ÖĞRETMEN ATAMALARI YETERSİZ, SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİĞE HAYIR!
Milli Eğitim Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, resmi eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak amacıyla 2008-2 atama döneminde (Ağustos-2008) 14.000 kadrolu, 10.000 sözleşmeli olmak üzere toplam 24.000 öğretmen ataması gerçekleştireceğini belirtti.

Öğretmen açığının kapatılması için yapılacak bu atamalar oldukça yetersizdir. Zira yılda 20 bin, 30 bin öğretmen ataması yaparak, mevcut açığı gidermek mümkün değildir. Türkiye’de ataması yapılmayan ve işsizlik kıskacında çırpınan 200 bin’e yakın öğretmen adayı bulunmaktadır.

Üstelik Bakanlığın öğretmen açığını giderebilmek için sözleşmeli öğretmen çalıştırması hakka ve hukuka aykırıdır. Geleceğe güvenle bakamayan, iş güvencesinden yoksun, hiçbir hak iddia edemeyen, tayin, atama, görevde yükselme gibi haklardan mahrum kalan öğretmenleri istihdam etmek milli eğitim sistemimizde kapanması zor yaralar açmaktadır.

Emir kulu orduları yaratmak adına sözleşmeli öğretmen alımı yapan Bakanlık; eğitimde kalitenin düşmesine, nitelikli iş gücünün istihdam edilememesine ve sözleşmeli kölelik anlayışının hakim kılınmasına yol açmaktadır.

Türk Eğitim-Sen kadrolu öğretmen dışındaki istihdam türlerine tamamen karşıdır. İnsan yetiştirmek gibi ulvi bir amacı olan öğretmenlik mesleğinin bu denli ayaklar altına alınması eğitim camiamızda infial uyandırmaktadır. Şayet amaç, milli eğitimde özelleştirmenin önünü açmaksa bu büyük bir skandal olacaktır.

Öğretmen açığını giderebilmek için Bakanlığın sözleşmeli öğretmen ataması yapmasını, öğretmenleri ücretli, vekil öğretmen olarak çalıştırmasını Türk Eğitim-Sen olarak protesto ediyoruz.

Bugün sözleşmeli öğretmenlik dışında 300-400 YTL alan, yani yüz kızartıcı ücretlerle çalıştırılan öğretmenlerimiz de bulunmaktadır. Bu, Türkiye’nin ayıbıdır. Bu ayıba neden olan Milli Eğitim Bakanlığı’na öneride bulunmak istiyoruz: “Eğitim süreklilik isteyen bir iştir. Bu nedenle geçici olarak istihdam edilen personelden hiçbir şekilde verim alınamaz. Bu uygulamada kamu yararı yoktur ve sözleşmeli öğretmen alımı büyük hak kayıplarına yol açmaktadır. Dolayısıyla mevcut sözleşmeli öğretmenler bir an önce kadroya geçirilmeli ve sözleşmeli öğretmen alımı uygulamasına son verilmelidir. Aksi taktirde sorun daha da büyüyecek ve Türk milli eğitimimiz içinde bulunduğu cendereden çıkamayacaktır.

Ayrıca Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu öğretmenlerden ekonomik ve sosyal yönden bir farkı olmadığı konusunda sık sık açıklamalar yapmaktadır. Bu nedenle Sayın ÇELİK’e soruyoruz: “Eğer sözleşmeli öğretmenlerin, kadrolu öğretmenlerden farkı yoksa, o zaman neden sözleşmeli öğretmenleri de kadrolu öğretmen olarak atamıyorsunuz?

Üstelik öğretmenlerin bu şekilde atamasının yapılması 657 sayılı DMK’nın 4-B maddesine de aykırıdır. Çünkü Bakanlık bu uygulaması ile sözleşmeli öğretmenliği neredeyse asal atama haline getirmiştir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.