YENİ HUKUK KARMAŞASI

2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda önemli değişiklikler yapmıştır. Söz konusu düzenlemeler Kanun'un yayım olan 28 Haziran 2014’te yürürlüğe girmiştir.

Yasa değişikliği ile birlikte uyuşmazlıkların çözümünde üç dereceli yargılama esası içeren yeni sistem getirilmiştir. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde, karar veren  mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilecektir. Bölge idare mahkemeleri istinaf mercii olarak yasada belirtilen konularda temyiz yoluna gidilmeden önce zorunlu bir kanunun yolu olmaktadır. Kısacası, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı doğrudan temyiz yoluna gidilememektedir.

            Ancak; yeni düzenleme ile birlikte konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvuruda bulunulamamaktadır.  Bu durumda aynı dava konusu hakkında her bir idare mahkemesinin vereceği karar kesin olduğundan verilen kararlar birbirinden farklı olacaktır. Bir idare mahkemesinin reddettiği dava başka bir idare mahkemesince kabul edilebilecektir.

Konusu, 5.000 TL ila 100.000 TL arasında bulunan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları için ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna başvurmak mümkün olmakla birlikte, istinaf incelemesi sonucunda verilecek karara karşı temyiz yoluna başvurulması mümkün değildir. Yine, istinaf mahkemelerinin her biri farklı kararlar verecek, aynı konu hakkında içtihat niteliğinde bir karar verilemeyecektir. Kişiler dava açarken istinaf mahkemelerinin konuya bakış açısına göre hak arayışına girecektir.

            Konusu 100.000 TL'yi aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları için ise ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurmak ve istinaf incelemesi sonunda verilecek karara karşı ise temyiz yoluna başvurmak mümkün olacaktır.

İdare ve vergi mahkemelerinin tüm kararları yukarıda söz edildiği üzere temyize konu edilemeyecektir. Örneğin, idare ve vergi mahkemelerinin belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları, müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları, Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar temyize konu edilebilecektir. Yasal değişiklikler ileride hatır kararlarının alınmasına, kişiye göre uygulama yapılması sonucunu doğuracaktır. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarının yasada sayılanlar hariç temyize konu edilmemesi birbirinden farklı kararların alınmasına neden olacaktır.

Yine anılan yasa değişikliği ile birlikte Danıştay'ın temyiz incelemesi üzerine tesis ettiği kararlara karşı başvurulabilecek kanun yollarından birisi olan karar düzeltme yolu kaldırılmıştır.

Kişilerin idare ile olan itilaflarına bakmakla görevli olan idare mahkemelerinin yargılama usullerinde yapılan bu değişiklikler ileride birçok memurun ihtilaflarını çözümsüz bırakacaktır. Temyiz yolu kapalı olan davalarda istinaf mahkemeleri arasında birbiri ile çelişkili kararların alınması sıkça görülecek bir durum olacaktır. Danıştay kararları yerel mahkemelerin aldığı kararlara yön vererek herkese aynı kararının verilmesini güvence altına alırken artık bu söz konusu olmayacaktır.

CHP yetkilileri tarafından yapılan değişikliklerin Anayasa Mahkemesine taşınacağı ile ilgili sendikamıza bilgi verilmiştir. Uygulamada bir çok sıkıntıyı beraberinde getirecek olan değişikliklerin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali gerekmektedir.

 

                                                                              Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi