Bu talebimizi her toplu sözleşmede gündeme getiriyorduk. Her okula bütçe ayrılması durumunda öğretmenlerin ve idarecilerin velilerle karşı karşıya kalmasını engelleriz.”

Mülakatın olduğu yerde adalet olmaz.

2023 Eğitim Vizyonu Belgesinde yönetici atamalarının yazılı sınav esasına göre yapılacağının ifade edilmesinin önemine dikkat çeken Geylan, “Eğitimdeki başarısızlığın nedenlerinden birisi okulların büyük kısmının ehil yöneticiler tarafından yönetilmiyor olmasıdır. Ne yazık ki mülakat uygulaması nedeniyle okul yöneticilerinin büyük bir kısmı ehliyet ve liyakat esasına göre değil, sadece bir gruba mensubiyeti üzerinden tayin edilmiştir” dedi.

Geylan, “Okul idaresi ehil ise, personel okul müdürüne itibar ediyorsa, o okulda verimli çalışılır ve okul başarılı olur. Aksine müdürü ehil, kabiliyetli değilse, o okulun başarılı olması mümkün değildir. Ben tüm bu hususları Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a da ifade ettim. Sayın Bakana, ‘Okul müdürünün duruşundan, kalemi tutuşundan Türk Eğitim Sen üyesi olduğunu anlarsınız’ dedim. Sayın Bakan’a yönetici atamalarında Rize ‘de yaşanan skandalı da ifade ettim. Rize’de yönetici atamalarında mülakat komisyonlarının 90 ve üzeri puan verdiği kişi sayısı 33’dür. Bunların 29’u bir sendikanın üyesidir. Bu fotoğrafı iki şekilde okuruz: Ya Rize’deki en akıllı, en yetenekli, en bilgili müdürler bir sendikada toplanmış ve bunların dışında kalan yetersiz ve çapsızlar diğer sendikalara dağılmış ya da Rize İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün kurduğu komisyonlar çatır çatır kul hakkı yemiştir. Unutmayın mülakatın olduğu yerde adalet olmaz” dedi.

Yönetici atamalarındaki mülakat uygulamasının kaldırılması ile ilgili sözün takipçisi olacağız. Devlet adamları verdikleri söze sadık kalır.

Bu ülkenin 15 Temmuz felaketi yaşadığına dikkat çeken Talip Geylan, “Devletimizin refleksi, milletimizin devletimizin yanında saf tutmasıyla bu felaket bertaraf edilmiştir. Bu ülkeyi 15 Temmuz’a götüren nedenlerin başında kamu gücünün bir gruba tanzim edilmiş olması gelmektedir. 15 Temmuz’dan sonra başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere aklı başında herkes, bu topraklarda varlığımızı idame ettirmenin yegane teminatının milli birlik ve beraberlik anlayışının toplumun her alanında tesis edilmesi olduğunu dile getirmektedir. Hala kamuda benden olan-olmayan, biat eden-etmeyen ayrımı yapan varsa. onlar kripto Fetöcü’dür. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanı ve MEB’e çağrıda bulunuyorum: ‘Kamuyu bu kripto Fetöcülerden temizleyin. Bu ülkenin artık ayrışmaya tahammülü yok.’ 24 Haziran’da Türkiye’de yeni bir dönem başladı. Yeni dönemin ruhuna mütenasip tavır sergilenmelidir. Bu da adalettir. Yeni dönemde umarım adalet sağlanır. Bu minvalde yönetici atamalarındaki mülakat uygulamasının kaldırılması ile ilgili sözün takipçisi olacağız. Devlet adamları verdikleri söze sadık kalır” diye konuştu.

Ne 4+2, ne 3+1, ne dubleks, ne tripleks’e razıyız. Sadece kadrolu öğretmen istihdamını istiyoruz.

