TÜRK EĞİTİM-SEN'DEN MEB'E DAVA

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK’un, 14.05.2010 tarihinde yaptığı basın açıklamasıdır.

 

TÜRK EĞİTİM-SEN, ÖĞRENCİLERİN YGS, LYS’YE HAZIRLANMAK İÇİN RAPOR ALIP, İZİNLİ OLMALARI HALİNDE ÖĞRETMENLERE EK DERS ÜCRETİ ÖDEMEYEN MEB’E DAVA AÇTI

 

Türk Eğitim-Sen, öğrencilerin YGS, LYS’ye hazırlanmak için rapor alıp, izinli olmaları ya da herhangi bir nedenle okula gelmemeleri halinde öğretmenlere ek ders ödemesi yapmayacağını belirten Milli Eğitim Bakanlığı’na dava açtı.

 

Türk Eğitim-Sen, 4 Mart 2010 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazarak, şöyle demişti: “Öğrenciler izin haklarını, Nisan ve Haziran aylarında yapılacak YGS ve LYS sınavları öncesinde ikişer haftalık dilimlerde ve toplu halde kullanabileceklerdir. Ancak bir sınıfa ait öğrencilerin hiçbirisi okula gelmese dahi o sınıfta dersi olan öğretmenler ders programları uyarınca okula gelmek ve okulda bulunmak zorundadır. Öğrencilerin bu esneklikten ötürü sınıfta bulunmadıkları için ders anlatamayan öğretmenlerin ek ders ücretlerinde kesinti yapılacağı endişesi sendikamıza iletilmiştir. Yoksulluk sınırı altında maaş aldıkları için ekonomik sıkıntılar içerisinde olan öğretmenlerimizin ek ders ücretlerindeki kesintiler mevcut ekonomik sıkıntıları daha da artırmaktadır. Ayrıca bu dönemde ek ders ücretinde kesinti yapılmaması ile ilgili yargı kararları da mevcuttur.”

 

Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, yazımıza “ilgi (b)kararın 16’ıncı maddesinde öğrencilerin herhangi bir nedenle okula gelmemeleri halinde ders görevlerini yerine getiremeyen öğretmenlerin bu sürelere rastlayan ders görevlerini yapmış sayılmaları yönünde herhangi bir düzenleme bulunmadığından, bu konumdaki öğretmenlerin fiilen yerine getirmedikleri ders görevlerini yapmış sayılabilmeleri mümkün bulunmamaktadır” şeklinde cevap vermiş ve öğretmenlerimizin bu anlatılan durumlarda ek ders ücretlerini alamayacakları belirtilmiştir.

 

ÖĞRETMENLERİN ÜCRET KAYBI 200 TL İLE 600 TL ARASINDA DEĞİŞİYOR

Lise son sınıfta okuyan öğrencilere tanınan devamsızlık hakkı nedeni ile öğretmenlerimize, “fiilen ders görevini yerine getirmiyor” denilerek, ek ders ücretleri ödenmemesi hem hakka ve hukuka aykırıdır, hem de öğretmenlerimizi cezalandırmaktır. Öğrencilerin toplam devamsızlık sürelerinin 45 güne ulaşabileceği göz önüne alındığında bu uygulama nedeniyle, öğretmenlerin aylık kaybı 200 TL ile 600 TL arasında değişmektedir. Teknik lisenin son sınıfına ders veren öğretmenlerin ise aylık kaybı 700 TL olacaktır. Bu nedenle Türk Eğitim Sen olarak, Bakanlığın ilgili yazısının iptali için dava açtık. Dava dilekçesinde şöyle denildi: “Eğitim kurumlarında son sınıfta okuyan öğrencilere Milli Eğitim Bakanlığı tarafından devamsızlık hakkı tanınmıştır. Bu hakkın verilmesindeki amaç; üniversite sınavına hazırlık sürecinde öğrencilerin ders çalışma verimliliğinin artırılmasıdır. Ancak öğrencilerin bu devamsızlık haklarının hangi tarihte kullanacakları hususunda net bir tarih belirlenmemiştir. Örnek olarak otuz kişi mevcudu olan bir sınıfta öğrencilerin bazıları Mayıs ayının ilk haftası devamsızlık hakkını kullanırken bazıları son haftası kullanabilmektedir.

 

Yani öğrenciler arasında devamsızlık hakkının kullanılmasına ilişkin net bir tarih söz konusu değildir. Son sınıfların derslerine giren öğretmenlerimizin hangi öğrencilerin derse gelip gelmediklerini öngörebilmesi de bu durumda mümkün görünmemektedir. Zaten hiçbir öğrenci gün itibari ile derse gelmese dahi bu durumu da öngöremeyeceğinden dolayı öğretmenlerimiz okula devam etmek durumundadırlar. Davalı idarenin fiilen ders görevini ifa etmekten anladığı ve buna bağlı olarak yaptığı yorum son derece isabetsizdir. Buna bağlı olarak da tesis edilen dava konusu işlem de hukuka aykırıdır.”

 

Saygılarımızla.