25 KASIM, TREN EYLEMLERİ VE SARI SENDİKALAR

Demiryollarında 25 Kasım eyleminde iş bıraktığı için açığa alınan 16 arkadaşımızla ilgili Türk Ulaşım Sen ve BTS birçok ilde yeniden iş bırakma eylemi yaparak birçok tren seferinin iptalini sağladı.

Bu iki sendika üyelerinin bütün gayretlerine rağmen bazı trenler yoluna devam etti. Neden? İşte, bu eylemler, sarı sendikaların memur haklarını almakta nasıl bir işlev yaptığını bir kere daha ortaya koydu.

Türk Ulaşım Sen ve BTS üyeleri, büyük bir özveri ile, iş bırakma eylemi yaparak arkadaşlarının göreve iadesini istediler. Ancak, bu sendikaların üyesi makinist, şef ve kondoktörlerin yerine, hemen, idare tarafından birileri bulundu. Kimdi bunlar, bunlar malum, sarı, yalaka sendikanın üyeleri idi. Bu sarı sendikaya üye olup eyleme destek veren şahsiyetli makinistler de, elbette vardı. Ancak, Demiryolları İdaresi, genel olarak, bu sarı sendikanın üyesi olanlarla iş bırakma eylemini kırmaya ve eylemi etkisizleştirmeye çalıştı.

Benzeri olayları 25 Kasım İş Bırakma eyleminde de gördük, bu malum sendikaların üyeleri Genel Merkezlerinin etkisinde kalarak, yine her zamanki gibi, her iş kolunda grev kırıcılığına soyundu ve 25 Kasım eyleminin etkisini kırmaya çalıştılar. Bütün bu yaşananlar, sarı sendikacılığın memurların hak almasının önünde, ne büyük engel teşkil ettiğini çok net olarak göstermektedir.

Bu sendikalara üye olan veya üye olmayı düşünen kamu çalışanlarının kendileri üzerinden, bütün memurların  haklarının gasp edildiğini görmeleri gerekmektedir. Gerçekte, sendikacılıkla uzaktan, yakından ilgisi olmayan bu sarı yapıların haklarımızın önünde en büyük engel olduğu 25 Kasım ve Tren Eylemlerinde açıkça görülmüştür.

Hepimizin gözleri önünde sergilenen eylem kırıcılık faaliyetleri, bütün memurlar tarafından değerlendirilmelidir. Artık, bu sarı, sözde sendikalar KAMU ÇALIŞANLARININ SIRTINA SAPLANMIŞ HANÇER gibidirler. Hep birlikte ya bu hançeri sırtımızdan çıkaracak ya da bunların hepimizi pazarlamalarına fırsat vermeye devam edeceğiz.

Türk Eğitim Sen bu sarı yapılarla mücadeleyi önemli görmektedir. Bunları rakip olarak gördüğümüz için değil, bunların, sendikal faaliyetlerin önünde, haklarımızın önünde engel oluşturdukları ve kendi üyeleri başta olmak üzere bütün kamu çalışanlarını bir yerlere peşkeş çektikleri için.

Kamu çalışanları yaşadıklarından ders çıkarmak zorundadır. Bu çirkin örnekleri görerek, bilerek aynı hatayı devam ettirmek kamu çalışanlarına yakışacak bir tutum olamaz. Sendikal tercihlerimizin, kendi mesleki problemlerimizin devamına ve artmasına, mesai arkadaşlarımızın ve kendi haklarımızın gaspına sebep olduğunu görme zamanı artık gelmiştir. 

TÜRK EĞİTİM SEN GENEL MERKEZİ