BAKAN ÇELİK’TEN SENDİKAMIZA ZİYARET
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK, Bakan ÇELİK’e eğitim çalışanlarının sıkıntılarını ve taleplerini içeren bir dosya sundu. Genel Başkan KONCUK, yeni çıkarılan Yönetici Atama Yönetmeliği’ne dikkat çekerek, bu konuyla ilgili taleplerini daha önce bakanlık birimlerine ilettiklerini ve eksikliklerin giderilmesini istediklerini kaydetti. Sınıf geçme yönetmeliğinde yapılacak değişikliğe de değinen KONCUK, disiplinsizlik konusunda önemli sorunların yaşandığını, altı zayıfla sınıf geçmenin eğitim sisteminde yeni bir gevşekliğe yol açacağını savundu.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK ise, mevcut sistemin önemli kaynak israfına neden olduğunu belirterek, bu duruma çözüm bulmaya amaçladıklarını söyledi. Bakan ÇELİK, yeni ÖSS sistemi ile ilgili kararın, Haziran ayında geniş katılımla yapılacak bir toplantıda alınacağını açıkladı. Öte yandan sendikanın sunduğu dosyada ifade edilen talep ve önerilerin de değerlendirileceğini belirtti.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’e sunduğumuz rapor:

EĞİTİM ÇALIŞANLARININ VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN
GÜNDEMDEKİ GENEL SORUNLARI


Yetkili sendika olmamız nedeniyle Bakanlığımızla “Kurum İdari Kurulu” toplantıları yapılmakta ve bu kurulda tüm konular detaylı bir şekilde görüşülmektedir.
Şahsınızın sendikamızı ziyareti vesile görülerek, eğitim çalışanlarının ve eğitim sistemimizin gündemde olan bazı konuları başlıklar halinde aşağıda açıklanmıştır.

1- EĞİTİM KURUMLARI YÖNETİCİLERİ YÖNETMELİĞİ
24/04/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliği” konusunda eğitim çalışanları arasında rahatsızlıklar oluşmuştur. Daha önce yayınlanmış 4 yönetici atama yönetmeliğinin yargıdan döndüğü düşünüldüğünde, beşinci bir iptalin sıkıntı yaratacağı ortadadır.

Bu sebeple; yönetmeliğin aşağıda belirlediğimiz eksikliklerinin bir an önce giderilmesi, yaşanan tereddütleri giderecek ve yeni bir sıkıntı oluşmasını önleyecektir.

a) Yönetmelik Maddeleri Yönünden;
1- 7 nci maddeye göre oluşturulması gereken değerlendirme komisyonlarında mutlaka sendika temsilcileri bulunmalıdır.
2- Değerlendirme komisyonları sonuçları, Ek-2 Yönetici Değerlendirme Formu da dahil olmak üzere internet yoluyla ilan edilmelidir.

3- Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin 1 inci bölümünde bulunan “Atama yapılması planlanan eğitim kurumlarının …” ifadesinden, münhal okulların duyurulup, duyurulmama yetkisinin atama yapmaya yetkili makama bırakıldığı endişeleri oluşmaktadır. Maddenin daha da netleştirilerek “Münhal bulunan tüm eğitim kurumlarının yöneticiliklerine …” ifadesiyle değiştirilmesi yaşanan endişeyi önleyecektir.

4- Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin 1 inci bölümünün “b” bendine “Dönüştürülme yoluyla oluşan eğitim kurumlarına …” ifadesinden sonra gelmek üzere “ve 5450 sayılı Yasayla devredilen eğitim kurumlarına …” ifadesi eklenmelidir.
5- Yönetmeliğin 18 inci maddesinin “c” bendi kaldırılarak, örgütlenme hakkının önünde engel oluşturulmamalıdır.

