NASIL UNUTALIM?

Bugünlerde bizi saf, bir şey bilmez olarak değerlendirenleri ibretle seyrediyoruz. 8 yıldır yaşadıklarımızı bir bir hatırlıyoruz. Ne sıkıntılar yaşadık, yaşatıldık.Kıymet verdiğimiz değerlerimizi pazarlamamızı isteyenleri asla unutmayacağız.

 

8 yıldır neler yaşamadık ki; ihanetler gördük, gelecekleri ile inançları arasında tercih yapmaya zorlanan, ancak bu teklifleri, bir çırpıda elinin tersiyle reddedenleri de, bir makama gelebilmek için yıllardır savunduğu değerleri unutanları da gördük.

 

Bir idari iş veya işlemi yaptırmak için bir makama gittiğinde, işini yaparız ama önce sendikanı değiştir baskısını yaşayan, binlerce arkadaşımızın hatıraları zihnimizde hala aynı tazelikte yaşamaktadır. Bugün de aynı baskıları yaşamaya devam ettiğimizi görmezden mi geleceğiz?

 

Bir gecede, kapalı kapılar ardında, binlerce okul müdürü atayanlar, giderayak 998 kişiyi okul müdürü olarak en güzide okullara atayanlar hatırımızdan çıkmamaktadır. Şartları tutmayan onca kişiyi şube müdürü yapanları, hatta norm kadro fazlası şube müdürü atayanları da unutmadık. KPSS de aldıkları yüksek puana rağmen atanamayan binlerce çocuğumuz dururken, düşük puanlı yandaş çocuklarını makam oanayı ile atayanları da unutmayacağız.

 

Kendi yandaşlarını yönetici yapmak için ayda bir takdir, teşekkür verenleri, aylıkla ödülle ödüllendirenleri, bizim üyelerimizi dışlayanları, elbette, hep ibretle hatırlayacağız.

 

Kamu hayatımıza sözleşmeli öğretmenlik, sözleşmeli memurluk gibi ucube kavramları sokanları, aynı işi yapan insanları Anayasanın 10 Maddesindeki eşitlik kavramına rağmen ayıranları nasıl unutacak, nasıl affedeceğiz? Bütün bunlardan sonra sözleşmelileri kadrolu yapacağım deyip de, aradan geçen 444 günde bu sözü tutmayanları nasıl destekleyeceğiz. Anayasamızdaki eşitlik emrini bile yerine getirmeyenlerin yaptıkları anayasaya nasıl güveneceğiz?

 

Şube başkanlarımıza basın açıklaması yaptı diye verilen cezaları nasıl unutacak, Kilis il temsilcimizin haksız ve taraflı bir soruşturma sonucu Şanlı Urfa’ya sürgün edilmesini nasıl sineye çekeceğiz?

 

Türk Diyanet Vakıf Sen Genel Başkanı, Türkiye Kamu Sen Genel Eğitim Sekreteri Hazım Zeki Sergi’yi sendikal faaliyet yapıyor diye meslekten atanları, onu mesleğe döndürmek için yargı kararını beklemek zorunda bırakıldığımızı nasıl hazmedeceğiz? Sendikamız Türk Eğitim Sen’i bitirin talimatları verenleri, Türkiye Kamu Sen’i yok etmek için devletin her imkanını yandaş sendikasına peşkeş çekenleri nasıl kabul edecek, iyi yaptınız mı diyeceğiz?

 

Sendikal haklarımızı verdikleri söze rağmen vermeyenleri, uzlaştırma kurulu kararlarını 6 defa uygulamayanları, memura, emekliye zam söz konusu olduğunda bin deren su getirenleri, ancak, rant kesimine her imkanı seferber edenleri nasıl unutacak, nasıl güveneceğiz?

 

Biz bulamadık, bizim hatırlamadığımız, bize, bizim teşkilatlarımıza yapılmış bir iyiliği, gösterilen bir iyi niyeti hatırlayan varsa bize de hatırlatsın. Burada yazmayı unuttuğumuz veya yazmadığımız pek çok olumsuzluğu zaten sizler hatırlıyorsunuz. Daha fazla uzatmaya gerek duymuyoruz.Unutursak yok oluruz, hatırlayacak ve hatırlatacağız. Biz bu ülkeyi karşılıksız sevdik ve yapılan bu haksızlıkları asla hak etmedik. Karar sizin HAYIR MI, EVET Mİ?

 

TÜRK EĞİTİM SEN GENEL MERKEZİ