GENEL BAŞKAN: “ ŞUBAT’TA EK 40 BİN ATAMA YAPILSIN.”

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Bengütürk Tv’de 26.11.2018 tarihinde Cafer Kardaş’ın sunduğu “Maziden Atiye Türk Kültürü” programına katıldı. Programda eğitimin sorunları hakkında önemli açıklamalar yapan Geylan, önerilerini sıraladı.

Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet konusunda bir şikayete bağlı olmaksızın fail hakkında kamu davası yürütülmelidir.

Öğretmenlere yönelik şiddet olaylarına dikkat çeken Geylan, Türk Eğitim-Sen’in eğitim çalışanlarına yönelik şiddet ile ilgili kanun tasarısı hazırladığını ve Bursa Milletvekili ve MHP Genel sekreteri İsmet Büyükataman’a ilettiğini belirterek, “Bu tasarı TBMM’ye sunulacak. Tüm siyasi partilerin desteklemesini bekliyoruz. Şiddeti Önleme Kanunu’nun çıkarılması gerekmektedir. Talebimiz; bir şikayete bağlı olmaksızın fail hakkında kamu davası yürütülmesi, önleyici ve caydırıcı müeyyideler getirilmesidir” dedi.

Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu çıkarılırken, öğretmenlerin devlet memuru olması hasebiyle birtakım haklarının da riske edilmemesi gerekmektedir.

Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun çıkarılması gerektiğini ifade eden Geylan, “Öğretmenlik bir kariyer ve uzmanlık mesleğidir; herkesin ‘Çok rahatlıkla bende yapabilirim’ diyeceği bir meslek değildir. Öğretmenlik mesleğinin statüsünü sağlam zemine oturtacak bir Meslek Kanunu çıkarılmalıdır. Vizyon belgesinde de yer alan bu hususu destekliyoruz. Ancak Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu çıkarılırken, öğretmenlerin devlet memuru olması hasebiyle birtakım haklarının da riske edilmemesi gerekmektedir” diye konuştu.

Gelin, Şubatta 40 bin ek atama yapalım.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un, 97 bin 31 öğretmen açığı olduğu, 2019 yılında ise 20 bin atama yapılacağı şeklindeki açıklamasını değerlendiren Geylan, “Bu bir tezattır. 97 bin açık var iken, 20 bin atama yapılması kabul edilemez. 2018 yılında yapılan öğretmen atamaları, 2002 yılında iş başına gelen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yaptığı en az öğretmen atamasıdır” dedi.

Ülkemizde öğretmen açığının ücretli öğretmenler ile giderilmeye çalışıldığını bildiren Geylan, iki yıllık meslek yüksek okulu mezunlarının dahi ücretli öğretmenlik yapabildiğine dikkat çekti. 2017-2018 eğitim-öğretim yılında 63 bin 656 ücretli öğretmen çalıştırıldığını ifade eden Genel Başkan Geylan, bu sayının yıldan yıla arttığını kaydetti. Türk Eğitim-Sen’in ücretli öğretmenler ile ilgili bu yıl yaptığı araştırma ile ilgili bazı verileri de paylaşan Geylan şunları söyledi: “2017-2018 yılında ücretli öğretmen sayısı Adana’da 1.141 iken, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında 1.272’dir. 2017-2018 eğitim-öğretim yılında ücretli öğretmen sayısı Kahramanmaraş’ta 1.982 iken, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında 2.125’dir. 2017-2018 eğitim-öğretim yılında ücretli öğretmen sayısı Tekirdağ’da 1.387 iken, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında 1.579’dur. 2015-2016 eğitim-öğretim yılında sadece Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gelen verilere göre ücretli öğretmen sayısı İstanbul’da 7.140 iken, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Valilikten gelen resmi rakamlara göre 21.821’dir. İstanbul’da 110 bin civarında öğretmen görev yapıyor. 22 bine yakın da ücretli öğretmen görevlendirmesi var. Bu feci bir durumdur. Milli Eğitim Bakanlığı en azından ücretli öğretmen sayısı kadar ataması yapmalıdır. Gelin, Şubatta 40 bin ek atama yapalım. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmen atamaları konusunda talepkar ve cüretkar olsun. Bilinmelidir ki; en güzel binaları da yapsanız, bu binaları en son teknoloji ile de donatsanız, öğretmen yoksa, yapılan yatırımların hiçbir anlamı yoktur.”

Öğretmen atamalarının sadece kadrolu olarak ve KPSS puan üstünlüğüne göre yapılmalıdır.

