EMEKLİ MİLLETVEKİLİ ZAMMINA CUMHURBAŞKANI’ NDAN VETO

Emekli milletvekillerinin maaşlarına yapılan zam kamuoyunda büyük tepki görmüştü. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen de Türkiye’nin dört bir yanında yaptığı çeşitli eylemlerle bir gecede emekli milletvekillerinin maaşlarına yapılan zammı protesto etmiş, bunun toplum vicdanını yaraladığını vurgulamıştı.

Konfederasyonumuz ve sendikamız işçinin, memurun, asgari ücretlinin, emeklinin zamlardan cüzdanı yanarken, işsizlik yıldan yıla artarken, gelir dağılımındaki adaletsizlik büyürken, öğretmenlerin, akademisyenlerin ve diğer çalışanların maaşları yerinde sayarken, çalışanlar yüzde 3’lük zam oranlarına mahkûm edilirken; emekli vekillerin maaşlarında alelacele yapılan düzenlemenin siyasi etikle bağdaşmadığını tüm kamuoyuna ilan etmiş,  Genel Başkanımız İsmail Koncuk da yaptığı açıklamalarda, Cumhurbaşkanı’ndan Meclis’ten jet hızıyla geçen emekli milletvekillerinin maaşlarına zam yapılmasını öngören yasayı veto etmesini istemişti.

Eylemlerimiz sonuç verdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, emekli vekillerin maaşlarını yüzde 100’e yakın oranda artıran düzenlemeyi veto etti. Köşk’ten yapılan açıklamada, zammın gerekçesinin anlaşılamadığı ve zammın kamu vicdanını rahatsız ettiği vurgulandı.

Söz konusu Anayasa değişikliğine ilişkin Anayasa Komisyonu Raporu’nda, yasama organı üyelerinin, siyaset kurumunun yapısı ve uzun süreci içinde saygınlıklarını emeklilik dönemlerinde de sürdürmek durumunda oldukları ve milletvekilliğinden sonra da toplumsal sorumluluklarının devam ettiği; siyasetin ve milletvekilliğinin sadece ekonomik durumları yüksek düzeyde olanların uğraş alanı olmaktan çıkarılması amacıyla da milletvekillerinin ve emeklilerinin durumlarının bir bütünlük içinde ele alınmasının gerektiğinin belirtildiğine yer verilen iade gerekçesinde şunlar kaydedildi: “On sene önce yapılan söz konusu Anayasa değişikliğine rağmen bunun gerektirdiği yasal düzenlemelerin gerçekleştirilememesi sebebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ve hatta Başkanlarının emekli aylıkları arasında önemli farklılıklar oluşmuştur. İncelenen Kanunla 5510 sayılı Kanun’un 43. maddesinde yapılması öngörülen değişikliğin, Anayasanın 86. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle yasama organına tanınan düzenleme yetkisi çerçevesinde gerçekleştirildiği ve bu suretle, emekli milletvekillerinin aldığı aylıklar arasındaki eşitsizliğin giderildiği anlaşılmakta ise de çerçeve 16. maddeyle 5510 sayılı Kanun’a eklenmesi öngörülen geçici 38. maddenin birinci fıkrasında, 43. maddede yapılan değişiklikle Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve dışarıdan bakanlık görevlerinde bulunanlara veya bu görevleri herhangi bir sebeple sona erenlere ödenecek emekli aylığının belirlenmesine esas yüzde 42′lik oranın 31 Aralık 2020 tarihine kadar yüzde 60 olarak uygulanacağının hükme bağlanmasının gerekçesi anlaşılamamıştır. Yasama organının söz konusu oranların belirlenmesi konusunda takdir yetkisi bulunmakla birlikte, emekli aylığının belirlenmesine esas olan oranın sekiz yıllık bir süre için yüksek oranda artırılarak uygulanmasının kamu vicdanında da rahatsızlığa yol açtığı görülmektedir. Bu sebeple, incelenen Kanunun çerçeve 16. maddesinin yeniden değerlendirilmesinde yarar görülmektedir.”

Şimdi gözler TBMM’de. Umuyoruz ki başta iktidar partisi olmak üzere tüm siyasi partilerimiz konuyla ilgili artık daha hassas davranırlar.  Milletvekillerinden talebimiz, halkın vekili olduğunu unutmamalarıdır. İnsanlarımız zam sağanağına tutulurken, hayat şartları giderek pahalanırken, çalışanlar kemer sıkarken; milletvekilleri kendi derdine düşmemeli, milletiyle kopuk yaşamamalı, milletin derdine ortak olmalıdır. Devlet adamlığı bunu gerektirir. Bu noktada; milletvekillerinin aynı hataya tekrar düşmeyeceğine inanıyoruz.

TÜRK EĞİTİM-SEN GENEL MERKEZİ