6- “Müdür yardımcılığı sınavını kazananların durumu” başlıklı Geçici 2.maddesindeki;
“(1) 11/1/2004 tarihli ve 25343 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği hükümlerine göre, müdür yardımcılığı için yapılan seçme sınavını kazanan adaylar, sınavların geçerlik süresi ile sınırlı olmak kaydıyla bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde müdür yardımcılığına atanmak üzere başvurmaları halinde kendi aralarındaki sınav puanı üstünlüğüne göre öncelikle atanırlar.”
hükmünün; “müdür yardımcılığı için yapılan seçme sınavını kazanan adaylar, sınavların geçerlik süresi ile sınırlı olmak kaydıyla” ibaresi, hak, hukuk, kamu yararı ve hizmetin gereği ilkelerine uygun değildir.
Çünkü, bahis konusu sınavların geçerlilik süresi 11/01/2004 tarihli yönetmeliğe göre 2 (iki) yıl olarak belirlenmiştir.
Bu sınavlar, 26/03/2005 ve 30/06/2006 tarihlerinde yapılmıştır. Geçerlilik süresi dolan 26/03/2006 sınavındaki bazı soruların iptali için açılan davada Ankara 4.İdare Mahkemesi’nin 26.06.2007 günlü, 2005/921 esas ve K:2007/1661 sayılı kararıyla bazı sorularının iptal edilmesi nedeniyle sınav sonuçları 18/01/2008 tarihinde yeniden değerlendirilmiştir.
Daha önceki değerlendirmede kaybettiği halde yeni değerlendirmeye göre 4.448 öğretmen de bu sınavı kazanmıştır. Bu öğretmenlerin sınav geçerlilik süresinin yönetmelikte düzenlenmediği görülmektedir.
Söz konusu 26/03/2006 ve 30/06/2006 tarihli Müdür Yardımcılığı Seçme Sınavlarını göz önüne aldığımızda, 04/03/2006 tarihli Yönetmelik değişikliğinin bazı maddeleri iptal edilmiş ve idarece 13/04/2007 tarihli Yönetmelik yürürlüğe konulmuştur.
Bu yönetmeliğin de bazı maddelerinin iptali sonucunda çıkarılan 24/04/2008 tarihli Yönetmeliğe kadar geçen süreçte, yönetmeliğe ilişkin işlemler yargı kararları gereği idare tarafından durdurulduğundan, sınav kazanan bu öğretmenlerin başvuru yapmalarına dahi olanak verilmeden geçerlilik süresi dolmaktadır. Bu durum bu öğretmenlerin hak kaybı anlamına geleceğinden sınavların geçerlik süresi ile sınırlı olmak kaydıyla ibaresinin de iptali gerekmektedir.

b) Ek 2 Yönetici Değerlendirme Formu Yönünden;
• Ödüllere verilen puanlar aşırı derecede yüksektir. Bilhassa, Takdir ve Teşekkür Belgelerine verilen puanlar azaltılmalıdır.
• Ceza olarak verilen puanlar azaltılmalıdır.
• Kurucu Müdür olarak görev yapanlara verilen 5 puan 2’ye düşürülmelidir.
• Vekil ve asıl yöneticiler arasındaki puan farklılığı artırılmalı, vekaleten geçirilen sürelere verilen puan asaleten görev yapanların puanının % 50’sini geçmemelidir. Çünkü; Danıştay 2.Dairesinin 2006/558 Esas No ve 28/02/2007 tarihli K2007/782 nolu kararında;
“Vekâleten görevlendirme hizmet gereği yapılan geçici bir uygulama olup, söz konusu kadrolara yasal koşulları taşıyanların atanması suretiyle sona erdirilmesi esastır. Buna göre vekâleten atanan personel, gerekli nitelikleri taşımış olsa dahi vekâlet edilen kadro/pozisyon unvanının kazanılmış hak olarak görülmemesi, vekâlet edilen sürenin de müdürlükte geçirilmiş gibi değerlendirilmemesi gerektiği tartışmasızdır.” denilmektedir.
• Eğitim kurumu yöneticiliklerinde görevlendirme olarak geçen süreler asaleten görev yapanlara verilen puanın %50’sini aşmamalıdır.
• Öğretmenliğin eğitim-öğretimimizin temeli olduğunu göstermek adına her yıla verilecek puan 0,5 olarak değiştirilmelidir.
• Görülen hizmet içi eğitimlerin ve eğitim-öğretim alanında kitap yazanların durumları puanla değerlendirilmelidir.

