EHLİYET YÖNÜNDEN REDDE KARŞI ÖNEMLİ BİR HUKUKİ KAZANIM

            Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde memur olarak çalışan ve kurumlar arası ile atama yoluyla öğretmen olarak atanan bir kişinin atamasının iptali amacı ile Türk Eğitim Sen olarak açmış olduğumuz davada Van İdare Mahkemesi tarafından olumlu karar verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı konuyu temyize götürmüş Danıştay tarafından yerel mahkemenin kararı onanmıştır.

            Burada önemli olan nokta Milli Eğitim Bakanlığının konuyu temyize götürürken iddia ettiği sendikamızın hukuka aykırı olarak ataması yapılan bir kişinin iptali amacı ile açtığı davada 4688 sayılı yasaya göre dava açma ehliyetinin olmadığı noktadır. Daha önceleri sendikaların 4688 sayılı yasanın 19/f maddesi uyarınca üyelerinin idare ile olan ihtilaflarında taraf oldukları gerekçesi ile direk tüzel kişilik olarak bireysel işlemlerde dava açma ehliyetinin olmadığı yönünde kararlar verilmekteydi. Bu da şu anlama geliyordu ki idareler istedikleri kişileri istedikleri yerlere atayabiliyor istedikleri kadroları verebiliyor göz göre göre hukuka aykırı işlemler tesis ediyor ve biz sendikalar bu hukuka aykırılıklarda dava açma ehliyetimiz olmadığı gerekçesi ile çaresiz kalıyorduk. Ancak Danıştay İkinci Daire sosyal hukuk devletin de olması gereken bir şekilde çok doğru ve hakkaniyetli bir karar vererek bu durumlarda sendikaların dava açma ehliyetlerinin olabileceği yönünde karar vermiştir.

 

            Danıştay 2. Daire 2010/1362E, 2010/1503K sayılı kararında“…davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmesi ve davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisi bulunulduğunun anlaşılması halinde dava açmaya ehil sayılması, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleşmesine olanak sağlıyor olması bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerektiği hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının ehliyetinin bulunduğuna karar verilerek işin esasına geçildi.” Denilmektedir. Bu karardan anlaşılması gereken artık sendikaların hukuka aykırı olan idari işlemlerde menfaatinin yanı sıra ciddi ve makul bir ilişkisinin bulunduğunu ispatlaması durumunda dava açma ehliyetinin bulunduğudur. Bu karardan sonra hak etmediği halde hak etmedikleri kadrolara ataması yapılanların karşında sendikalar taraf ehliyetine sahip olacak ve bu hukuka aykırılıklar yargı denetimine tabi olacaktır. Bu karardan önce bakanlık tarafından yapılan usulsüz atamalara üyelerimiz adına dava açmadığımız sürece taraf olamıyor ve yapılan hukuka aykırılık dava açılmadığı sürece devam ediyordu. Ancak bu karara binaen bundan sonra bu tip hukuka aykırılıkların karşısında daha emin bir şekilde duracağız. Yargı bu kararı ile sendikaların elini güçlendirmiş ve daha adil uygulamaların yapılması için yol açmıştır.

 

            Türk Eğitin Sen’in ısrarlı takibi sonunda elde edilen bu hukuki kazanım, ehliyet yönünden kaybettiğimiz pek çok dava da emsal karar olarak kullanılabilcektir. Diğer sendikalarda, bu kararı emsal karar olarak tüm kamu çalışanları lehine kullanabilecektir. Hayırlı olsun…

 

TÜRK EĞİTİM SEN GENEL MERKEZİ

 

İlgili Karar İçin Tıklayınız