İLÇE TEMSİLCİLERİ TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ

Türk Eğitim-Sen İlçe Temsilcileri Eğitim ve İstişare Toplantısı 18 – 20 Aralık 2009 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirildi. Toplantıya 800 civarında ilçe temsilcisi katıldı. İlçe temsilcilerinin sorunları ve ileriye dönük çalışma stratejisi belirlendi.

Türk Eğitim-Sen’in ülkemizi yakından ilgilendiren konular ve eğitim çalışanlarının ekonomik, sosyal, özlük, sendikal ve demokratik hakları ile ilgili görüşleri çerçevesinde hazırlanan  sonuç bildirgesi kamuoyuna duyurulur.

 1- Türk Eğitim Sen bugüne kadar ülkemizin içinde bulunduğu, ülkemiz insanının ve vatanımızın geleceğini yakından ilgilendiren gelişmelere karşı duyarsız kalmamıştır. Aynı anlayışımız bundan sonra da devam edecektir. Bu bağlamda son günlerde ülkemiz gündeminde önemli yer teşkil eden “açılım” tartışmalarını kaygı ve ibretle takip etmekteyiz. Açılım konularında dikkatli olunmaması, haddi aşan kararlara imza atılması durumunda, milletimizin derin bir ayrışma sürecine gireceği endişesini taşımaktayız. Ülkemizi farklılıklar üzerinden politika yaparak ayrışmaya götürecek her türlü açılımı reddediyor; ortak noktalarımızı ön plana çıkaracak, milli birlik ve beraberliğimizi koruyacak, dostluk, kardeşlik ve sevgi bağlarımızı güçlendirecek, daha sağlam bir demokrasi anlayışı içinde, aynı kaygı ve mutlulukları paylaşmamızı sağlayacak çabaları destekleyeceğimizi ilan ediyoruz. Bu itibarla Türk Eğitim-Sen olarak, insan haklarına dayalı, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin, tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak ve tek dil temelinde, bugün 72 milyon olan nüfusu ile bir bütün olarak ilelebet payidar kalacağına olan sarsılmaz inancımızı bir kez daha tekrarlıyoruz.

2- Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesinin durdurulmasını Türk Eğitim-Sen olarak yanlış buluyoruz. Üniversite sınavına aylar kala, Danıştay’ın böyle bir karar alması, tüm mesleki ve teknik eğitim öğrencilerini mağdur edecek ve eğitim sistemi felç olacaktır. Bu karar, Türkiye’yi teknoloji yarışında dünyadan uzaklaştıracak, mesleki ve teknik eğitimin istenilen düzeye ulaşmasına engel olacaktır. Ayrıca Danıştay’ın bu kararı Anayasa’nın temel hak ve özgürlüklerini düzenleyen maddelerine aykırı olduğu gibi, önceden aynı daire tarafından verilmiş kararlara da aykırıdır. Hukuk gereği ve mahkeme kararlarındaki bağlayıcılık Danıştay’ın bu kararı ile çiğnenmiştir. Katsayı konusu pedagoji ilmi çerçevesinde ele alınmalı, siyasi tartışmalar bu konuya malzeme yapılmamalıdır. Aksi takdirde bundan bizim çocuklarımız zarar görecektir. Katsayı sorununun çözülmesi noktasında YÖK’ün vermiş olduğu karara, eksiklerine rağmen Türk Eğitim Sen olarak destek veriyoruz.

 3-“İsviçre'de yaşayan Müslüman topluluğun ibadet etme ve inancını yaşamak üzere cami inşası ve cami mimarisi ile ilgili minare yapımı hakkının bir referanduma tabi tutulması ve bunun minare yasağı ile sonuçlanması, Avrupa’nın insan hakları ve din vicdan özgürlüğü alanındaki gerçek yüzünü ortaya koymuştur. Bu tavır bir insanlık ayıbı ve kara bir leke olarak tarihe geçmiştir. Bu tavırla her şeyden önce kültürler ve inançlar arası ilişkilere ciddi bir darbe vurulmuştur.Türkiye’ye her vesileyle insan hakları dersi vermeye yeltenen, 1915 olaylarını “soykırım” olarak gören, Ermeni yalanlarına sahip çıkarak şerefli tarihimizi karalamaya yeltenen İsviçre, din ve kültür farklılıklarını bir kırılma ve çatışma hattına dönüştüren bu yaklaşımıyla insanlık onurunu çiğnemiştir. İsviçre’nin bu ikiyüzlü tavrını ve ayıbını şiddetle kınıyoruz. Bu ayıbından dönmeye davet ediyoruz.

