ÖMER DİNÇER'İN BAYRAK AŞKI!!!

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK’un MEB’in BAYRAK şiirine yönelik uygulamasına dair basın açıklamasıdır.

 

 

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI “MİLLİ” ÖZELLİĞİNİ YİTİRİYOR!

 

Milli Eğitim Bakanlığı artık iyice yoldan çıktı.

Bugüne kadar anlaşılmaz uygulamalarına şahit olduğumuz MEB, bu kez doğrudan milli değerleri hedef almaya başladı.

Arif Nihat Asya’nın bayrak ve vatan sevgisini muazzam ifadelerle anlattığı BAYRAK şiiri mısraları; “öğrencilerde olumsuz düşünce ve davranışlara neden olabileceği” gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Türk Dili ve Edebiyatı kitaplarından çıkarıldı.

Hatay Milletvekili Şefik Çirkin’in konuyla ilgili soru önergesini cevaplayan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ortaöğretim Türk Edebiyatı kitaplarında yer alan Arif Nihat Asya’nın ‘Bayrak’ şiirinin “Sana benim gözümle bakmayanın / Mezarını kazacağım / Seni selamlamadan uçan kuşun / Yuvasını bozacağım” mısraları nedeniyle kitaptan çıkarıldığını açıkladı. Dinçer, Talim Terbiye Kurulu’nun “Seçilen metinler öğrencileri iyiye, güzele, doğruya yöneltmeli, iyi alışkanlıklar kazandırmalıdır” hükmü gereğince değişikliğin yapıldığını söyledi. Bayrak şiirindeki ‘kuş yuvasını bozma’ sözcük gruplarının Türk Edebiyatı, Dil ve Anlatım Dersi Kitaplarının hazırlanması ölçütlerindeki ‘ders kitabına alınan metinler öğretim programında ders kitabının hazırlanması ve metin seçimi başlığı altında verilen açıklamalara uygun olmalı’ ifadesiyle ve ‘seçilen metinler öğrencileri iyiye, güzele, doğruya yöneltmeli, iyi alışkanlıklar kazandırmalıdır” yargısından hareketle olumsuz düşünce ve davranışlara neden olabilir. Bayrak, vatan, millet sevgisini aşılayan bu şiir, öğrenciler tarafından yanlış anlaşılabileceği düşünülerek mısralar kitaptan çıkarılmıştır.”

Sayın Ömer Dinçer’e sormak lazımdır:

Çocukların, 7-8 yaşında başlayarak 10-12 yaşlarında tamamen sonuçlanan süreçte soyut-somut ayrımını yaptığı ve soyut döneme geçtiği gerçeğine rağmen; hangi bilimsel ve pedagojik bulgulara dayanarak, Bayrak şiirinde geçen sözkonusu ifadelerin çocuklarımızı olumsuz davranışlara sevkettiği yargısına ulaştınız.

Sayın Bakanın açtığı yoldan gittiğimizde İstiklal Marşı’mızı, Şehitlik kavramını ve Şehitlerimizi nereye koyacağız?

Söylerken ve dinlerken tüylerimizi dimdik eden, gururla göğsümüzü kabartan İstiklal Marşı’mızdaki;

“Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.” mısrasındaki “Kan” kelimesi,

“Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.” mısrasındaki “Yırtarım” kelimesi,

“Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar/'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?” mısrasındaki “Boğmak ve Canavar” kelimeleri de,

Sayın Ömer Dinçer’in kaygıları geçerliyse, çocuklarımızı yanlış tutumlara sevketmeyecek mi?

“Kan, Yırtmak, Ulumak, Boğmak, Canavar..” gibi ifadelerin çocuklarımızın psikolojisini bozmasına, onların birer psikopat olmasına ve onları olumsuz düşünce ve davranışlara yöneltmesine engel olmak için İSTİKLAL MARŞI’NIN BAZI MISRALARINI DA DERS KİTAPLARINDAN VE OKULLARDAN KALDIRALIM MI!?

Ya da;

Sayın Ömer Dinçer’in anlayışına göre; vatan savunması için, ülkenin bağımsızlığı ve milletin özgürlüğü için gerektiğinde canını vermeyi, yani ŞEHİT olmayı çocuklarımıza öğretmekte mi SAKINCALI kabul edilecek?

Öyle ya, bu hastalıklı anlayışa göre; şiirdeki “kuş yuvasını bozacağım” ifadesinden dolayı travma geçiren(!) çocuklarımızı korumak amacıyla; yüce Allah’ın emri de olsa, vatan ve hürriyet için de olsa “cihad etmek, şehit olmak, vatan için ölmek-öldürmek, toprağa düşmek, göğsünü siper etmek, kurşuna göğüs germek …vs.” kelime ve kavramları çocuklarımızdan olabildiğince uzak tutmak gerekir!

Merak ediyoruz acaba Sayın Milli Eğitim Bakanı, Bakara Suresinde geçen “Allah yolunda öldürülenlere 'ölüler' demeyin. Aksine onlar diridirler ancak siz fark edemiyorsunuz.” gibi Ayetleri ve benzeri Hadisleri de; çocuklarımızın algı düzeylerine uygun olmadığından dolayı “ölü, öldürülme…” kelimelerinin yanlış etkilerinin onları olumsuz tutum ve düşüncelere sevk edebileceği endişesiyle Din derslerinden çıkarmayı teklif edecek midir!?

Bu yaklaşımı dahi Ömer Dinçer’in derhal işgal ettiği makamı boşaltması için yeter sebeptir!

Sayın Ömer Dinçer’e dürüst olması çağrısında bulunuyoruz.

Örtülü niyetlerini, saçma gerekçelerin arkasına sığınarak –ve bu şekliyle Türk insanının zekasıyla alay edercesine- gündeme getirmemesini, niyetini ve hedefini açıkça ifade etmesini bekliyoruz.

Sayın Dinçer’in; “Kardeşim bu nedir ya. Gelmişiz 21. yüzyıla hala vatan-millet- bayrak teraneleri. Bırakın bu işleri, bunlar artık eski moda. Benim dönemimde geçmişe ait ne varsa hatıralarda yerini alacak…” demesi bile, Bayrak şiirinin kaldırılmasını yukarıdaki gerekçelerle ifade etmesinden daha ahlakidir!

Sayın Ömer Dinçer’e Milli Eğitim Bakanı olduğunu hatırlatıyor ve sorumluluğuna uygun uygulamalara imza atmasını bekliyoruz. Aksi halde ise gereğini yapmasını ve bulunduğu makamı işgal etmemesinin hem kendisi, hem eğitim hayatımız ve hem de ülkemizin selameti için daha hayırlı olduğunu ifade ediyoruz.

Saygılarımla.