BİLİŞİM TEKNOLOJİ ÖĞRETMENLERİNİN PROBLEMLERİ
Milli Eğitim Bakanlığı Bilişim Teknolojileri öğretmenlerini Okullarda Bilişim Teknolojileri Formatör Öğretmeni ve İl ve İlçelerde Eğitici Bilgisayar Formatör Öğretmeni olarak görevlendiriyor yıllardır. Bu uygulamanın ilk başladığı yıllarda (1992-1993) amaç kurulmakta olan Bilgi Teknoloji sınıflarının işleyebilmesini ve okulların bilgi teknolojilerine eğitim amaçlı adaptasyonunu sağlamaktı. Fakat aradan geçen bunca yıla rağmen bakanlığın hala aynı yönergeleri ilgi tutarak ve kullanarak görevlendirme yapmaya devam etmesi son yıllarda sayısı hızla artan Bilişim Teknolojileri Öğretmenlerini her bakımdan mağdur ve huzursuz etmiştir.

İlk mağduriyetler Denge Tazminatı kanunu çıkmasının akabinde yaşanmış ve Eğitici Bilgisayar Formatör Öğretmenlerine denge tazminatı verilmemeye başlanmasıyla ortaya çıkmıştı. Yani Eğitici Bilgisayar Formatör Öğretmenleri(Bundan Böyle yazıda EBİTEFO olarak kullanılacaktır) okullarındaki diğer branş öğretmenlerinden çok daha fazla çalışmalarına (08:00 – 17:00) rağmen onlardan daha az ücret almaya başlamışlardır. Bunun akabinde denge tazminatı kalkmış ve yerine ek ödeme gelmiştir. Fakat EBİTEFO lar bu ek ödemeyi de almamaya mahkum edilmişlerdir. Yani sınav kazandıkları, işlerini iyi bildikleri ve iyi yaptıkları için adete MEB tarafından cezalandırılmışlardır ve aradan geçen bunca süreden sonra hala bu sorunlar hiçbir çözüme kavuşturulamamıştır. Şu an içinde bazı illerde ek ödeme kesilmekte, bazı illerde verilmektedir. Geçen zaman da durumu düzelten iller olduğu gibi hala yoruma açık genelgeler yüzünden keyfi uygulamalar yapılmaktadır. Ayrıca mesai saatleri dışında verilmekte olan kursların ücretini bazı iller keyfi uygulamalar yaparak ödememektedir. Egitek her projden belirli sayıda öğretmenin bu kurslardan geçirilmesini şart koşuyor. Bu kursları mesai saatlerinde yapacak olursak kaç tane öğretmen bulabiliriz hadi bulduk diyelim bu seferde kursiyer öğretmenler kendi derslerini aksatmak zorunda kalıyor.

Okullarda görevli Bilgisayar Formatör Öğretmenleri (Bundan böyle yazıda BİTEFO olarak kullanılacaktır) ise 1992 yılından beri okullardaki Bilgi Teknoloji sınıflarını ayakta tutmak ve okulların Bilişim teknolojilerine adaptasyonu konusunda çalışmış ve emek vermiştir fakat sürekli olarak görevlendirmelerle sürdürülen bu işler BİTEFO ları da çok yıpratmıştır. Birçok BİTEFO okullarda bir odası olmadan, idarenin çeşitli işlerini yaparak, diğer öğretmenlerin sürekli olarak siz ne iş yaparsınız ithamlarına maruz kalarak hatta öğrencilerin hocam siz öğretmen misiniz sorularına bile muhatap olarak, okulların Bilişim Teknolojileri ile bütünleşmesi yönünde emek vermişlerdir.

Özetle MEB'lığı eğitim kurumlarının bilgi teknolojileri ile bütünleşmesi için azımsanmayacak kaynaklar aktarmış, çok büyük miktarda paralar harcayarak Bilgi Teknoloji sınıfları kurmuş, Çeşitli firmalarla anlaşmalar imzalayarak (Cisco, İntel, Adobe, Microsoft sadece birkaç örnek) bir çok projenin planlamasını yapmış fakat aradan geçen 16 seneye ve bu 16 senede meydana gelen bu kadar teknolojik gelişmeye rağmen tüm bu yatırımları eğitim sahasında hayata geçirecek olan EBİTEFO, BİTEFO ve BT öğretmenlerinin görevlerini tanımlamaya, kadrolarını vermeye, sorunlarını gidermeye dair hiçbir çalışma yapmayarak tüm bu yatırımların anlamsız kalmasına sebep olmuştur.