4- Eğitim iş kolunda yetkili sendika olarak Eğitim Çalışanlarının hak ve menfaatlerini korumak ve ilerletmek amacıyla Toplu görüşme masalarına oturduk. Buraları anlaşma yeri olarak gördüğümüzden diyalogdan, uzlaşmadan, anlaşmadan yana tavır sergiledik.  Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu olarak ta Toplu görüşme masasının sonuç alma mekanizması haline gelmesi için mücadele eden taraf olduk. Maalesef,  Sekiz yıllık dönemde iktidarda olan siyasi iradenin kanunlar karşısındaki vurdumduymaz tavrı, sosyal diyalogu, toplu görüşme ve Uzlaştırma Kurulu sistemini yasak savmadan ibaret bir süreç haline getirmiş olmasından, Toplu görüşmeler süresince sorunların çözülmesi noktasında sergilediği kayıtsız ve katı tutum ve verdiği sözleri yerine getirmemesinden dolayı 25 Kasım 2009 tarihinde üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bıraktık. Talebimiz açıktır. Grevli, toplu sözleşmeli, siyaset serbestliğinin tanındığı bir yasadır. Bu haklarımızı alana kadar eylemlerimizin hızı artarak devam edecektir.

5- Milli Eğitim müfredat programları, öğretmenlerin ve  sendikaların  görüşleri alınarak milli ve manevi değerler ışığında yeniden düzenlenmelidir.

 

6- Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine ilişkin Yönetmelik gereği, yönetici atama sınavları yapılmış ve sınav sonuçları açıklanmıştır. Sınav kazanan yönetici adayları atanmak için beklemektedir.  Milli Eğitim Bakanlığınca valiliklerin uyarılması ve münhal bulunan kurumların yöneticilik duyurularının bir an önce yapılarak atama işlemlerin başlatılması gerekmektedir.

                                                                                                         

7-  Eğitimde kalite ve verimliliği sağlamak, çalışanların moral ve motivasyonlarını artırmak, huzurunu temin için, DMK’nun 76.Maddesi gerekçe gösterilerek duyuru yapılmadan yapılan yönetici  atamalarının, bağımsız yargı kararlarına uygun yeni bir değerlendirme yapılarak tüm atamaların iptal edilmesi doğrultusunda karar verilmelidir.

 

8- Danıştay 2. Dairesinin 12.05.2009 tarihli ve Esas 2009/602 sayılı kararı ile görevler arası geçişi düzenleyen Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 25inci Maddesinin 1/c bendinde yer alan “şube müdürlüğü” ibaresinin yürütmesi durdurulduğundan 2006 yılından sonra söz konusu maddeye göre ataması yapılan tüm şube müdürlerinin ataması iptal edilmeli, görevde yükselme eğitim ve sınavı ile ilgili takvim bir an önce başlatılmalıdır.

 

9- Milli Eğitim Bakanlığı, Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği hakkında görüşlerimizi istemiştir. Sendikamızın görüşleri 26.01.2009 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığının gönderilmiştir. Önerilerimizin dikkate alınarak bir an önce yeni yönetmeliğin uygulamaya konulması gerekmektedir.

 

10- 16.12.2006 gün ve 26378 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen ve Yöneticilerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Esaslarda bugüne kadar yapılan uygulamalar ve 5473 sayılı kanunla getirilen yeni düzenlemeler sonucu ortaya çıkan yanlış ve eksik konuların dikkate alınacağı yeni bir düzenleme yapılmalıdır.

 

11- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 176.maddesindeki gösterge yükseltilerek ek ders ücretleri günün şartlarına uygun hale getirilmelidir.

 

12- Milli Eğitim Bakanlığı Öğrencileri Yetiştirme Kursları Yönergesinde yapılan değişiklikler ile okullarda kurslar kapatılır hale gelmiştir. Bakanlığın yeni bir düzenleme ile kurs açmayı teşvik etmesi gerekmektedir.

 

 

 

13- Ülkemizde alım gücü AB ülkelerine oranla oldukça düşüktür. Çalışanlar ne yazık ki filesini doldurabilmek için çarşıda, pazarda ince bir hesap yapmak durumundadır. Türkiye’de refah düzeyi, yaşam standartları gün geçtikçe düşmekte ve eğitim çalışanları maaşının büyük çoğunluğu sadece gıda ve kiraya ayırmak zorunda kalmaktadır. Eğitim çalışanları aldıkları maaşla ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır.  Eğitim çalışanlarının maaşları kimseye muhtaç olmadan yaşayabilecekleri seviyeye çıkarılmalıdır.

 

14- Üniversite çalışanları döner sermayeden adil bir şekilde faydalandırılmalı, sosyal ve özlühakları iyileştirilmelidir. Ayrıca, 2547 sayılı Kanun’a tabi akademik personele verilen üniversite ödeneğinden, 657 sayılı Kanun’a tabi olarak üniversitede çalışan personel de yararlandırılmalıdır.

15- Hükümetin kamudaki maaş adaletsizliğini gidermek için çıkardığı ek ödeme düzenlemesinden; şube müdürleri, uzmanlar, il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri, ilköğretim müfettişleri ve şefler yararlanamamışlardır. Bu çalışanlar da ek ödemelerden yararlandırılmalıdır.

 

16- Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı öğretmen çocuklarına tanınan kontenjanın Bakanlıkta merkez ve taşra kuruluşlarında çalışan tüm eğitim çalışanları da dâhil edilmeli ve sınavlara başvurabilmek için fert başına düşen miktar yükseltilmelidir.

