GENEL BAŞKAN: “ATATÜRK’Ü SEVMEYEN, TÜRK’E HASIM OLANDIR!”

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, TBMM’nin kuruluşunun 100. Yılını kutladığımız bugünlerde dahi bazı kendini bilmezlerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu büyük Atatürk ve kurucu Meclise yönelik hasmane ve kindar ifadelerde bulunmasına dikkat çekti. Bu hakaretleri akademik unvanı bulunanların da yapmasının  üzücü olduğunu dile getiren Geylan, “Emin ol, eğer ki bir diktatorya sözkonusu olsaydı, senin gibi cedd-i muallaklar 100 yıl sonra kinlerini hala kusabiliyor olmazdı!” dedi.

Genel Başkan açıklamasında şunları ifade etti:

“Sıfatına tarih tükürsün..

Bütün millet yek vücut olmuş TBMM’nin 100. yılını kutluyor..

Yüksek ihtimal, cedd-i muallak muhteremin birisi de çıkmış, kurucu meclisin niteliğini ve Mustafa Kemal’in niyet ve mücadelesini sorguluyor.

Öyle süslü kelimeler kullandığına bakmayın, kesinlikle nesebî ve fikrî sorunları var!

NEYMİŞ;

Kurucu Meclis demokratik değilmiş. Çünkü, bir tane bile gayrimüslim milletvekili yokmuş.

Lafa bak!

Türk, can ve vatan derdine düşmüş, devlet esir alınmış, başkent dahil işgal edilmişiz, gayri müslim vekilimiz yok diye, hürriyet mücadelemizin kumanda heyetini tahkir edeceğiz..?

NEYMİŞ;

Ankara Meclisi, 1 Kasım 1922’de padişahın ipini çekerek sivil bir darbe yapmış.

Ortada darbe yapacak padişah mı kalmış, devlet mi kalmış?

Başkentin işgal edilmiş, hazinene el konulmuş, ordun dağıtılmış, İstanbul dışına memur dahi gönderirken İngiliz subayından izin belgesi almak durumundasın, padişahın ve dolayısıyla devletin boynu ipe çekilmiş; ve bundan dolayı da millet kaderine el koymuş.

Zevat, sivil darbeden bahsediyor..?

NEYMİŞ;

İlk mecliste siyasî partiler mevcut değilmiş, “şahıs diktatoryası” hakimmiş.

Ey fikrine tükürülesi, insan azıcık utanır. Ülkenin önemli kısmında düşman postalları gezerken, millet şerefini kurtarmak için hem düşmana hem de düşmanla işbirliği içerisindeki erk sahiplerine karşı mücadele verirken “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” denilerek milli irade milli mecliste vücuda getirilecek; sen de 2020’nin Türkiye’sinden 1920’nin savaş koşullarına ahkam keseceksin..?

Emin ol, eğer ki bir diktatorya sözkonusu olsaydı, senin gibi cedd-i muallaklar 100 yıl sonra kinlerini hala kusabiliyor olmazdı!

Ya gerçekten cahilsin ya da gerçekten meşrebinin gereğini yapıyorsun!”