Son birkaç ayda ise ilk önce Milli Eğitim Bakanı Sn.Hüseyin Çelik imzalı Personel İşleri Genel Müdürlüğü'nün bir yazısı tüm BİTEFO ları çileden çıkarmıştı; bu yazıda özetle bir velinin çocuğunun dersleri boş geçtiği için şikayet etmesi nedeniyle(16 yıldır BİTEFO ve EBİTEFO ların sıkıntılarını duymazdan gelen bir kurum bir velinin şikayetine ne kadar değer veriyor) BİTEFO olarak görevlendirilen öğretmenlerin asli görevinin derse girmek olduğunu ve BİTEFO’ların önce derslerine girmeleri arta kalan vakitlerde de isterse BİTEFO görevlerini yerine getirmelerini istemiştir. Yani MEB Tüm projeleri ve Eğitim sisteminin bilişim teknolojilerine entegrasyonunu okullarda uygulayacak olan öğretmenleri sınıflarına dönmeye zorlamıştır. Bundan bir süre sonra ise 19 Aralık 2008 tarihinde (http://www.bitefo61.com/haberler/setup/bitefo2009.rar) yine Milli Eğitim Bakanı Sn. Hüseyin Çelik imzalı bu kez Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünden bir yazı gelmiş ve her okulda bir BİTEFO görevlendirilmesi gerektiğini ve okullarda bulunan Bilişim Teknolojileri Öğretmenlerinin zorunlu olarak BİTEFO olarak görevlendirilmesini istemiştir. ( İl milli eğitim müdürlükleri açıklama yazısı : http://www.bitefo61.com/haberler/setup/sss.html)
Yani Bilişim Tekonojileri Öğretmenleri zorunlu görevlendirme ile BİTEFO yapılmaya çalışılmaktadır. Bu şartlar altında Bilişim Teknolojileri Öğretmenleri olarak tüm sivil toplum örgütlerinden, sendikalardan ve değerli medyamızdan aşağıda yazılı isteklerimizi duyurmaları ve 16 yıldır süren Milli Eğitim Bakanlığının bu plansız, tutarsız ve anlamsız işleyişine bir çözüm bulunması için gündem oluşturmalarını talep etmekteyiz. Bizler öğretmeniz. Eğer ki bizi görev alanımız dışında başka bir şekilde görevlendireceklerse bunu bize ve kamuoyuna duyursunlar. Kelime oyunları ve yorumlarla bizleri kandırmaya çalışmasınlar.

