'ATANMIŞ REKTÖRLER FAYDA GETİRMEZ!'

Türk Eğitim-Sen ve Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK’un Yükseköğretimin yeniden yapılandırılması çalışmalarıyla ilgili yaptığı basın açıklaması metnidir:

 

“Yüksek Öğretim Kurulu tarafından, yüksek öğretimin yeniden yapılandırılmasına ilişkin çalışmalar yürütülmekte. Geçtiğimiz Cuma günü gerçekleştirilen YÖK toplantısında da gündeme alınan yapılandırma çalışmalarının kimi öngörüleri, basın aracılığıyla kamuoyu gündemine yansıdı. Öte yandan YÖK’ün 28–29 Eylül’de bir toplantı daha yaptıktan sonra yeniden yapılandırma taslağını kamuoyu ile paylaşılacağı ilan edildi.

 

Bu süreçte, üniversite çalışanlarının temsilcisi ve cesur sesi olan sendikamız etkin bir şekilde rol alacak ve özellikle üniversite çalışanlarının beklentileri doğrultusunda duruş sergileyecektir. Ancak, kamuoyuna yansıyan bilgiler çok sınırlı olmakla birlikte, bazı hususlarda kaygılar uyandırmıştır. Bundan dolayı taslak henüz yayınlanmamış olmakla birlikte, bu hususlarda ikazlarımızı yapmayı ve 28–29 Eylül’de yapılacak toplantıda oluşturulacak taslağın bu çekinceleri giderici şekilde hazırlanması gerektiğini ifade ediyoruz.

 

Özellikle Rektör seçimi hakkında öne sürülen iddialar kaygı vericidir. Rektörlerin seçimle değil, atama ile göreve geleceklerinin açıklanması dehşet vericidir. Hangi makamda olursa olsun bir göreve atamayla gelenlerin, kendilerini atayan makamlardan başka hiçbir kişi ve kuruma karşı sorumluluk hissetmeyeceği aşikârdır. Oysaki Rektörlük görevini yüklenenlerin üniversiteye ve bütün üniversite çalışanlarına karşı sorumluluk hissetmeleri gerekmektedir. Bundan dolayı sendikamız, yıllardır Rektör seçiminin eksiklerini dile getirmekte; rektörlerin, bütün üniversite çalışanlarının katılımıyla ve geniş yelpazeli bir seçim süreciyle göreve gelmeleri gerektiğini savunmaktadır. Bu gerçekten hareketle, rektörlerin hangi usulle olursa olsun atamayla değil, mutlaka seçimle göreve gelmeleri sağlanmalıdır. Ayrıca seçimlerde en çok oy alan adayın Rektör olmasına engel olabilecek mevcut uygulamalara mesnet olan hususlar da mevzuattan mutlaka kaldırılmalıdır.

 

Demokrasinin beşiği olan/olması gereken üniversitelerimiz, demokrasinin asgari standardı olan seçim usulünden uzak bırakılmamalıdır. YÖK’ü bu anlamda telafisi mümkün olmayacak hatalardan uzak durmaya; üniversitelerimizi, katılımcılığın ve demokrasinin örneği olacak uygulamaların yaşandığı kurumlar haline getirmeye davet ediyoruz.”