KURUMLAR ARASI ÜCRET ADALETİ SAĞLANMALIDIR
Ayrıca, Anayasamızın 55 inci maddesinde ise, “Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.

Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da göz önünde bulundurulur.” denilmektedir.

Anayasa Mahkemesi’nin, 10 uncu madde ile ilgili yorumu ise, aynı hukuksal durum içerisinde olanların aynı hukuksal durum içerisinde değerlendirilmesinin, farklı hukuksal durum içerisinde olanların ise, farklı hukuksal durum içerisinde değerlendirilmesinin, gerektiği şeklindedir.

          Ücret seviyelerinin düşüklüğü yanında, kamu çalışanları arasında büyük bir ücret adaletsizliği yaşanmaktadır. Kamudaki ücret adaletsizliğini dört  başlıkta toplayabiliriz:

En düşük ücretle en yüksek ücret arasındaki makas farkının büyüklüğü,

Eşit işe eşit ücret ödenmemesi,

Kamu kurumları arasındaki ücret farklılıkları,

Nöbet ve fazla çalışma ücreti,

          Kamuda aylık ve ücret sistemi temel olarak aylık gösterge tablosu, ek gösterge tablosu, taban aylığı, kıdem aylığı ve katsayıdan oluşmaktadır. Ancak sistem enflasyona yenik düşmüştür. Bu nedenle de farklı ödeme rejimleri oluşturulmuştur.

          Bugün ülkemizdeki ücret sistemi, 15 dereceli bir aylık gösterge tablosu ve özel hizmet tazminatı, makam, görev, temsil tazminatları ve yan ödeme türlerini gösteren tablolarla birlikte yürütülmektedir. Bu tablolarla birlikte, kamuda 100'den fazla farklı ödeme şekli ortaya çıkmaktadır. Yan ödemelerin ve tazminatların uygulanması sonucunda kimi zaman tazminatlar ve ödemeler, görev üzerinden alınan aylığın 5-10 katı fazlasına çıkmaktadır. Kamu kurumlarının ücret yapıları itibarı ile bazı kurumlarda görev yapmakta olan kamu çalışanları bu ödemelerden faydalanırken, kimi kurumlarda çalışanlar faydalanamamaktadır. Bu durumda farklı kurumlarda çalışan ancak aynı işi görmekte olan kamu görevlilerine farklı ödeme tarifesi uygulanmaktadır. Bu yüzden de kamuda kurumlar arasında büyük ücret farklılıkları oluşmaktadır.

          Ödeme sisteminin karmaşık yapısı, aynı kamu kurumunda görev yapanlar için de farklı uygulamalar getirebilmektedir. Kurumlar arasında olduğu gibi kurum içinde de değişik ödeme sistemi uygulanmasından dolayı en düşük ücret alan kamu çalışanı ile kurum içindeki yan ödeme ve tazminatlardan faydalanan ve en yüksek ücreti alan kamu çalışanı arasında büyük bir fark oluşmaktadır.

          Ayrıca, şu anda kamuda uygulanmakta olan fazla çalışma saat ücretleri, memur ve sözleşmeli personeller için 657 sayılı Kanunun 178. ve 399 sayılı KHK'nm 30. maddesine istinaden saat başına brüt 85, net 71 kuruş olarak uygulanmaktadır. Bu, kamuda fazladan çalışarak fedakarlık gösteren kamu görevlilerine adeta ceza ve zorla çalıştırma niteliğindedir.





Aşağıdaki tabloda bu duruma açıklık getiren çarpıcı örnekler bulunmaktadır. Temmuz 2007 itibarı ile bazı kurumlarda aynı işi yapmakta olan kamu görevlilerinin aldığı




net maaş (YTL)

Unvan

ULAŞTIRMA

BAKANLIĞI

İŞ-KUR

KÜLTÜR

BAKANLIĞI

MALİYE

BAKANLIĞI

MEB

Memur


      752,69


1051,87


752,69


983,38

780.00

Şube Müd.


  973,63


1455,44


975,92


1505,62

1170.00

Şoför


752,69


1051,87


752,69


983,38

780.00

Mühendis


1271,35


1730,32

       

        1271,35


1593,35

1500.00

Öğretmen (9/3)





       

     



930.00

Öğretmen (6/1)





       

     



965.00



Öğretmen (4/1)





       

     



1030.00

Öğretmen (1/1)





       

     



1120.00



           Fazladan çalışmaların normal  saatlerde, hafta sonu, bayram, resmi tatiller ve gece saatlerinde yapılmasına bağlı olarak değişen bir düzenlemenin bir an önce yapılması gerekmektedir. Özellikle fazla çalışmalarda uygulanacak ücretin, brüt maaşın saat başına düşen tutarına çekilmesi bir gerekliliktir.

            Ülkemizde çıplak ücretler üzerinden yapılan hesaplamada en düşük ücretli memur ile en yüksek ücret alan memur arasında yaklaşık 6 kat fark oluşmaktadır. Ödenen tazminatlarla bu fark 20 katına kadar çıkmaktadır. Oysa bu oran Finlandiya'da 2,5, Fransa'da 2,3, Hollanda'da 2,2 ve İsveç'te 1,9 katı kadardır.

           Bütün bunların yanısıra kamuda çalışan bir işçi ücreti ile memur maaşı arasında da büyük dengesizlikler oluşmuş, yapılan ücret artışları bu farkın derinleşmesine neden olmuştur. 2007 yılı için memur maaşlarına ortalama % 4,5 ile % 6 arasında değişen oranlarda zam yapılırken; işçi ücretlerine seyyanen 140 YTL, 900 YTL'nin altında ücret alanlara ise 190 YTL zam yapılmış ayrıca tüm sosyal yardımlar ve ödemeler de % 10 oranında artırılmıştır. Buna göre 2007 yılı temmuz ayı itibarı ile en düşük memur maaşı 730 YTL ve ortalama memur maaşı ise 1007 YTL olmuştur. Ancak aynı dönemde kamuda çalışan 10. derece vasıfsız bir kadrolu işçinin giydirilmiş ücreti 1350 YTL, ortalama kamu işçisinin maaşı ise 1869 YTL olarak belirlenmiştir.

           Bu nedenle kamuda aynı işi yapan, aynı kadro ve  unvana sahip çalışanların aynı ücreti almasının yanında, kamu sektörü genelinde de ücret adaletinin sağlanması için gerekli çalışmalar ivedilikle yapılmalıdır.

          -Yukarıda saydığımız aksaklıkların giderilmesi için;

          -Denge tazminatının kapsamının genişletilerek, tutarının artırılması,

          - 631 Sayılı KHK kararlarının tüm kamu görevlilerini kapsayacak şekilde genişletilmesi,

          -Özel hizmet tazminatlarının yeniden düzenlenerek ortaya çıkan adaletsizliklerin giderilmesi,

          -En düşük dereceli memur maaşı ile en yüksek devlet memurun maaşının makul düzeye getirilmesi için, seyyanen yada düşük dereceli memur maaşlarına yüksek oranda artış yapılması uygulamasına devam edilmesi,

           -Döner sermaye ve ek ödeme uygulamasının adil bir şekilde yeniden düzenlenmesi,

           -Harcırah ödemelerinin yeniden düzenlenmesi,

          -Nöbet ve fazla çalışma ücretlerinin eşit, adil ve günün şartlarına göre düzenlenmesi gerekmektedir.