1. Günümüzde okullardaki bilişim teknolojisi ihtiyacı ve eğitimin bilişim teknolojilerine entegrasyonunu sağlamak için her okulda bir BİTEFO bulunması gerektiği görülmektedir. Bilişim Teknolojileri Öğretmenlerinin BİTEFO kadrosu açılarak bu kadro ile görevlendirilmeleri gerekmektedir. Bilişim Teknolojileri öğretmenleri zorla bu görevi alacak diye dayatılmamalıdır. Devlet Memurları Geçici Süreli Görevlendirme Yönetmeliğinin II.bölümünde yer alan "Geçici Süreli Olarak Görevlendirilecek
Personele İlişkin Şartlar"ı belirten 4. Maddesinin "Bu görevde çalışmayı kabul etmesi" nin, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünün B.08.0.ETG.0.21.01.04.00-209.0/22168 sayılı ve 18/12/2008 tarihli yazısının 7. maddesindeki belirtildiği gibi isteğe bağlı görevlendirmeler yapılmalıdır.
2. Okullarımızda görevli Rehber Öğretmenler gibi BİTEFO larda bir odaya ve uygun çalışma ortamına sahip olmalıdır.
3. BİTEFO ların görev tanımları kadro verilmesiyle birlikte doğru ve açık bir şekilde yapılarak BİTEFO’ların idarelerin keyfi uygulamaları altında ezilmeleri engellenmelidir.
4. İstekli sözleşmeli öğretmenlere de BİTEFO olma hakkı verilmelidir. Hiçbir sözleşmeli öğretmenin kadrolu öğretmenden farkı olmadığını biliyoruz, böyle bir ayrım neden yapılıyor anlamış değiliz. Ayrıca Bilişim teknolojisi branşı dışında diğer branş öğretmenleri de BİTEFO olarak görev yapabiliyorlar fakat görev tanımı eksikliğinden ve görevlendirme olacak mı olmayacak mı belirsizliğinden dolayı asli branş görevlerini mi yoksa BİTEFO’luğumu tercih edecekleri noktasında sıkıntıya girmektedirler.
5. BİTEFO’larda Rehber öğretmenler ve diğer tüm öğretmenler gibi yarı yıl ve yaz tatili hakkına sahip olmalıdır.(Son gelen yazıya göre görevlendirmeler bir yıl olacağı için TÜM BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÖĞRETMENLERİ YARI YIL VE YAZ TATİLLERİNDE ZORUNLU OLARAK ÇALIŞMAYA MAHKUM EDİLMEKTEDİR OKULLARDA ÖĞRENCİ VE EĞİTİM OLMADIĞI HALDE). Bizim diğer öğretmenlerden farkımız nedir ki gün ve yıl boyu okulda durmamız gerekiyor. Eğer okulunda kalması gereken BİTEFO varsa bu isteğe bağlı yapılmalıdır, ki zaten yaz aylarında öğrencisiz bir okulda BİTEFO’nun yapacağı yoğun bir işi yoktur. Bu durum isteğe bağlı olmalıdır.
6. BİTEFO larda Rehber öğretmenler gibi hem sabahcı gruba, hem de öğlenci gruba rehberlik edecek şekilde 09:00 – 15:00 saatleri arasında mesai yapmalıdır. 08.00-17.00 arası çalışma saatleri, çalışma ortamımız olan BT sınıfının gürültüsü ve radyasyon bizi aşırı yormaktadır. Bunların yanında öğrencilerimizin BT sınıfında maksimum seviyede faydalanması için tenefüslerde ve öğle arasında da BT sınıfını öğrencilerin kullanıma açmak bizim için ayrı bir yük olmaktadır.
7. Saatlerce Bilgisayar laboratuarında radyasyona maruz kalarak sağlığımız da tehlikeye girmektedir. Birçok okulda 20 bilgisayarlık BT sınıfı ve ekipmanları bulunuyor. Bununla ilgili önlem alınmasını istiyoruz.
8. Bizlerden BT sınıflarını halkın kullanımına açmamız istenmekte ve açmaya zorlanmaktayız. Fakat okula gelen halkı öğrenciler gibi kontrol etmek hem zor hem de bizim görevimiz değil. Resmen bizi internet kafecilik yapmaya zorluyorlar. Halk eğitim merkezleri bünyesinde kurulan KİEM (kamu internet erişim merkezleri)’ler etkin kullanılırsa okullarda bu uygulamaya gerek kalmayacaktır. Öğrencilerle beraber sivil halkında Bt sınıfını kullanmasının uygun olmadığını hepimiz anlayabiliriz.
9. Bilişim Teknolojileri dersi 4. ve 5. sınıflarda haftada 2 saat, 6-7-8.sınıflarda haftada 1 saat seçmeli olarak gösterilmektedir. Fakat ders notla değerlendirilmemektedir. Karnelerde bilişim teknolojisi dersine ait not yoktur. Davranış notları bile veremiyoruz. BT dersinin de notla değerlendirilmesi gereklidir. Üniversite de bölümü olup ta seçmeli olan tek branş bizim branşımızdır. Bilişim çağındayız teknoloji çağındayız diyoruz ama uygulama da bunu göremiyor, yapılan yatırımların heba olmasına da üzülüyoruz. Siz kendi öğrenciliğinizi düşünün, aldığınız bir ders notla değerlendirilmiyor olsa derse bakış açınız nasıl olurdu ve öğretmenin pozisyonunu düşünün. Not veremeyen bir öğretmen.
