'ÖĞRETMENİMİZİN KAÇIRILMASI DEVLETİMİZİN AYIBIDIR!'

Genel Başkan İsmail KONCUK;

“ÖĞRETMENİMİZİN KAÇIRILMASI DEVLETİMİZİN AYIBIDIR!”

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde masum sivil vatandaşların bölücü çete tarafından kaçırılması vakalarının sıradan bir hadise haline gelmesinin Devletin bir ayıbı olduğunu vurgulayan Genel Başkan İsmail KONCUK, Devleti yönetenlere çağrıda bulunarak, artık hamasi nutukların bırakılmasını ve gereken en sert tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi.

 

İşte Genel Başkanın açıklamasının tam metni:

“Diyarbakır’ın Lice İlçesi Baharlar Köyü İlköğretim Okulunda iki yıldır öğretmen olarak görev yapan Mehmet Gözbaşı, gece saatlerinde köyündeki lojmanını basan PKK’lı teröristler tarafından kaçırıldı.

Öğrencileri ve çevresi tarafından sevilen ve tek amacı memleket evlatlarını en güzel şekilde yetiştirmek olan genç meslektaşımızın bir an önce sağlıcakla yuvasına dönmesini temenni ediyoruz.

Yıllardır, yüzlerce öğretmenimize saldıran ve şehit eden aşağılık bölücü çetenin, eğitim çalışanlarına yönelik saldırıları son zamanlarda yeniden artış göstermiştir. Okullara yönelik baskı ve yıldırma girişimlerini sürdüren, geçtiğimiz haftalarda Şırnak’ın İdil İlçesinde de Öğretmenevi’ne saldıran bölücü çetenin asıl amacı; bölgede yaşayan memleket evlatlarının iyi eğitim almalarını engellemek ve böylece bölücü emellerine hizmet edecek insan kaynağını sağlamaktır. Kamu hizmetlerini engelleyerek vatandaşlarımız ile devlet arasındaki gönül bağını koparmaya gayret gösteren çocuk katili çete, öncelikle de eğitimcileri ve okullarımızı hedef olarak seçmektedir.

Fakat hiç kimse ümitlenmesin: Ülkemizin fedakar ve inançlı eğitimcileri, ülkemizin neresinde olursa olsun memleket evlatlarını ülkelerine ve milletine sadık ve faydalı bireyler olarak yetiştirmeye gayret gösterteceklerdir. Yıllardır olduğu gibi bundan sonra da hiçbir hain girişim ve tehdit kahraman eğitimcileri bu idealinden geri durduramayacaktır. Bölücü hainlerin emelleri; öğretmenlerimizin yetiştirdiği vatansever memleket evlatlarının sayesinde pis kursaklarında kalacaktır.

Devletimizi yönetme sorumluluğunda olanlara da çağrıda bulunuyoruz:

GÖREVİNİZİ YAPIN!

Ülkemizin her yerinde olduğu gibi terörün kol gezdiği bölgemizde de kamu çalışanları Devletin kamu hizmetini vatandaşlarımıza ulaştırmak için var güçleriyle çalışıyorlar. Sizin gibi koruma ordularıyla değil; gece gündüz demeden, vatandaşımızla bütünleşerek ve her türlü güvenlik riskini de göze alarak hizmet ediyorlar. Masa başında oturarak ahkam kesen zevatın, varlığından bile bihaber olduğu memleket köşelerinde öğretmenlerimiz başta olmak üzere bütün kamu çalışanları fedakarca hizmet ediyorlar.

Peki sorumluluk sahibi olanlar ne yapıyor?

Kocaman bir hiç!

Her vahim olaydan sonra atılan hamasi nutuklar, sözde terörle mücadele kararlılığı ve artık alışıldık oyalamalar…

Türkiye’nin kalbi olan Başkentin göbeği patlıyor sivil vatandaşlarımız katlediyor, öğretim gördüğü okulun bahçesinde polis adayı çocuklarımız taranıyor, yol kesilerek sağlık memurumuz dağa kaldırılıyor, öğretmenimiz evinden kaçırılıyor…

Tüm bunlara rağmen sorumluluk makamında olanlar ise bilindik ve artık tiksinti uyandıran sorumsuz ve vurdumduymaz geçiştirmelere devam ediyorlar.

YETER ARTIK! Gereğini yapın. Bölücü çeteye karşı en sert karşılığı verin. Bölücülere finansal, siyasal ve psikolojik destek veren ve sıfatı ne olursa olsun herkesi ve her kuruma karşı gereken tedbirleri alın.

Bir öğretmenin, bir sağlık memurunun, bir vatandaşımızın kendi toprağımızda bir çete tarafından kaçırılıyor olması kudretiyle övündüğümüz Devletimizin ayıbıdır. Türkiye Cumhuriyetini bu ayıptan kurtarın. Kendi toprağımızda can güvenliğimizden ve huzurumuzdan emin bir şekilde yaşama istiyoruz.

Görevinizi yapın, yapamıyorsanız o makamları terk edin!”