VURUN İLKSAN'A!

İLKSAN ağırlıklı olarak sınıf öğretmenleri ve bir kısım eğitim çalışanlarının da üye olduğu bir yardım sandığıdır.. Bugün İLKSAN denildiğinde bir çok kişi İLKSAN’ı olumsuz olarak görür ve bu şekilde düşündüğünü açıklar. Ancak İLKSAN’la ilgili olarak yaşanan olumsuzlukların tamamı 1996 öncesine aittir. İLKSAN 1996 tarihinden sonra adeta şaha kalkmış, ancak tüm başarılara rağmen olumsuz değerlendirmeler değişmemiştir. Bu olumsuz sebepleri de incelemek de fayda vardır.

1996 ÖNCESİNDE İLKSAN’DA YAŞANAN OLUMSUZLUKLAR

İLKSAN’la ilgili olarak, genel kanaatin olumsuz olmasının sebeplerini iyi bilmek zorundayız. Bunlardan en önemlisi  Eski Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman DEMİREL döneminde İLKSAN’a satılan Pendik arsalarıdır, o dönemde çok değersiz olarak görülen bu arsalar İLKSAN’a satılarak bir takım kişilere çıkar sağlanmış, Sayın Demirel, o tarihlerde “Verdiysem ben verdim.” Diyerek olayı üstlenmekten çekinmemişti. Demirel’in bu sözü o tarihten bu yan, İLKSAN her anıldığında bir çok insanın aklına gelir ve İLKSAN’la ilgili olumsuz kanaat ifade eder. Ancak, o tarihlerde beş para etmez diye nitelendirilen Pendik arsalarının değeri bugün milyar TL lerle ifade edilmekte ve  pek çok kişinin iştahını kabartmaktadır. Geçen zaman arsaları değerlendirmiştir.

Diğer önemli konu ve yolsuzluk 1996 öncesinde yapılan “araba kampanyalarında” yaşanmış, ancak 1996 sonrasında gelen yönetimler bu konudaki problemi düzeltmek için canhıraş gayret sarf etmişler ve bütün kayıp arabalar bulunmuştur.

İLKSAN’ın en büyük probleminden biri de mevcut İLKSAN kanunu ve ana statüdür. İLKSAN yönetim kurulu başkan ve üyelerinin ne kanunu değiştirme ne de ana statüyü değiştirme yetkisi vardır. Kanun değiştirme yetkisi TBMM’ye, dolayısıyla hükümetlere ana statüyü değiştirme yetkisi ise Milli Eğitim Bakanlığına aittir.

İLKSAN YÖNETİM VE DENETLEME KURULU KİMLERDEN OLUŞUR?

İLKSAN yünetim kurulu 7 kişiden oluşur. Bu yedi kişinin üçü üyeler arasından seçilen delegeler tarafından, dördü ise MEB bürükratları tarafından kullanılır. Denetleme kurulu 3  kişiden oluşur, bunun biri delegeler arasından, ikisi Bakanlık tarafından seçilen kişiler arasından seçilir. Buradan anlamamız gereken, Milli Eğitim Bakanlığı İLKSAN yönetiminde hakimdir. Ancak, İLKSAN yönetimine ve denetleme kuruluna seçilen Bakanlık temsilcilerinin büyük bir kısmı bugüne kadar olumlu tavırlar sergilediyse, bu durum onların şahsiyetleri ve sorumluluk duyguları ile ilgilidir. Bugüne kadar İLKSAN yönetiminde olumlu tavırlar sergileyen ve sorumluluklarını taşıyabilen MEB bürokratlarına teşekkür ediyoruz. Ancak, yönetim kurulundaki, bu sayısal eşitsizlik üyeler yönünde değiştirilmelidir. MEB Bakanlık sorumluğu ile İLKSAN’ın çalışmalarını denetleyebilir, ancak, İLKSAN Yönetim Kurulu üyelerinin tamamı İLKSAN üyeleri arasından seçilmelidir. Denetleme kurulu üyelerinin 3/2 si de üyeler arasından seçilmelidir.

İLKSAN üyeliği yönünden de sıkıntılar yaşanmıştır. İlköğretimde iken üye olan bir öğretmen halk eğitim merkezlerine tayin olduğunda İLKSAN üyeliği düşmekte ve alması gereken parası, birikmiş aidatlarının yüzde 50 fazlası ödenerek verilmekteydi.Bu büyük bir haksızlık yaratmaktaydı.Bu durumun sorumluluğu İLKSAN ana statüsündedir.Aynı problem okul öncesi öğretmenleri için de söz konusu idi.Ancak İLKSAN yönetim kurulu konuyu yakından takip ve Milli Eğitim Bakanlığını da ikna ederek problemi çözmüş durumdadır.

