YÖNETMELİK VE MEB'İN BECERİSİ


MEB Yönetici Atama Yönetmeliği bir türlü yayınlanamadı. Müsteşar Yusuf Tekin, “Bir de arkadaşlar evet haklısınız yönetici atama yönetmeliği maalesef gerekli bürokratik süreç henüz tamamlanmadı. Biz metni hazırladık, bu konudaki gecikme bizden kaynaklanmıyor ama özür diliyorum. En kısa zamanda yayınlanacak inşallah.” açıklamasını yaptı. Müsteşar Yusuf Tekin’in, “Ne yapalım elimizden bir şey gelmiyor.” anlamındaki açıklaması, akla Nasrettin Hocanın meşhur fıkrasını getiriyor, “Aklıma bir şey gelmiyor, diyen Hocaya, cemaatten birinin, kürsüden inmek de mi aklına gelmiyor, cevabı gibi.

O halde sormak lazım, hadi bir yönetmeliği yayınlatmaya müsteşarın gücü yetmedi, peki, Bakan Nabi Avcı ne iş yapıyor? Eğitim camiasının uzun zamandır dört gözle beklediği ve gerçekten ihtiyacımız olan bir yönetmeliği dahi yayınlatmayı beceremiyorsa, bir bakan neyi becerebilecektir, diye sormak eğitim çalışanlarının hakkı olsa gerektir.

Esasen, yönetici atamalarının il içi, iller arası tayinlerden önce yapılması akla en uygun olanıydı. Çünkü, yeni yöneticilerin oluşması demek, norm kadroda yeni değişiklikler anlamına gelecektir. Buna, bir de, aylardır atama bekleyen yönetici adaylarının kaybettiği zamanı eklerseniz MEB’in beceriksizliğinin ne anlama geldiği daha iyi anlaşılacaktır.

MEB, 2009 yılından bu yana problemsiz işleyen bir yönetmeliği ortadan kaldırarak, en büyük hatayı yapmıştır. Tamamen adil olan bu yönetmelik sebebiyle, istediği kadrolaşmayı yapamayan MEB ve yandaş sendika, el birliği ile valilere üç kişiden birini atama yetkisi veren, mülakata dayanan ucube yönetmeliği yayınlamış, ardından, gösterilen tepkiler, Türk Eğitim Sen’in MEB önünde yaptığı eylem sonucunda geri adım atmış, ama mülakat ısrarını sürdürmüştü.

Son yayınlanan taslak yönetmeliğe yönelik hem eğitim çalışanları hem de sendikamız görüşlerini bildirmiş, ancak yönetmelik bugüne kadar yayınlanamamıştır. Dolayısıyla, yönetmelik konusundaki gecikme bizden kaynaklanmıyor, diye savunma yapan, Sayın Müsteşarın, Milli Eğitim Bakanlığını taca atmaya çalışması kabul edilemez. Bu gerekçe kabul edilemeyeceği gibi, aksine, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın, ne kadar etkisiz bir bakan olduğunu da gözler önüne sermektedir. MEB Müsteşarı Sayın Yusuf Tekin, bilmeyerek de olsa, MEB’in ve Sayın Nabi Avcı’nın yönetmeliği yayınlatmadaki acziyetini de, ifşa etmiştir.

Ülkemizdeki tüm bakanlıklarda, başta da Milli Eğitim Bakanlığında geçici görevlendirmeler alabildiğine yapılmaktadır. Başta şube müdürlüğü görevlendirmeleri olmak üzere, bir çok okulda kurucu, ya da geçici okul müdürleri, geçici müdür yardımcıları bulunmaktadır. Kuralsızlığın, kural haline getirildiği bir başka devir hatırlamak mümkün değildir. İnsanların ötekileştirildiği, illa benim adamım makam ve mevkilere gelsin de ne olursa olsun anlayışı köhne olduğu kadar hastalıklı bir anlayıştır.

MEB ve Sayın Nabi Avcı bir an önce harekete geçmeli ve MEB’i bir yönetmelik dahi yayınlatamayan bir bakanlık olmaktan kurtarmalıdır. Çıkarılacak yönetmelik te ise, eğitim çalışanlarının genel kararı üzerine, mülakat asla olmamalıdır.

TÜRK EĞİTİM SEN GENEL  MERKEZİ