10. Dyned gibi BT sınıfının kullanılacağı projelerden dolayı okullarda seçmeli BT dersi gelecek yıldan itibaren artık idareciler tarafından seçilmemeyi düşünülmektedir. Çünkü notla da değerlendirilmeyen bir ders gereksiz görülmektedir. Bakanlığımızın bu ders olmadan diğer bilgisayar destekli eğitim faaliyetlerinden tam verim alınamayacağını ve alınmadığını anlaması gerekir. Bilgisayar kullanmayı bilmeyen, pratik kazanamayan öğrenci bu tip projelerde zaten başarılı olamamaktadır.
11. Meb internete erişim projesi ile lise dengi okulların %100 ü, ilköğretimlerin ise %94 ‘ü olmak üzere 12 milyon öğrenci ve 621.000 bilgisayarın internete bağlanması sağlanmış şeklinde bakanlığın her yerde yaptığı reklamı vardır. Fakat gelin birde bizlere sorun bu bağlantıyı. Bize öyle bir okul gösteriniz ki MEB internet erişim bağlantısını verimli kullanıyor olsun. Dyned, Thinkquest, Meb Vitamin vb gibi projeler geliştirilmekte ve bu projelerin hepsi internet ortamında kullanılmaktadır. Buna rağmen biz bu uygulamaları zar zor çalıştırıyoruz bazı okullar hiç çalıştıramıyorlar. MEB internetinde bulunan filtrelemenin de etkisiyle bağlantı hızımız aşırı derece yavaştır. Herhangi bir sayfayı (dikkat edin uygulamayı değil) açmak için defalarca denememiz gerekiyor. Birçok okulun kendine ait özel internet hattı vardır. Maddi imkanı olan okulla bu yolu seçerken maddi imkanı olmayan bir çok okulda ise bağlantıyı kullanamıyor. Bu konuda bakanlığımızın telekomla da anlaşarak teknik alt yapıyı güçlendirilmesi ve okullara sağlanan bağlantı hızının artırılması gereklidir. Bu şekilde filtreli olarak 1 Mbit’lik bağlantı ile okuldaki 20 bilgisayarın internete bağlanması imkansızdır. Bilgisayar konusunda az da olsa teknik bilgisi olan birinin böyle bir bağlantının çıkaracağı zorluğu anlaması zor değildir.
12. BİTEFO lar ve BT öğretmenleri bilgisayar ve elektronik tamircisi konumuna koyulmamalı, gerekirse her ilçeye açılacak teknisyen kadrosuna verilecek bilgisayar teknisyeni bilgisayar ve elektronik sorunları ile ilgilenmelidir. Görev tanımımızda bulunmamasına rağmen okuldaki bilgisayar ve elektronik cihazların tamir ve bakımı ile de ilgilenmek zorunda kalıyoruz. Hem okulların maddi imkansızlıkları hem de zamandan tasarruf için her BT öğretmeni ve BİTEFO bu gibi fedakarlıklara yapmaktadır. Gerektiğinde görevimiz olmadığı halde, mecbur kalarak tornavida matkap çekiç bilumum aletler kullanıp işlerin aksamadan yürümesine yardımcı olduğumuz halde, yapılan fedakarlık takdir edileceği yerde, sanki asli görevimizmiş gibi idarecilerimizin bizden teknikerlik işleri beklemesi bitefo’lar için yapılmasını istediğimiz görev tanımı ve kadro ile engellenecektir.
Bakanlığın gönderdiği her yazıyı il milli eğitim müdürlükleri kafasına göre yorumlamaktadırlar. http://haszumreler.com/formatorluklistesi.rar adresinden illere göre yapılan formatörlük görevlendirmelerini ve tüm illerde yapılan uygulamalardan örnekleri görebilir ve ne kadar dağınık bir düzen olduğunu anlayabilirsiniz.

Bu senenin sonuna yaklaştık fakat gelecek sene için yapılması gereken düzenleme için yukarıda sıralamış olduğumuz sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizin dikkate alınmasını rica ediyoruz. Unutulmamalıdır ki biz Bilişim Teknolojileri öğretmeni olarak atandık ve kararnamemizde öğretmen yazıyor. Eğitim adına tüm görev ve projeleri zaten yapıyoruz ve yapacağız fakat özlük haklarımıza dokunulmamasını istiyoruz. Zoraki tamirci sıfatını kabullenmek istemiyoruz.
Saygılarımızla

BİLİŞİM TEKNOLOJİ ÖĞRETMENLERİ