İLKSAN KAPATILABİLİR

Bazı sendikalar İLKSAN’ın kapatılması yönünde açıklamalar yapmaktadır.Bir çok üyenin de böyle düşündüğünü biliyoruz.Türk Eğitim-Sen olarak, İLKSAN’ın kapatılmasından hiçbir rahatsızlık duymayacağımızın bilinmesini istiyoruz. Bu konuda üyelerin vereceği karara saygı duyarız. Ancak, İLKSAN kapatıldığında şu anda 278 bine ulaşan üyenin hak edişlerini hangi usulle alacaklarını da bilmemiz gerekmektedir. Bugüne kadar MEYAK, KEY gibi kesintilerin adeta kuşa çevrilerek ödendiği düşündüğümüzde aynı problemi İLKSAN’da yaşamamız mümkündür. Şu anda emekli olan üyeler aylık ödedikleri aidatlar dikkate alınarak 12 bin-17 bin TL arasında para almaktadır. İLKSAN kapatıldığında bu ödemelerin aynı usulle yapılacağını ve İLKSAN üyelerinin mağdur edilmeyeceği garantisini kim verecektir?İLKSAN kapatıldığında mal varlığının bir takım siyasi çevrelere peşkeş çekilmeyeceği garantisini kim verecektir? Bütün bu ihtimaller karşılığında bile, üyeler kapatılsın derse Türk Eğitim-Sen’de İLKSAN kapatılsın der. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. İLKSAN KAPATILSIN kararının tüm sorumluluğu üyelere aittir, çünkü para onların parasıdır. Başkalarının paraları üzerinden karar verme yetkisi sendikalara ait olmamalıdır.

İLKSAN’DA ZORUNLU ÜYELİK KALDIRILMALI, İLKSAN MEBSAN YAPILMALIDIR

İLKSAN’da 1943 yılından buyana zorunlu üyelik sistemi uygulanmaktadır.İsterse, kişilerin menfaatine olsun, zorunlu üyelik son derece yanlış bir uygulamadır. İLKSAN’da zorunlu üyelik kaldırılmalıdır. İLKSAN üyeliği  tamamen kişilerin hür iradesi ile olmalı ve İLKSAN üyeliği tüm eğitim çalışanlarına açık olmalıdır.İsteyen her eğitim çalışanı, branşı ne olursa olsun bütün öğretmenler, istemeleri halinde İLKSAN’a üye olabilmelidir.

İLKSAN’LA İLGİLİ KARALAMA  KAMPANYASINI KİMLER YAPIYOR? AYNI NAKARATI KİMLER OKUYOR?

İLKSAN la ilgil,i maalesef, yıllardır bir karalama kampanyası bulunmaktadır.1996 öncesinde yaşanan talihsiz olaylar sebebiyle, 1996 sonrasında Türk Eğitim-Sen delegelerinin ortaya koyduğu başarı ya iyi anlatılamamış, ya da karalama kampanyaları sebebiyle toz duman arasında iyi kavranamamıştır.1996 öncesinde batık bir kuruluş olan İLKSAN, bugün mal varlıklarını artırmış, kimseye peş keş çekilmesine izin vermemiştir.1996 öncesinde emekli olanlar parasını bir yıl sonra alabiliyorlardı. O tarihte aldıkları para bir maaş tutarındaydı.Bugün İLKSAN üyeleri emekli paralarını 2-3 günde yaklaşık 8-10 kat maaş tutarında almaktadır.İLKSAN bugün yolsuzluklarla anılan bir kuruluş olmaktan çıkmış, başarılı kuruluşlar içerisinde görülmektedir.Polis yardım Sandığı gibi altı sandık İLKSAN’ın takdir edilecek çalışmalarını görerek İLKSAN la beraber hareket etme kararı almış, kendilerine önder olarak görmüşlerdir.

İLKSAN, üyelerine banka faizlerinden daha düşük oranlarla ikraz verebilmektedir.Üyelerinin tamamını ferdi kaza sigortası kapsamına almış, yaptığı kampanyaları başarı ile yapmaya devam etmektedir. Ankara’da beş yıldızlı otel konforundaki misafirhanesini, düşük fiyatla üyelerine kazandırmış, açmış olduğu yeni hizmet binası ile üyelerine hizmet etmektedir.

Evlenme yardımı, deprem yardımı, ikraz verilmesi, üyelik konusunda yaşanan sıkıntıların giderilmesi, emekli paralarının 10 kat maaş oranına çıkarılması, mal varlıklarının siyasi yandaşlara peş keş çekilmeden, korunarak artırılması, ikramiyelerinin 1 yılda değil 2 günde üyeye ödenmesi, 1996 öncesinde eksi 3 milyon TL olan kasasının bugün, 500 milyon TL ye çıkması İLKSAN’ı yüz akı bir kuruluş haline getirmiştir.Bilmeden, araştırmadan, sadece yapılan dedikodularla, başarılı bir kuruluşu karalamak kimseye yakışan bir tavır olamaz.

