İRADELERİYLE BİRŞEY YAPAMAYANLAR DİLLERİYLE PİSLİK ATIYORLAR
En son Muş ilinde kendi kalıbına bakamadan, kendi düştüğü acziyeti görmeden karalama maksatlı, boyundan büyük açıklamalar yapan,  güya sendikanın güya sendikacısı, genel sekreteri aşağıdaki linkte izleyeceğiniz lafları etmiştir.

Dar ve küçük ortamlarda mangalda kül bırakmayan, herhangi bir Türk Eğitim-Sen yöneticisi veya üyesi karşısında dut yemiş bülbüle dönen bu şahsın kapasitesini ve kişiliğini bildiğimiz için laflarını kendisine yakıştırıyor ve normal karşılıyoruz.

Ancak;
Bu kerameti kendinden menkul şahısın, gerek toplu görüşmelerde gerekse Kurum İdari Kurullarında dik duruşuyla, kazanımlarıyla eğitim çalışanlarının takdirini toplayan, eğitim çalışanlarının hakları için yüzlerce dava açıp kazanan Türk Eğitim-Sen’ e dil uzatmasına, sırf eğitim çalışanlarını bilgilendirmek adına birkaç sözümüz var.

Bu sendikacı geçinen şahıs, kendi konfederasyon başkanının çıkıp, bazı bürokratlar tarafından işletildiğinin farkına varamayacak bir aymazlık içerisinde “Ben hükümetle görüştüm, memura %25 zam yapacaklar” şeklinde açıklama yaptığını, memuru açılığa mahkum eden toplu görüşme tutanaklarının altına biz değil, bir tek kendi konfederasyonunun imza attığını, bu konuda kapalı kapılar ardında iktidarla el sıkıştıklarını, memurları M. Ali Şahin’e nasıl pazarladıklarını unutmuş görünüyor, bundan hiçbir ahlaki kaygı duymuyor.

Aynı şahıs şu an eğitimcilerin tayin istemesinin önünde engel olan 30 Eylül tarihinin ileriye alınmasının sebebi olduklarını, eğitim çalışanlarını Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte nasıl mağdur ettiklerini de unutmuş görünüyor.

Eğitim çalışanları adına bir tek hukuki mücadele örneği olmayan bu kaliteli(!) güruhun, kaliteli(!) yöneticisi şahsa Türk Eğitim-Sen internet sitesindeki Hukuk Mücadelemiz kitabını ve çalışma istatistiklerimizi inceleyip biraz ibret ve ders almasını tavsiye ediyoruz.

Eğitimcilere idarecilik sözü, tayin sözü v.b. palavra ve aldatmacılığı sendikacılık belleyen bu zavallı şahıs ve diğerleri için Kelkit ilçesindeki Eğitim Bir-Sen üyeleri açık mektup yazarak bakın ne diyorlar.

ŞİMDİYE KADAR HİÇBİR ÜYENİN HAKKINI VE HUKUKUNU KORUYAMAYAN VE HATTA KENDİ ONURUNA BİLE SAHİP ÇIKAMAYAN BİR SENDİKANIN BUNDAN SONRA NE YAPACAĞI MERAK KONUSUDUR.” (Buradaki sendika Eğitim Bir-Sen oluyor, dikkat…)


Şimdi Türk Eğitim-Sen’e dil uzatan şahsa soruyoruz:

Üyelerinizin “Şimdiye kadar hiçbir üyenin hakkını ve hukukunu koruyamayan ve hatta kendi onuruna bile sahip çıkamayan bir sendikanın bundan sonra ne yapacağı merak konusudur.” şeklindeki sorusuna ne zaman cevap vereceksiniz? Onurunuzu bile koruyup koruyamadığınız konusunda neden sessiz kalmaktasınız? Yoksa güruhunuzun ve sizin gerçeklerinizi, sırlarınızı ifşa ettikleri için bu üyeleriniz hakkında disiplin soruşturması mı yapacaksınız? Dik durmayı beceremeyen, yalakalık ve yalancılıkla durumu idare etmeye çalışanlardan, onurunu bile koruyamayanlardan sendikacı olur mu sizce?

Artık bütün Türkiye’de, EBS tarafından kurum ziyaretleri yapılan her ortamda eğitim çalışanları bu soruların cevabını soracak ve onlar ayıbı yüzüne vurulmuş şahıslar olarak yutkunup duracaklar. Çok az kaldı, az bir zaman sonra artık ortalıklarda da görünemeyecek, saklanacak delik arayacaklar.