MEB BAKANI NİMET ÇUBUKÇU’NUN SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERE KADRO SÖZÜNÜN 502.GÜNÜNDE MEB ÖNÜNDE ‘’YAŞ PASTA KESME’’ EYLEMİ

            Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un sözleşmeli öğretmenlerle ilgili yaptığı basın açıklamasıdır.

 

TÜRK EĞİTİM-SEN, BAKAN ÇUBUKÇU’NUN SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERE VERDİĞİ ANCAK TUTAMADIĞI SÖZÜN 502. GÜNÜNÜ 7 KATLI SİYAH BİR YAŞ PASTA KESEREK KUTLUYOR!

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, 24 Haziran 2009 tarihinde sözleşmeli öğretmenlere bir söz vermişti. Neydi bu söz? Bakan Çubukçu, sözleşmeli öğretmenleri kadroya geçireceğini ve bundan sonra sözleşmeli öğretmen alınmayacağını açıklamış ve bunun sözünü vermişti. Hatta sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi ile ilgili kanun taslağı bile hazırlanmıştı. Bakan’ın verdiği söze ve hazırlanan kanun taslağına rağmen, konuyla ilgili hiçbir gelişme sağlanamadı. Sözleşmeli öğretmenler, tam 500 gündür umutsuzca kadroya geçirilmeyi bekliyor. Ne yazık ki MEB Personel Genel Müdürü Necmettin Yalçın da, 18. Milli Eğitim Şûrasında, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi ile ilgili hazırlanan kanun taslağının yasalaşmasının zor olduğunu söyleyerek, MEB’in bu işi kotaramadığını ortaya koymuştur. Çubukçu, sözleşmelilerin kadroya geçirilmesine ilişkin sözü farklı zamanlarda sık sık yinelese de, bugün geldiğimiz nokta, Başbakan’ın Bakan Çubukçu’yu dikkate almadığını net olarak ortaya koymaktadır. Sözleşmeli öğretmenler bugün basit bir kanun taslağının yasalaşmasını sağlayacak güçten yoksun bir Milli Eğitim Bakanlığı ile karşı karşıyadır.

 

Öte yandan 18. Milli Eğitim Şûrasında, tüm öğretmenlerin kademeli olarak sözleşmeli hale getirilmesi yönünde karar alınmak istenmiş, bu karar Türk Eğitim-Sen’in gayreti ile Genel Kurulda iptal edilmiştir. Herkesin çok iyi bilmesi gerekir ki, 700 bin öğretmene böyle bir istihdam modelinin kabul ettirilmesi mümkün olmayacaktır.

 

Çubukçu artık eğitimcilerin gözünde sözüne güvenilmeyen Bakan konumuna geldi. Bir sözü bile bunca zamandır yerine getirmeyen Bakan Çubukçu istifa etmek için hala ne beklemektedir? Çubukçu’nun eğitimciler nazarında kredisi tükenmiştir. Ağzına bir parmak bal çalınan sözleşmeli öğretmenler, sözünü tutmayan, sorumluluğunu yerine getirmeyen Çubukçu’yu affetmemektedir. Şu anda kadro bekleyen 70 bin sözleşmeli öğretmen vardır. 70 bin öğretmen, Başbakanı, Maliye Bakanını karşısına almaktan çekinen bir Bakanın kurbanı olmuştur. Etkisiz kalan, çabasını, enerjisini sözleşmeli öğretmenler için harcamayan Bakan Çubukçu, Bakanlığını yönetme becerisinden ne kadar yoksun olduğu bir kez daha ortaya koymuştur.

 

Sözleşmeli öğretmenler yerine, Başbakan’ın desteğini almayı tercih eden, Başbakan ve diğer Bakanlarla karşı karşıya gelmek istemeyen Çubukçu artık yolun sonuna gelmiştir. Bilinmelidir ki; sözleşmeli öğretmenler, kendisine söz verip de tutmayanları unutmayacak ve bunu bir kenara not edecektir. Oyalanmaktan bıkıp, usanan sözleşmeli öğretmenler, sadece hakkı olanı istemektedir.

 

Öğretmenlik mesleği ne yazık ki AKP iktidarı döneminde ayaklar altına alınmış, saygınlığını kaybetmiştir. Farklı türde öğretmen istihdamı öğretmenlere büyük bir haksızlıktır ve hak ile hukukla uzaktan, yakından ilgisi yoktur. Öğretmenlik mesleğini iş güvencesinden yoksun bir meslek haline getirmek isteyen iktidar, düğmeye basmıştır. Bugün sözleşmeli, ücretli gibi öğretmen istihdamını getirenler, yarın öğretmenlerin iş güvencesini ellerinden tamamen alacaktır. Bu operasyon adım adım ilerlemektedir. Aynı fakültelerden mezun olan, aynı işi yapan insanlar arasında farklı istihdam modellerinin uygulaması son derece utanç vericidir.

 

“Sözleşmeli öğretmenler ile kadrolu öğretmenler arasında fark yok” şeklinde açıklama yaparak, kamuoyunu aldatanların, 30 günden fazla rapor almak zorunda kalan kanser hastası öğretmenlerin sözleşmelerinin feshedilmesi nedeniyle vicdanı sızlamış mıdır? Hasta öğretmenlerini gözden çıkaran, onlara ikinci bir darbe vuran Milli Eğitim Bakanlığı bu vebalin altından nasıl kalkacaktır? Her fırsatta hukukun üstünlüğünden dem vuran Başbakan, söz konusu sözleşmeli öğretmenler olunca yapılan hukuksuzluklara niçin seyirci kalmaktadır? Hükümet sözleşmelileri kadroya geçirmek için hala ne beklemektedir? Yoksa kadro sözü aslında bir aldatmacadan mı ibaretti? Verilen sözün hiç mi değeri yoktu? Seçim meydanlarında esip, gürleyenler, seçimlerden sonra hafıza kaybına mı uğramıştır?

 

Türk Eğitim-Sen olarak, Sayın Nimet Çubukçu’nun tutamadığı sözünün 502. gününü 8 KASIM TARİHİNDE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖNÜNDE 7 KATLI SİYAH BİR YAŞ PASTA KESEREK kutlayacağız! MEB önünde sözleşmeli öğretmenlerle birlikte Milli Eğitim Bakanlığı’nı protesto edecek ve sözleşmeli öğretmenleri çocuk gibi kandıran Bakan Çubukçu’yu kınayacağız. Nimet Çubukçu’nun söz verdiği tarihte doğan çocuklar bugün 2 yaşında. Yaklaşık 2 yıl boyunca sözleşmeli öğretmenleri ‘ha bugün, ha yarın’ diye oyalayanları AFFETMİYORUZ!

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.