Yaşanan bu gelişmeler üyeye yansıtılamamıştır. Bunda en büyük pay İLKSAN aleyhine karalama kampanyaları düzenleyerek, üyelerinin kafasında karanlık bir tablo oluşturmaya çalışan sendikalara aittir. 1996 sonrasında yönetimde yer bulamayan bu sendikalar, sadece Türk Eğitim-Sen’e zarar vermek kastıyla planlı bir şekilde karalama kampanyaları yapmışlar, bazen yapılan genel kurullarda kavgalar çıkararak İLKSAN’da ÖĞRETMENLERİN RANT KAVGASI şeklinde basın yayın organlarında haberler yayınlatmışlardır. Bu haberler kamuoyunda, öğretmenler bir yardımlaşma sandığını yönetemiyor, şeklinde algılamalar oluşmasına sebep olmuştur.

Yıllardır İLKSAN KAPATILSIN yaygarası yapan bu sendikalar, diğer yandan da, ne yaparsak İLKSAN yönetiminde söz sahibi oluruz' un hesabını yapıyorlar. Türk Eğitim-Sen bu anlayışı asla tasvip etmemiştir. Ağırlıklı olarak öğretmenlerin oluşturduğu bir kuruluşu, elde edilen başarıları karartarak, üyeleri yanlış bilgilendirerek karalamak bu sendikaların ne işine yarayacaktır?Bu kadar başarı ile yönetilen, hiçbir ödeme problemi olmayan İLKSAN’ı karalayarak yönetimi alsanız da, yarattığınız bu bilgi kirliliği içinde siz boğulacaksınız. Yıllardır aynı nakaratı dillerine dolamış olan bu malum sendikalar kimleri temsil etmektedir? İLKSAN’ın üyelerinin hak ve menfaatlerini temsil etmedikleri çok açıktır.

İLKSAN ÜYELERİ RESMİN DİĞER YÜZÜNÜ GÖREBİLMELİDİR

Bugün İLKSAN gerek mal varlığı ile gerekse nakit mevcudu ile bazı çevrelerin iştahını kabartacak bir kuruluş haline gelmiştir.Sadece Pendik arsalarına birkaç milyar TL fiyat biçilmektedir.Didim’de bulunan arazisi 400-500 milyon TL değere sahiptir.Türk Eğitim-Sen delegeleri yıllardır bu arsaların bir takım çevrelere haraç mezat satılmasına müsaade etmemiştir. Bazı siyasi yandaşların hevesi kursağında kalmış, Türk Eğitim-Sen engelini aşamamışlardır.

Bu sebeplerle İLKSAN’da yeni bir yapılanma ihtiyacı duyulmakta ve Türk Eğitim-Sen delegeleri devreden çıkarılarak, Süleyman Demirel dönemindeki, “ Verdiysem ben verdim.” anlayışına dönülmek istenmektedir. Bu anlayışa hizmet edecek taşeron yapıların varlığı da tüm üyeler ve bütün eğitim çalışanları tarafından bilinmektedir. Temel özelliği siyasi yandaşlık olan bu söz konusu yapıların İLKSAN’ın talan edilmesine karşı bir mücadele, karşı duruş sergilemesi imkansızdır.  Kamu çalışanlarının gasp edilen hakları karşısında bile, acizlikleri, kayıtsız şartsız teslim oluşları kendi üyeleri tarafından dahi bilinen tatlı su sendikalarının İLKSAN’ın talanına, peş keş çekilmesine seyirci kalacakları tartışmasız bir gerçektir.

BU sebeplerle, sendika üyeliği ne olursa olsun, üye olsun ya da olmasın bütün İLKSAN üyelerinin sandıklarına ve Türk Eğitim-Sen delegelerinin 1996 yılından bu yana ortaya koydukları tavizsiz duruşa destek olmaları, her türlü talan ve peşkeşi önleyecek ilk ve tek adımdır. BU tarihten itibaren İLKSAN la ilgili karalama kampanyaları çok daha hız kazanarak devam edecektir.

Nisan 2012 tarihinde tüm ilçelerde yapılacak delege seçimlerinde hangi tür ayak oyunlarının oynandığına, milletvekilleri, belediye başkanlarının, siyasi parti il ve ilçe başkanlarının da delege seçimlerine müdahale etmeye çalışacaklarına hep beraber şahit olacağız. Sendikacılıkta, üye sayısı ne olursa olsun hep güdük kalmış, bu kafayla gittikleri sürece de, güdük kalmaya mahkum olan sözde sendikaların İLKSAN’la ilgili açıklamalarına dikkat edilmelidir.YA İLKSAN’I BUNLARA TESLİM EDEREK 1996 YILINDAN BU YANA OLUŞTURDUĞUMUZ SAĞLIKLI YAPI BOZULACAK VE İLKSAN’IN TÜM MAL VARLIĞI BİR TAKIM YANDAŞLARA PEŞKEŞ ÇEKİLECEK, YADA TÜRK EĞİTİM SEN DELEGELERİNE DESTEK VERİLEREK, 1996 YILINDAN BUYANA, TAM 16 YILDIR KORUDUĞUMUZ İLKSAN YENİ BAŞARILARLA YOLUNA DEVAM EDECEKTİR.TÜM KARAR VE SORUMLULUK İLKSAN ÜYELERİNE AİTTİR.

TÜRK EĞİTİM-SEN GENEL MERKEZİ

İLKSAN BÜLTENİNİ OKUYUNUZ