ÜNİVERSİTEYE İLK ADIMININ MALİYETİ EN AZ 2 BİN 131 YTL
ÖĞRENCİNİN ÜNİVERSİTEYE İLK ADIMININ MALİYETİ, 2 BİN 131 YTL İLE 4 BİN 516 YTL ARASINDA DEĞİŞİYOR...
Üniversitelerde yeni akademik yıl başlıyor. Bu nedenle Türk Eğitim-Sen üniversite öğrencilerinin ve üniversite çalışanlarının ekonomik durumunu ortaya koyan bir araştırma yaptı.
Araştırmaya göre; şehir dışında ikamet eden ve yurtta kalan bir öğrencinin üniversiteye ilk adımı atmasının maliyeti; harç ücreti, yurt, yol, yemek, sosyal faaliyet, ders araç-gereçleri, fotokobi ve kitap masrafı dahil 2 bin 131 YTL ila 2 bin 954 YTL arasında değişmektedir. Öğrenci tek başına eve çıkacaksa o taktirde rakam 3 bin 704 YTL’ye kadar çıkacaktır.
Mühendislik/Mimarlık fakültesini kazanan bir öğrenci evi iki arkadaşıyla paylaşacaksa; harç, kitap, ders araç-gereç, fotokobi, gıda, giyim, ulaşım, sosyal faaliyet ile birlikte masrafı 2 bin 469 YTL, Tıp Fakültesinde okuyan bir öğrencinin de 2 bin 737 YTL olacaktır.
Öğrenci ikinci öğretimde okuyorsa, o zaman üniversiteye ilk adımın maliyeti daha da yükselecektir. Örneğin; Eğitim fakültesinde okuyan öğrencinin de üniversiteye ilk adımının maliyeti en az 2 bin 836 YTL, en fazla 3 bin 886 YTL’dir. Mühendislik-Mimarlık Fakültesinde okuyan ikinci öğretim öğrencisinin üniversiteye ilk adım atmasının maliyeti en az 3 bin 466 YTL, en fazla 4 bin 516 YTL’dir.
Öte yandan ailesinin ikamet ettiği şehrin dışında öğrenimini sürdüren ve devlet yurdunda kalan bir üniversite öğrencisinin aylık temel harcaması 715 YTL’dir. Öğrenci tek başına ev kiralayıp, kendisini geliştirmek için yabancı dil kursuna gidecekse, aylık masrafı 1.705 YTL’ye, bilgisayar kursuna gidecekse 2.140 YTL’ye kadar çıkacaktır.

TÜRK PROFESÖRÜ ABD’Lİ PROFESÖR, 4’E, AB’Lİ PROFESÖR DE 5’E KATLIYOR…
ABD’de üniversite çalışanlarının ücretleri Türkiye’dekinden çok farklıdır. ABD’de profesörlerin maaşı ortalama yıllık 76 bin 293 dolar ila 129 bin 527 dolar arasında değişirken; Türkiye’de 31 bin 387 dolardır. ABD’de bir doçent yıllık 59 bin 938 dolar ila 94 bin 444 dolar arasında kazanırken, Türkiye’de 22 bin 209 dolar kazanmaktadır. Yine ABD’de bir yardımcı doçent, yılda 49 bin 214 dolar ila 79 bin 910 dolar maaş alırken, Türkiye’de 3. derecede bir yardımcı doçent ancak 16 bin 733 dolar maaş almaktadır. ABD’de bir asistan yılda 39 bin 834 ila 63 bin 174 dolar arasında ücret alırken, Türkiye’de 4. derecede bir araştırma görevlisi 14 bin 363 dolar ücret almaktadır.
Maaş uçurumu Türkiye ile AB ülkeleri arasında da göze çarpmaktadır. Türkiye’de en üst derecede çalışan bir profesör yıllık 22 bin 319 euro alırken, AB ülkelerinde 42 bin euro ile 120 bin euro arasında ücret almaktadır. 1. derece bir doçent Türkiye’de yıllık 15 bin 792 euro alırken, AB ülkelerinde 30 bin ila 84 bin euro; 4. derecede araştırma görevlisi de Türkiye’de 10 bin 213 euro alırken, AB ülkelerinde 24 bin ila 48 bin euro kazanmaktadır.
AB ülkelerinde akademik kadro dışında üniversite çalışanlarında gelirleri de oldukça iyidir. Buna göre AB ülkelerinde bir memurun maaşı yılda 12 bin ila 24 bin euro iken, Türkiye’de 3. derecede bir memur 7 bin 429 euro kazanmaktadır. Bir hizmetli de AB ülkelerinde 9 bin 600 euro ila 18 bin euro arasında kazanırken, Türkiye’de 6 bin 905 euro ücret almaktadır.
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail KONCUK şöyle söyledi: “Üniversite okumak oldukça masraflı bir iştir. Harç, yol, yemek, giyim, barınma, kitap masrafları derken, öğrencileri uzun bir liste beklemektedir. Bugün elektriğe, doğalgaza ard arda yapılan zamlar düşünüldüğünde, hayatın giderek pahalandığı göz önüne alındığında kıt kanaat geçinen ailelerin çocuklarını ne tür şartlarda okuttuğunu anlamak zor olmayacaktır. Üniversite çalışanları da dünyadaki meslektaşlarına kıyasla düşük ücret almaktadır. Büyük bir özveri ile çalışan akademisyenler ve idari personelin emeği ne yazık ki karşılıksız kalmaktadır. Diğer çalışanlar gibi üniversite çalışanları da geçinmek için büyük çaba göstermektedir. Tüm bu gerçekler göz önüne alındığında hem üniversite öğrencilerini, hem de üniversite çalışanlarını ekonomik yönden zor bir yıl beklemektedir.”

Saygılarımızla.