AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ İŞYERİ TEMSİLCİLİĞİMİZ AÇILDI.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Genel Başkan Yardımcıları Seyit Ali Kaplan ve Cengiz Kocakaplan ile birlikte 10.12.2018 tarihinde Akdeniz Üniversitesi İşyeri Temsilciliği Bürosunun açılışına katıldı.

Genel Başkan ve beraberindeki heyet, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal’ı da makamında ziyaret etti, karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.

Akdeniz Üniversitesi İşyeri Temsilciliği açılışı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılışta Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Genel Başkan Yardımcıları Seyit Ali Kaplan ve Cengiz Kocakaplan, Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Altunkaya, Türk Eğitim Sen Antalya 1 No’lu Şube Başkanı Oğuz Öztürk ve şube yönetim kurulu üyeleri, Akdeniz Üniversitesi Temsilcisi Raşit Yıldız, il, ilçe temsilcileri, üyelerimiz ve öğrenciler hazır bulundu.

Birçok üniversite ve kamu yöneticisi, sendikaları istemeye istemeye yetkilerini paylaşmak zorunda kaldıkları kuma gibi görüyor.

Açılışta bir konuşma yapan Genel Başkan Talip Geylan, Akdeniz Üniversite Temsilciliği’nin onurlu hak arama mücadelesinde yeni başarılara vesile olmasını diledi. Geylan, “Akdeniz Üniversitesi birçok konuda ülkemizdeki üniversite camiasına öncülük ediyor. Bilimsel çalışmalarda göğsümüzü kabartıyor. Akdeniz Üniversitesi yönetimi, sendikal anlamda temsilcilik tahsis ederek de birçok üniversiteye örnek oldu” dedi.

Bazı üniversite ve kamu yöneticilerinin sendikal kültürün oluşmasına direnç gösterdiğini söyleyen Geylan, Akdeniz Üniversite yönetimine bu ortamı sağladıkları için teşekkür etti. Geylan sözlerini şöyle sürdürdü: “Sendikalar; çalışanların daha huzurlu bir çalışma ortamına kavuşması, eğitim hizmetinin daha verimli sürdürülebilmesi için yöneticilerin bir paydaşıdır ama maalesef birçok üniversitede biz bunu göremiyoruz. Birçok üniversite ve kamu yöneticisi, sendikaları istemeye istemeye yetkilerini paylaşmak zorunda kaldıkları kuma gibi görüyor. Bu anlamda sendikal kültürün oluşmasına, bu bilincin yerleşmesine direnç sergiliyorlar. Birçok üniversitede bu sıkıntıyı yaşıyoruz. Onun için bu ortamı bize sağlayan Akdeniz Üniversitesi yönetimine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Türk Eğitim-Sen’in üniversitelere ve üniversite çalışanlarına önem verdiğini vurgulayan Geylan, “Her yıl en az bir kez bütün üniversite çalışanlarını bir araya getirerek çalışanların ve üniversitelerin sorunlarını masaya yatırıyoruz. 7-8 Aralık tarihinde de Türkiye genelindeki bütün üniversitelerden gelen temsilcilerimizle istişare toplantısı gerçekleştirdik. Üniversitelerde yaşanan sorunların çözümüne yönelik öneriler ortaya koyduk” diye konuştu.

Merkezi yazılı sınav yapıldıktan sonra ayrıca mülakat yapılmasını istemiyoruz.

YÖK Başkanı Yekta Saraç’a üniversiteler hakkında kapsamlı bir rapor sunduklarını hatırlatan Geylan, Mart ayında YÖK tarafından merkezi usulle görevde yükselme sınavı yapılacağını belirtti. Geylan, “Biz bunu baştan beri destekliyoruz. Merkezi yazılı sınav yapıldıktan sonra ayrıca mülakat yapılmasını istemiyoruz. Yıllardır tecrübelerimize dayanarak diyoruz ki mülakatın olduğu yerde adalet olmaz” dedi. Görevde Yükselme Sınavı’yla ilgili internet sitesinde online eğitim portalı hazırladıklarına da ifade eden Geylan, sınava hazırlanmak isteyenlerin bu portaldan faydalanabileceğini söyledi.

Sadece gözlemci sıfatıyla orada oturuyoruz. Buna dahi tahammül etmiyorlar. Çünkü imzaladıkları sözleşme mutabakatının ifşa olmasını istemiyorlar.

Geçtiğimiz günlerde yapılan Kamu Personeli Danışma Kurulu Toplantısı’nda sözde yetkili sendika genel başkanının “Yetkili olmayan konfederasyonlar masada yer almasın” şeklindeki sözlerini eleştiren Geylan, “Türkiye Kamu Sen o masaya 4688 sayılı yasanın 29’ncu maddesinin verdiği yetki ve 400 bini aşkın üyesinin gücüyle oturuyor. Türkiye Kamu Sen’in o masada yer almasına engel olmak kimsenin haddi değildir. Kapalı kapılar arkasında yapılan kirli pazarlıkların ifşa olmasını istemiyorlar” dedi.

Son yıllardaki toplu sözleşmelerdeki tarihi hezimetleri hatırlatan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2012 yılında mutabakat imzalanmamıştı. Kamu Görevli Hakem Kurulu’na gidildi. Memur Sen adına katılanlar, hükümetin getirdiği öneriye aynen imza attı. 2013 yılındaki bir sonraki toplu sözleşmede 2014 yılı için seyyanen 123 lira maaş artışı aldık. 2014 yılında enflasyon yüzde 8.17 olarak gerçekleşti. Oysaki ortalama memur maaşında 123 lira yüzde 5.2’ye tekabül ediyordu. Enflasyon farkından dolayı yaklaşık yüzde 3 kaybımız oldu. Enflasyon farkını hesaplayamadıkları için maaşlarımız eridi. Hesap bilmedikleri, yanlış hesap yaptıkları için yüzde 1.8 enflasyon farkımız iç edildi. 2018 yılı için yüzde 4+3.5 olarak yüzde 7.5 zam aldık. Kasım ayı için enflasyon 21.62 olarak gerçekleşti. Yıl sonu hedefi Merkez Bankası’nın 23.5, Maliye Bakanlığı’nın 20.08’dir. Her halükarda aldıkları maaş zammının belki 3 katı enflasyon farkı almak durumunda kalacağız. Bunlar onların söylediği gibi tarihi başarı değil tarihi hezimet aslında. O masada kendilerinden başkasının olmamasını bunun için istemiyorlar.”

Toplu sözleşme masasına oturan Türkiye Kamu Sen’in imza yetkisinin, karar alma süreçlerine müdahale yetkisinin, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na itiraz etme hakkının olmadığına dikkat çeken Genel Başkan Talip Geylan, “Sadece gözlemci sıfatıyla orada oturuyoruz. Buna dahi tahammül etmiyorlar. Çünkü imzaladıkları sözleşme mutabakatının ifşa olmasını istemiyorlar. Biz orada olmasak propaganda bombardımanıyla kamu çalışanlarının aklını bulandıracaklar, hezimeti başarı gibi sunacaklar. Kamu çalışanlarının umudu, tek güvencesi Türkiye Kamu Sen’dir. Daha fazla kişiyi sendikamız çatısı altında birleştirerek Türkiye Kamu Sen’in yetkili olmasını ve toplu sözleşme masasına yetkili olarak oturmasını sağlamamız lazım” diye konuştu.