GENEL BAŞKAN’DAN ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI’NA ”UZMANLIK” MEKTUBU…

 

 

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 43. maddesi ile 14.07.1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 152. maddesinde değişiklik yapılmasına dair 5204 Sayılı Kanunun 1. maddesiyle, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 43. maddesinin üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere yedi fıkra eklenerek öğretmenlik mesleğinin kariyer basamaklarına ayrılması esası kabul edilmiş ve 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanununun 43 üncü maddesi ile 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152’nci maddeleri dayanak alınarak çıkarılan Öğretmenlik Kariyer Basamaklarında Yükselme Yönetmeliği’nin “Sınavdan muaf olan adayların başvurularında aranacak şartlar” başlıklı 9. maddesi;

“Alanında veya eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlayanlar, öğretmenlik kariyer basamaklarında yükselme sınavından muaftır.

Sınavdan muaf bulunanların kariyer basamaklarında yükselmelerinde, eğitim-öğretim hizmetleri sınıfı kadrolarında bulunan öğretmenlerden adaylık dönemi hariç başvuru süresinin son günü itibarıyla;

a) Alanında veya eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans öğrenimini tamamlayanlardan uzman öğretmenlik için öğretmenlikte 7 yıl,

b) Alanında veya eğitim bilimleri alanında doktora öğrenimini tamamlayanlardan başöğretmenlik için öğretmenlikte 7 yıl kıdemi bulunmak şartı aranır.” şeklinde düzenlenmişti.

Anayasa Mahkemesi 2004/83 E., 2008/107 K. Sayılı ve 21.05.2008 tarihli kararı ile 5204 Sayılı Kanun’un 1. maddesinde yer alan “alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlamış olanlardan uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik için aranacak kıdem”….yönetmelikle düzenlenir. ” ibaresini iptal etmiş ve bu konudaki Anayasa Mahkemesi kararı 18.03.2009 tarih ve 27173 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış ve Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra 18.03.2010 tarihinde yürürlüğe girmişti.

Anayasa mahkemesi kararında yönetmeliğe bırakılan "sınava katılacaklarda aranacak en az çalışma süresi", "alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlamış olanlardan uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik için aranacak kıdem,", "branşlar temelindeki uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sayıları," ve "ile diğer hususlar" ibareleri kariyer basamaklarında yükselme hakkından yararlanabilmeye ilişkin olduğu için Öğretmenlik Kariyer Basamaklarında Yükselme Yönetmeliğinin 9. maddesinde öngörülen düzenlemeler de Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girdiği 18.03.2010 tarihinden itibaren kendiliğinden hükümsüz kalmıştı.

Milli Eğitim Bakanlığınca; Anayasa Mahkemesinin kararı uyarınca düzenleme yapma konusunda faaliyet gösterilmediği gibi, yasa gereği yılda bir kez yapılması gereken sınav yaklaşık 8 yıldır yapılmayarak eğitim çalışanları mağdur edilmeye devam edilmektedir. Bu konuda halen kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılmadığı için  binlerce kişi verilmeyen bu hakkı zaruretten dolayı yargı mercileri kanalı ile almaya çalışmıştır. Ortada yasal bir boşluk olmasına rağmen  yasa koyucu  bu boşluğu doldurmak adına faaliyette bulunmak yerine yıllarca sessiz kalmayı tercih etmiş ve halen de sessizdir. Bu arada Danıştay  2. Dairesi tarafından açılan davalar hakkında kişilerin lehine olacak şekilde binlerce karar verilmiş ve yine binlerce kişi yüksek mahkeme kararlarına güvenerek dava açmış ve gelinen noktada  yıllarca Danıştay 2. Dairesince verilen lehe kararların aksine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28.03.2013 tarih, 2010/239E sayılı, 2013/1123K sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında oluşan boşluğun yargı içtihadıyla doldurulamayacağına, bu nedenle de sadece sınavdan alınan nota göre başarı sıralaması yapılmasına hukuken olanak bulunmadığına karar vererek, mahkeme kararı ile uzman öğretmen olunamayacağına karar vererek hukuki yolları olumsuz olarak kapatmıştır.

Anayasa Mahkemesinin verdiği karar doğrultusunda yasal düzenleme yapmayan idarenin yarattığı mağduriyetlerle ilgili olarak Genel Başkanımız İsmail KONCUK, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim KILIÇ, TBMM Başkanı Cemil ÇİÇEK ve Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL’e hitaben mektup yazarak, sürece müdahil olmalarını ve  mağduriyetleri giderici adımların atılmasını istedi.

Genel Başkanımızın Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim KILIÇ’a yazdığı mektup için tıklayınız 

Genel Başkanımızın TBMM  Başkanı Cemil ÇİÇEK’e  yazdığı mektup için tıklayınız 

Genel Başkanımızın Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL’e yazdığı mektup için tıklayınız