2- ATAMALARI İPTAL EDİLEN ANADOLU LİSESİ ÖĞRETMENLERİ


2005/73 nolu Genelge ile atamaları Anadolu Liselerine yapılan 6.300 öğretmenin atamaları yargı tarafından iptal edilmiştir. Bu öğretmenlerin mağduriyetlerinin önlenmesi bakımından aşağıdaki tedbirlerin acil olarak alınması gerekmektedir.
* Daha önce Anadolu Liseleri öğretmen alımı sınavlarına alınmamış bu öğretmenlerimiz için sınav yapılmalıdır.
* Her ne kadar yargı tarafından iptal edilmiş bile olsa bu öğretmenlerimizin daha önce çalıştığı süreler Anadolu Lisesinde çalışmış olarak değerlendirilmeli ve yeni bir atama döneminde değerlendirilmelidir.
* Bütün bunlara rağmen mağduriyeti giderilmeyen bu öğretmenlerimizin bulundukları Anadolu Lisesinde kadroya alınıncaya kadar geçici görevlendirmeleri sağlanmalıdır.
* İstekli olanların istedikleri okullara norm kadro fazlası öğretmen olarak atanmaları sağlanmalıdır.
* 2005/73 nolu Genelge doğrultusunda atamaları yapılmış, ancak daha önce Anadolu Lisesinde çalışmış, sınav kazanmış olanların durumu yeniden gözden geçirilmeli ve bu öğretmenler yargı kararı kapsamı dışında değerlendirilmelidir.
* Valiliklerin söz konusu öğretmenlere yönelik keyfi uygulamalarına izin verilmemeli, bulunduğu merkez dışında ilçe ve beldelere atanması engellenmelidir.

3- SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN UYGULAMASI

Sözleşmeli öğretmen alımı neredeyse asal atama şekline dönüştürülmektedir. Aynı öğretmenler odasında farklı statüde öğretmenler oluşması eğitim çalışanlarını rahatsız etmektedir. Tayin ve nakillerinin neye göre yapılacağı belli olmayan, görevde yükselme hakkı bile bulunmayan sözleşmeli öğretmenler geleceğinden emin değildir. Bu psikolojik durum içerisinde sağlıklı çalışmaları, verimli hizmet üretmeleri mümkün görülmemektedir.
En kısa sürede sözleşmeli öğretmen uygulaması kaldırılmalı ve mevcut olanların kadroya geçirilmeleri sağlanmalıdır. Ağustos 2008 ayında yapılacak olan 10 bin sözleşmeli öğretmen alımının iptal edildiği ve yerine kadrolu öğretmen ataması yapılacağı kamuoyuna ilan edilmelidir.

4- ATAMA BEKLEYEN ÖĞRETMEN ADAYLARI

Eğitim Fakültelerini kazanmak için binbir emek veren ancak, mezun olduktan sonra atamaları bir türlü yapılmayan yaklaşık 200 bin öğretmen adayı bulunmaktadır. Bakanlığın bu atama politikası ile 200 bin aday öğretmenin beklentilerine cevap vermesi imkansızdır.
Geleceklerini göremeyen, geleceğe yönelik plan yapamayan 200 bin gencimizin ülke eğitimi için kullanılacak enerjileri heba edilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı ve Hükümet, bu sıkıntıyı görmeli ve alınacak öğretmen kontenjanını ülke gerçeklerine uygun olarak artırmalıdır. Bu sebeple, ÜCRETLİ ÖĞRETMEN istihdamına son verilmeli, yerine yıllardır atama bekleyen gençlerimiz kadrolu olarak atanmalıdır.

5- EĞİTİM ÇALIŞANLARININ EKONOMİK VE SOSYAL PROBLEMLERİ

a) Öğretmenlerimiz 2.300 YTL olan asgari geçim standardının yarısı kadar bir maaşla geçinmeye çalışırken, hizmetli, memur ve diğer personel 750-800 YTL maaşla geçimini sürdürmek zorunda kalmaktadır.
Öğretmenlerimizin; gelişmiş ülkeler seviyesinde veya asgari geçim tutarında bir gelire kavuşturulmaları, eğitim-öğretimimizin geleceği açısından büyük öneme haizdir.
b) Hizmetli ve memurlarımızın; diğer bakanlıklardaki personelin aldığı gibi döner sermaye geliri veya fon ve benzeri geliri olmaması, EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET anlayışı ile bağdaşmamaktadır. Hizmetli ve memurlarımızın fazla çalışma sürelerinin her sekiz saatlik kısmının izne çevrilmesi uygulaması yerine fazla çalışma sürelerinin mesai ücreti ile değerlendirilmesi, yaşanan mağduriyeti bir nebze de olsa azaltacaktır.
c) Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptığımız Kurum İdari Kurulu toplantısında karar altına alınmasına rağmen, eğitim-öğretim yılı başında öğretmenlerimize verilen “Eğitim-Öğretime Hazırlık Ödeneği”, hizmetli, memur gibi eğitim çalışanlarına ödenmemektedir. Kurum İdari Kurulunda aldığımız kararın hayata geçirilmesi ve “Eğitim-Öğretime Hazırlık Ödeneği”nin uygun ölçeklerde bütün eğitim çalışanlarına verilmesi eğitim çalışanlarına verdiğimiz değeri gösterecek, iş huzuru ve kalitesini artıracaktır.
d) Öğretmenlerimizin tayin ve nakillerinde eş durumu özrü önemsenmeli, aile bütünlüğüne dikkat edilmelidir. Bugün aileleri parçalanmış binlerce öğretmen bulunmaktadır. Eş durumu özrü, her şart altında kabul edilmeli, zamana ve norm kadro ölçülerine bağlı kalınmaksızın uygulanmalıdır.
e) Öğretmen dışında kalan hizmetli, memur ve diğer personelin tayin ve atamaları ile ilgili bir yönetmelik bulunmamaktadır. Söz konusu personelin tayin ve atamaları bir kurala bağlanmalı ve bu belirsizlik hali sona erdirilmelidir. Eğitim kurumlarında eğitim çalışanları için öğretmenlere uygulananın benzeri bir norm kadro yönetmeliği uygulanmalı, her eğitim kurumunun norm kadrosu uyarınca personel alımı yapılmalıdır.
f) Hizmetli, memur ve diğer personel için görevde yükselme sınavı acilen yapılmalıdır.
g) 11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile hayata geçirilen ek ders esasları, gerek öğretmeler gerekse il, ilçe milli eğitim müdürleri, şube müdürleri, okul müdürleri, müdür yardımcıları, ilköğretim müfettişleri ve diğer eğitim çalışanları yönünden yeniden düzenlenmelidir.
2007/19 sayılı Genelge ile ortaya çıkan, ek ders ve maaş karşılığı derslerin hesaplanma yöntemi eğitim çalışanlarının görüşleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmeli, hizmet kayıplarının önlenmesi sağlanmalıdır.

6- SINIF GEÇME SİSTEMİ ÇALIŞMALARI

Sınıf geçme sistemi ile ilgili değişiklik çalışmaları son günlerde kamuoyunun tartışmasına açılmıştır. Öğrenci başarısının artırılmasına esas olmak üzere, sınıf geçmede öğretmen etkinliği artırılmalıdır. Borçlu geçilecek ders sayısının, bugünkünden farklı olarak artırılması okullarımızda disiplinsizliği artıracaktır. Bunun yerine, sınava girilecek kalınan ders sayısının artırılması daha gerçekçi olacaktır. Yıl içerisinde ve yıl sonunda yeni sınav dönemleri ihdas edilmesi ve her öğrenciye birden fazla sınav hakkı verilmesi, öğrenci üzerindeki öğretmen etkisini artıracak ve her sınav dönemi öğrenci için yeni bir sınıf geçme şansı olacaktır.
Eğitim öğretimde öğrenci başarısının yükselmesi için eğitim kalitesinin artması büyük önem taşımaktadır. Bunun için derslik başına düşen öğrenci sayısı azaltılmalı, öğretmenin bir derste her bir öğrenciye ayıracağı süre artırılmalıdır. Okullarımızın fiziki yapısı öğrencilerimiz açısından her türlü sosyal ve sportif etkinliği yapacak düzeye getirilmelidir.
Tek başına sınıf geçme sistemini değiştirmek bir çözüm değildir. Bu sebeple, sınıf geçme sistemi ile birlikte, mesleki ve teknik eğitiminin orta öğretim içerisindeki oranı hızla artırılmalı, mesleki ve teknik eğitim özendirilmelidir. Bunun için ÖSS de uygulanan adaletsiz ve ülke gerçekleriyle asla bağdaşmayan katsayı uygulaması bir an önce sona erdirilmeli, ÖSS sistemi yeniden düzenlenmelidir.
Orta öğretim başarı puanının ÖSS sistemindeki etkisi artırılmalıdır. Genel liselere giden öğrenci sayısının bu kadar yüksek olması, bu öğrencilerimizin üniversiteyi kazanamaması durumunda, ülkemizin hiç bir becerisi olmayan milyonlarca ümitsiz, işsiz genç nüfusla karşı karşıya kalması sonucunu getirecektir. Bu durum ülke geleceği için büyük bir tehlikedir.