2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nde ücretli öğretmenlik ibaresinin yer alması ve ücretlerini iyileştirilmesinin bir müjde olarak sunulmasını şiddetle kınadıklarını da belirten Genel Başkan, “Ücretli öğretmenler dersler boş geçmesin diye önce eğitim fakültesi mezunlarının, sonrasında lisans hatta iki yıllık meslek yüksek okulu mezunlarının değerlendirildiği bir çalıştırma yöntemidir. Ücretli öğretmenler girdikleri ders başına ücret almaktadır. Geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında ülkemizde 63 bin 656 ücretli öğretmen çalıştırılmıştır. “Hem 2023 Vizon Belgesi ortaya koyuyorsunuz, hem de belgede modern köleliğe yer veriyorsunuz. Bu bir çelişkidir. Eğitimde tasarruf olmaz. Eğitimin taşıyıcı kolonu öğretmendir. Öğretmen yoksa eğitime yapılan yatırımların hiçbir anlamı olmayacaktır” dedi.

Sözleşmeli öğretmenliği de eleştiren Geylan, “Ne 4+2, ne 3+1, ne dubleks, ne tripleks’e razıyız. Sadece kadrolu öğretmen istihdamını istiyoruz. Dolayısıyla ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik ile ilgili hususlar belgeden mutlaka çıkarılmalıdır” diye konuştu.

MEB gereğini yerine getirerek, bu protokolleri iptal etmeli ve değerler eğitimini kendi öğretmenlerinin vermesini sağlamalıdır.

Değerler eğitimi adı altında okullarda ne idüğü belirsiz tiplerin cirit attığını söyleyen Geylan, bu eğitimin MEB’in öğretmenleri tarafından verilmesini talep etti. Geylan şunları söyledi: “MEB’in bazı sivil toplum kuruluşarı ile  yaptığı protokollere binaen değerler eğitimi adı altında bilmem hangi cemiyetin, derneğin, vakfın temsilcileri okullarda cirit atıyor. Bu durum yeni Fetölere zemin hazırlar. MEB’in değerler eğitimi noktasında kaygılı olmasını takdir ediyoruz ancak MEB kendi öğretmenine güvenmelidir. MEB’in öğretmeni bu eğitimi vermelidir. Biz aciz miyiz ki, dışarıdan hizmet satın alıyoruz? MEB değerler eğitimi ile ilgili illa partner arıyorsa, Türk Eğitim-Sen’e gelebilir. Sendikamızın her bir üyesi her durum ve koşulda sadece devlete sadakat gösterir. MEB gereğini yerine getirerek, bu protokolleri iptal etmeli ve değerler eğitimini kendi öğretmenlerinin vermesini sağlamalıdır. ”

Online eğitim portalı oluşturduk

MEB’in 9 Aralık tarihinde görevde yükselme sınavı yapacağına dikkat çeken Geylan, “Daha önceki yıllarda sınav için hazırlık kitaplarımız vardı ancak mevzuat çok hızlı değişiyor. Bu nedenle online eğitim portalı oluşturduk. Bu portal hem MEB çalışanlarına hem üniversitelere hem de aday öğretmenlere hitap ediyor.” dedi.

YÖK’ün üniversite personeli için görevde yükselme sınavı 2019 yılının ilk çeyreğinde yapılacak.

YÖK’ün ertelediği üniversite personeli için görevde yükselme sınavını da 2019 yılının ilk çeyreğinde yapacağını söyleyen Geylan, “YÖK Başkanı kendisini ziyaretimizde görevde yükselme sınavının 2019 yılının ilk çeyreğinde yapılması yönünde talimat verdi. YÖK Başkanı’na akademik ve idari personelin sorunları ve çözüm önerilerini ilettik. Dilerim hayat bulur.” dedi.

Disiplin kurularına sendika temsilcilerinin çağrılmamasını da eleştiren Geylan, “Sendikal tarafsızlık konusunda uyarılarımız oldu. Sayın Saraç bu konuyu ÜAK’da dile getireceğini bildirdi.”