Sözleşmeli öğretmenliğin de kaldırılması gerektiğini söyleyen Geylan, öğretmen atamalarının sadece kadrolu olarak ve KPSS puan üstünlüğüne göre yapılmasını istedi. Mülakata karşı olduklarını bildiren Geylan, sözleşmeli öğretmenlerin 4 yıl sözleşmeli, 2 yıl da kadrolu olmak üzere 6 yıl çakılı çalıştığına dikkat çekti. Geylan, “Sözleşmeli öğretmenlerin tayin hakkı yok. Bu ciddi bir sosyal dramdır. Birçok öğretmen eşinden, çocuklarından ayrı yaşamaktadır. Konuyu yargıya taşıdık. Dilerim ki, bu sorun biran önce çözülür. Sorun çözülene kadar da Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu öğretmenlerimize eş durumu tayin hakkı vermesini istiyoruz. Anayasa ihlal edilmemeli, aileler birleştirilmelidir.” diye konuştu.

İl içi özür grubu mağdurlarının yaşadığı sorunları da dile getiren Geylan, “Ankara’nın Şereflikoçhisar ilçesi ile Nallıhan ilçesi arasındaki mesafe 300 kilometredir. Bu mesafe iki il arasındaki mesafeden daha fazladır. Öğretmenler aynı gün içinde bu kadar yol gidip gelemeyecekleri için ailelerinden ayrı yaşamaktadır. Bu noktada; MEB il içi sorununu kilometre şartı getirerek çözebilir” dedi.

MEB’in öğretmenleri değerler eğitimini verecek iradede, niyette, bilgi ve donanımdadır.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın değerler eğitimi ile ilgili kaygılarını olumlu bulduklarını ve desteklediklerini bildiren Geylan, “Ancak bu noktada çağrım şudur: MEB değerler eğitimi konusunda kendi öğretmenine güvenmelidir” dedi. MEB’in birtakım dernek, vakıf, cemiyetlerle yaptığı protokollere binaen bu eğitimleri, pedagojik formasyonu bulunmayan, eğitim ile alakası olmayan kişilerin verdiğine dikkat çeken Geylan, “923 bin öğretmenimiz var. Öğretmenlerimiz bu eğitimleri vermekten aciz mi ki, MEB dışarıdan hizmet satın alıyor? Bu protokollere binaen bazı tipler okullarda cirit atıyor. Çocuklarımız kimsenin tarlası değil. Geçtiğimiz hafta İstanbul’da İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü okullara bir yazı gönderdi. Buna göre aralarında eczacı, mühendis, iktisatçı, emekli astsubay, mimar, tekniker, muhasebeci, serbest ticaret ile uğraşan gönüllü öğreticiler okullarda değerler eğitimi verecekmiş! Bu ülke 15 Temmuz felaketi yaşadı. Ülkemizi bu felakete sürükleyen nedenlerin başında kamusal alanın bir gruba mensubiyet üzerinden tanzim edilmesi gelmekteydi. Hala yaşananlardan ders almadık mı? MEB’in öğretmenleri değerler eğitimini verecek iradede, niyette, bilgi ve donanımdadır” diye konuştu.

Türk Eğitim-Sen’li öğretmenler olarak Öğrenci Andı’nı çocuklarımıza öğretmeye devam edeceğiz.

Öğrenci Andı ile ilgili açıklama da yapan Talip Geylan, “Hukuki sürecin nihayete ermesini bekleyeceğiz. İDDK, siyasi telkinlere dirayet göstermeyerek Danıştay 8’inci Dairesi’nin verdiği kararı bozarsa, Türk Eğitim-Sen’li öğretmenler olarak Öğrenci Andı’nı çocuklarımıza öğretmeye devam edeceğiz.” dedi.

3600 ek gösterge hayata geçirilmelidir.

3600 ek göstergenin hükümetin seçim taahhüttü olduğunu hatırlatan Geylan, bu sözün bir an önce yerine getirilmesini istedi. Tüm kamu çalışanlarının ek göstergelerinin 800’er puan artırılmasını ve ek göstergeden yararlanamayan yardımcı hizmetler sınıfının ek göstergeden yararlandırılmasını da talep eden Geylan, “Konuyla ilgili Türkiye Kamu-Sen bir tasarı hazırladı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’ya gönderdi. Konu TBMM’ye geldiğinde tüm siyasi partilerin destek vermesini bekliyoruz.” dedi.

 

Genel Başkanın Açıklamaları İçin Tıklayınız.