YÜREĞİNİZ YETİYORSA KIYAFET SERBESTİYETİ İÇİN YÖNETMELİĞİ DEĞİŞTİRİN

 

GENEL BAŞKAN KONCUK;

“YÜREĞİNİZ YETİYORSA GETİRİN KIYAFET SERBESTİYETİ GETİREN YÖNETMELİK DEĞİŞİKLİĞİNİ DESTEKLEMEYEN NAMERTTİR!”

 

İstanbul 2 ve 6 No’lu Şubeler tarafından düzenlenen Genişletilmiş Temsilciler Kurulu Toplantısı’na katılan Genel Başkan İsmail Koncuk, Hükümeti samimi davranmaya davet ederek, kamu çalışanlarının kıyafet serbestiyetini sağlayacak yönetmelik değişikliğini yapmasını istedi.

İstişare Toplantısına Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Talip GEYLAN, Genel Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Cengiz KOCAKAPLAN ve İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Hanefi Bostan da iştirak ettiler.

Şube Başkanları Halil İbrahim Çakmak ve Sami Çelik’in konuşmalarından sonra kürsüye gelen Koncuk, suni gerilimler yaratarak toplumu kutuplaştırmanın ülkeye fayda getirmeyeceğini savunarak, “Kimsenin, orta oyunu şovlarıyla kamu çalışanlarını oyalamaya ve kandırmaya hakkı yoktur. Bugün devlet memurlarının ne giyeceğini ne giymeyeceğini belirleyen hüküm, Bakanlar Kurulu Kararıyla yayınlanan, Kamu Kurum Ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık Ve Kıyafetine Dair Yönetmelik’tir. Bu yönetmelikte yapılacak düzenlemeyle kamudaki başörtüsü sorunu ortadan kaldırılabilecektir. En tartışmalı konularda bile fütursuzca radikal manevraları yapmakta en ufak tereddüt göstermeyen Hükümetimizin, mevzuatın kendisine verdiği bu derece basit bir yetkiyi kullanmaktan geri durması çok manidardır. ‘Efendim biz bu konuyu Anayasa’da geri dönülemez şekilde halledeceğiz’ gibi bir mazereti de kabul etmiyoruz. Bu düzenleme için ne yasa ne de Anayasa değişikliğine ihtiyaç yoktur. Buradan ilan ediyoruz; Hükümet, ilgili yönetmelikte gerekli değişikliği yaparak, kamuda yaşanan bu problemi ortadan kaldırma teşebbüsünü sergilesin desteklemeyen namertir! Yok, ben bu sorunu şimdi çözmeyeceğim, başörtüsünü referandumda bir manivela olarak kullanacağım, bu sayede diğer başka emellerimi de gerçekleştireceğim deniyorsa o başka! Türk Eğitim-Sen olarak kutsallarımızın istismar edilmesine ve siyasi kamuflaj vasıtası olarak kullanılmasına şiddetle karşıyız.” Şeklinde konuştu.

 

Bizim De Ülkemizin De Sağlam Şahsiyetli ve Yüksek Karakterli İnsanlara İhtiyacı Vardır.

 

Sendikacılığın ahlaki derler doğrultusunda yapılan bir faaliyet olduğunu söyleyen Genel Başkan Koncuk, haksızlıklar karşısında susmayan ve cesaretle haksızlıkların üzerine giden erdemli bir mücadelenin mensubu olduklarını ifade etti. Türk Eğitim-Sen’in her zaman doğruları söyleyen bir sendika olarak farkını ortaya koyduğunu belirten Koncuk, “Hiçbir zaman eğitim çalışanlarını kandırmadık, onları doğru olmayan bilgilerle yanıltmadık. Eğitim çalışanlarını ilgilendiren her konuya muhatabımız kim olursa olsun müdahil olduk. Sendikamız, ilkeli duruşuyla her kesimin saygısını kazanan muteber bir kuruluş olarak hak ettiği bir seviyede yerini almış bulunmakta. İşte bu sayede de hep büyük olduk. Şükürler olsun ki, hiçbir zaman küçülme korkusu yaşamadık. Gücümüzü, yalnızca üyelerimizden aldığımız için, ‘Ağababalarımız giderse halimiz nice olur’ diye korkarak ve kabuslar görerek yatağımıza yatmadık. Böyle bir teşkilatın Genel Başkanı ve mensubu olmaktan gurur duyuyorum” dedi.

Türk Eğitim-Sen’in bugünlere gelmesinde emeği olan temsilcilere çalışmalarından dolayı teşekkür eden Genel Başkan Koncuk, sendikanın her geçen zaman daha da büyüyerek yoluna devam ettiğini belirterek “Sizlerden isteğim, sendikal mücadelemizde ahlaki duruşumuzu muhafaza etmenizdir. Biz aynı zamanda kamu çalışanların şahsiyetini koruma mücadelesi veriyoruz. Birilerinin yaptığı gibi, kimsenin şahsiyetini ezerek, karakterini un ufak ederek üye yapmayın. Bizim de ülkemizin de sağlam şahsiyetli ve yüksek karakterli insanlara ihtiyacı vardır. Eğitim çalışanları, ikbal beklentisi ya da korkusuyla değil; bize inanarak bize güvenerek üye olsun.” Şeklinde çağrıda bulundu.