KAPALI KAPILAR ARDINDA NELER DÖNÜYOR?

GENEL BAŞKAN İSMAİL KONCUK NABİ AVCI’YA “KAPALI KAPILAR ARDINDA NELER DÖNÜYOR?” DİYE SORDU

Milli Eğitim Bakanlığı sırlar bakanlığı haline geldi. Beceriksiz yönetim anlayışı MEB’i neredeyse üretme zorluğu çeken bir bakanlık haline getirdi. Çok küçük tedbirlerle çözülecek problemleri dahi çözme iradesi göstermekte zorlanan  Milli Eğitim Bakanlığını, adeta görünmez bir el hareketsiz bırakmıştır.

Bakan Nabi AVCI oturarak bakanlık yaparken, MEB’in yaşadığı problemlere çok uzak kalmıştır. MEB, elbette önce Bakandan sorulur ama MEB müsteşarı ve İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü de MEB’in hareket kazanmasında büyük sorumluluk taşımaktadır. Bugüne kadar, bu iki makamdan, dişe dokunur bir gayret gören herhalde yoktur.

Öğretmenleri ilgilendiren, hizmetli, memur, teknisyen gibi eğitim çalışanlarını ilgilendiren yönetmelikler hala yayınlanamamıştır. Yönetici atamaları, ucube yönetmelik değişmediği için yapılamamış, görevde yükselme sınavları yılan hikayesine dönmüştür.

2010 yılında KPSS hırsızlığı sebebiyle geç atanan öğretmenler feryat etmekte, MEB’den ses çıkmamaktadır. Puanlarıyla kadroya geçen sözleşmeli öğretmenler bas bas bağırmakta, MEB’den bir açıklama gelmemektedir. Eş, sağlık, öğrenim özrü sebebiyle nasıl bir yol takip edileceği hala belirsizliğini sürdürmekte, MEB ise bu konuda duvar gibi duyarsızdır.

Öğretmenlerin atama ve yer değiştirme yönetmeliği delik deşik olmuş, MEB yeni bir yönetmelik yayınlayamamıştır.4+4+4'lük köhne sistemin yarattığı arızalar karşısında, çözümü bilmeyen, teklif edilen çözüm yollarını elinin tersiyle iten bir MEB bulunmaktadır.

Geçici yönetici görevlendirmekten, yandaş şube müdürü görevlendirmekten başka bir iş yapmayan, koskoca Milli Eğitim Bakanlığı, traji komik bir görüntü içinde, kör topal yoluna devam etmektedir. Tüm eleştirilere kulaklarını tıkayan, eğitim çalışanlarının taleplerini görmezden gelen MEB’in bu anlayışla ne kadar dayanacağı merak konusu haline gelmiştir.

Zaman zaman sohbet ettiğimiz MEB bürokratlarının bir kısmı, yönetmelik çalışmalarından haberdar olmadığını söylemekte, kimler tarafından çalışma yapıldığından haberdar olmadıklarını ifade etmektedirler. Yönetici atama yönetmeliği ne oldu diye sorduğumuzda, yönetmelik yayınlandı, başka bir çalışma var mı, hiç bilgim yok diyen bu insanlar, esasen, bu çalışmanın tam göbeğinde olması gereken insanlardır. Bu çalışmaların içinde olması gereken insanlar yapılan çalışmalardan haberdar değilse, bu çalışmaları kimler yapmaktadır, ya da yapılan bir çalışma bulunmamakta, kamu oyu mu oyalanmaktadır? Ya da ilgili bürokratlar bu işin dışında bırakılarak, alternatif, gizli bir çalışma grubu mu oluşturulmuştur?

Türk Eğitim Sen olarak, Milli Eğitim Bakanı Nabi AVCI’ya tavsiyemiz, siz, ya da sizin adınıza kim yapıyorsa yapsın, KAPALI KAPILAR ARDINDA ÇALIŞMA yapma hastalığından Milli Eğitim Bakanlığını kurtarın, bu hastalıktır ki, eğitim çalışanlarının huzurunu kaçırmış, motivasyonlarını düşürmüştür. Böylesine bir çalışma yönteminin Türk milli eğitimine bir yarar sağlamadığı çok açıktır.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’yı, yaşanan problemlere duyarlı olmaya, şeffaf olmaya davet ediyoruz. Kariyeriniz, ünvanınız ne olursa olsun, bu eğitim çalışanları ile başarılı olmak zorundasınız. O halde, temel hedefiniz, bu insanların ekonomik ve sosyal problemlerini bir an önce çözmek olmalıdır. Bugüne kadar ortaya koyduğunuz uygulamalar, geleceğe dair hiç de umut vermemektedir. Sorunların üzerinde oturan bir milli eğitim bakanı olmak değil, esas olan, sorunları çözen, bu doğrultuda irade beyan eden bir bakan olmaktır.

TÜRK EĞİTİM SEN GENEL MERKEZİ