MİLLİ EĞİTİM'DE KIYIM

SÖZCÜ GAZETESİ – Saygı ÖZTÜRK

 

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, “öğretmenden yönetici olmaz” deyip bakanlık kadrolarını adeta “hallaç pamuğu” gibi atmaya devam ediyor. Anlaşıldı ki, sayısı 700 bini bulan bakanlık personeli arasında müsteşarlık, müsteşar yardımcılığı, genel müdürlük yapacak kimse yok. O yüzden, üst düzey görevlere hep eğitimcilerin dışından atamalar yapılıyor.

 

Yeni atamalar yapıldıkça, söylentiler de artıyor. Yapılan atamalarda artık Doğu ve Güneydoğulu bürokratlara yer verilmediği görülüyor. Örneğin artık Şanlıurfalı, Mardinli, Elazığlı, Siirtli, Şanlıurfalı, Muşlu, Vanlı, Kahramanmaraşlı bürokrat kalmadı.

Teşekkür etmeye bile gerek duymuyor

Ömer Dinçer, birkaç danışmanı dışında kapılarını bürokratlarına bile kapatmış. Bazı kararlar sanki bakanlığın dışındaki bir kadro tarafından alınıyor, uygulamaya konuluyor. Bunun için de bir okulun adı sıkça geçiyor.

Bakanlıkta işler durmuş; konuşulan sadece atamalar. Teftiş Kurulu Başkanı Muzaffer Doğan’ı aradım. “Onu görevden aldılar. Yerine Erkek Teknik Öğretim eski Genel Müdürü Müfettiş Hüseyin Acır görevlendirildi” dediler. Oysa bu göreve Başmüfettiş getirilmesi gerekirdi. Müsteşar Yardımcısı Remzi Kaya’yı aradım. Gönderilmiş. Yerine eski kaymakam Birol Ekinci getirilmiş. Ne olup bittiğini diğer Müsteşar Yardımcısı Prof.Dr. Abdülsamet Aslan’a sormak istedim. “Abdülsamet Bey artık bu görevde değil” cevabını aldım. Onun yerine de iktisatçı Halis Ersöz görevlendirilmiş. Ortaöğretim Genel Müdürü Emin Gürkan nasıl olsa yerindedir diye düşündüm. Meğer Emin Beyi de göndermişler. Yerine yine eğitimci olmayan Ercan Türk görevlendirilmiş.

Genel Müdür Murat Balta her halde yeni düzenlemede önemli bir göreve getirilmiştir. Onu aradığımda, “Artık Ticaret Turizm Genel Müdürlüğü de yok öyle bir genel müdürümüz de. Kendisine herhangi bir görev de verilmedi. Bu tür göreve ‘havuz’ deniliyor. Kız Teknik Öğretim Genel Müdürü Emine Kıraç da, yeni adı Hayatboyu Eğitim olan eski Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürü Mehmet Can da aynı durumda. Onun yerine de İŞKUR eski Genel Müdürü Kemal Biçerli görevlendirildi” dediler.

Personel Genel Müdürlüğü’nün adı da İnsan Kaynakları oldu. Genel Müdür Necmettin Yalçın da bugün yarın görevden alınıyor. Yerine Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürü eski Kaymakam Hikmet Çolak getiriliyor. Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’ne Telekom’dan Mustafa Koç geliyor. Ona da hoş geldin…

Bakanın yaman çelişkileri

Bakan, “Ben gençlerle çalışacağım” diyor ama örneğin Talim ve Terbiye Kurulu Başkanvekili Merdan Tufan’ın yaş haddinden emekliliğine 1,5 yıl kalmasına rağmen bu kez Müsteşar Yardımcılığı’na getiriyor. Kurul Başkanlığı’na Prof.Dr. Emin Karip görevlendirildi.

Dinçer, “Ben eğitim enstitüsü mezunlarıyla çalışmak istemiyorum” demesine rağmen, Erzurum’dan öğrencilik yıllarından arkadaşı olan ve onun referansıyla daha önce Talim ve Terbiye Kurulu Üyeliğine getirilen Zübeyir Yılmaz da, müsteşar yardımcılığına atanmak üzere kararnamesi gönderilen isimler arasında yer alıyor. Bunların atanması durumunda müsteşar yardımcıları Recep Işık ve Sadettin Sabaz’a da “havuz” görünüyor.

Bakan “Birim sayısını azaltmakla” övünüyor. Ama gerçekler farklı. Örneğin Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın mevzuat görevi alınıp Hukuk Müşavirliği’ne verilmesine karşın, Talim ve Terbiye Kurulu’ndaki 4 dairenin adı “Grup Başkanlığı” olarak değiştirilip 7’e çıkarıldı. Kurul üyesi sayısı 15’den 10’a düşürüldü ama kurul halen 15 kişi toplanmaya devam ediyor.

Görevlendirilene kıyak maaş

Yeni Teşkilat Yasası ile öğretmeninin özlük haklarına bir kuruş bile katkı sağlamayan Milli Eğitim Bakanı, yeni atadığı bürokratların maaşlarına ise yüzde 25 ile 40 arasında artış sağladı. Bu yetmiyormuş gibi bine yakın şube müdürü, İl Milli Eğitim Müdürü, daire başkanı, genel müdür ve yardımcıları, müsteşar yardımcıları hiçbir iş yapmadan “şahsa bağlı kadrolarından” maaş alacak…Bu kadar kadroyu boşa çıkarma, darbe döneminde bile yaşanmamıştı.

Görevden alınanlardan bazılarını buldum. “Alınabiliriz ama bizi üzen Bakan Dinçer ile Müsteşar Emin Zararsız’ın tutumu. Hizmetlerimizden dolayı bir teşekkürü bile çok gördüler. Bbüyük kadro harekatıyla eğitimin hafızası yok ediliyor, bir dönem kapatılıyor. Çoğu AKP döneminde göreve getirilmiş olanları da, Dinçer kapı önüne koyuyor” dediler.

Milli Eğitimi izlemeye devam edelim…

 

Sözcü Gazetesi - Saygı ÖZTÜRK