 

17- Öğretim yılı başında öğretmenlere ödenen eğitim ödeneğinin diğer eğitim çalışanlarına ödenmemesi, Anayasa’nın eşitlik ilkesine uymamakta ve çalışma barışını bozmaktadır. Anayasa’da yerini bulan “eşitlik” ilkesine uyulması ve çalışma barışının sağlanması için, söz konusu ayrımcılığın kaldırılarak,  Eğitim –Öğretim Yılına Hazırlık Ödeneği bütün eğitim çalışanlarına verilmelidir. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı ile imzaladığımız Kurum İdari Kurulu kararı da bulunmaktadır. Bakanlık bu kararı hayata geçirmek adına bugüne kadar bir çalışma ortaya koymamıştır. Bununla ilgili verilen kanun teklifinin bir an önce yasalaşması için gerekli çalışma yapılmalıdır.

 

18- Kadrolu öğretmenlerle, sözleşmeli öğretmenler aynı haklara sahip olduğu söylense de bunlar arasında ciddi farklılıklar vardır. Öncelikli talebimiz; tüm sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesidir. Bu hususta,  “Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirileceği.” sözü bir an önce yerine getirilmelidir. Bu süreçte, sözleşmeli öğretmenlerin atama, yer değiştirmeleri,  görevde yükselmeleri ve diğer özlük hakları kadrolu öğretmenler gibi olmalıdır. 

 

19- Görev bekleyen 320 bin öğretmen adayının umutları tükenmeden atanmaları sağlanmalıdır. Şu anda 150 bin öğretmen ihtiyacımız göz önüne alınarak yeni bir öğretmen istihdam politikası belirlenmelidir. Sözleşmeli, ücretli ve vekil öğretmen görevlendirilmesi uygulamasına son verilmelidir.

 

20- Eğitim çalışanlarının bir bütün olduğundan hareketle, hizmetli, memur, teknisyen vb. personelin görev tanımları bir an önce yapılmalı, atama ve yer değiştirmeleri konusunda bir yönetmelik çıkarılmalıdır. Bu personelin özlük hakları yeniden değerlendirilerek emsali olan diğer bakanlıklarda çalışan personelin faydalandığı ekonomik ve sosyal haklardan yararlanmaları sağlanmalıdır. Söz konusu personelin fazla çalışma süreleri, izne çevrilmek yerine,  fazla çalışma ücreti ile değerlendirilmelidir.

 

21- Hizmetli, memur v.b. çalışanlarla ilgili “Görevde Yükselme Sınavı” yapılarak, çalışanların mağduriyetleri önlenmelidir.

 

22- Giyim yardımları günün şartlarına göre yeniden belirlenerek, nakit olarak çalışanlara ödenmelidir.

 

23- Değişik bakanlıklardan Milli Eğitim Bakanlığı’na geçen Sağlık Meslek Lisesi, Turem ve Tarım Meslek Liseleri’nin yönetici ve öğretmenleri her yönden hak kaybına uğramıştır. Bu çalışanların gasp edilen özlük ve sosyal hakları iyileştirilerek, iade edilmelidir.

 

24- Okul ihtiyaçları bütçeden karşılanmalı, veli ile okul yönetimi karşı karşıya getirilmemeli, öğretmen tahsildar olmaktan kurtarılmalıdır. Okullarımızın fiziki yapısı çağdaş standartlar ve öğrenci ihtiyacı göz önüne alınarak dizayn edilmelidir.

 

25- Okullarımızda şiddet ve kötü alışkanlıkların önüne geçilmesi için kültürel, sportif etkinliklere ağırlık verilmeli, bununla ilgili her türlü tedbir alınmalıdır. Bu anlamda okullarda yapılan egzersiz çalışmalarının oranı artırılmalıdır.

 

26- İlköğretim Müfettişlik mesleği ile ilgili yapısal değişikliğe ihtiyaç olduğu gerçeğiyle bu yönde yapılan çalışmalar bir an önce sonuçlandırılmalıdır.

 

27- 657 Sayılı Kanun’un 4/C maddesi hükmüne göre istihdam edilen geçici personel, kamuda süreklilik arz eden ve memurlar eliyle yürütülmesi gereken görevleri icra etmektedirler. Bu çalışanların kadroya geçirilerek, devlet memurlarıyla aynı haklara sahip olması için 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/C maddesinde gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Yargı kararları göz önünde bulundurularak 4/C kapsamında çalışan personelin Sendikalara üye olmaları sağlanmalıdır.

 

28- 657 sayılı DMK’nun 4/C maddesi kapsamında görev yapan personele özür grubu atama dönemlerinde eş durumu özrü hakkı tanınmalıdır. Kadrolu görev yapan personel gibi 4/C’li çalışanlarında eşlerinin yanında görev yapabilmeleri için gereken düzenlemelerin acilen yapılması gerekmektedir.

 

29- 2006/2 sayılı Kurum İdari Kurulu tekliflerimizin ek dersler başlıklı bölümde “Okul yöneticilerinin haftada 6 saat derse girme zorunluluğu kaldırılıp, eski uygulamaya devam edilmelidir”  

 

 Kamuoyuna saygı ile duyurulur.