GENEL BAŞKAN YARDIMCILARI, BURDUR, ISPARTA, DENİZLİ VE UŞAK’TAYDI

Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Yaşar Şahindoğan ve Cengiz Kocakaplan, 03-06 Mart tarihleri arasında Burdur, Isparta, Denizli 1 No’lu Şube, Denizli-Aydın Üniversite Şubesi, ve Uşak Şubelerimizin düzenlediği istişare toplantılarına katılarak üyelerimiz ile bir araya geldi. Toplantılarda, Burdur Şube Başkanı Orhan Akın, Isparta Şube Başkanı Ali Balaban, Deniz 1 No’lu Şube Başkanı Emre Erdoğan, Denizli 2 No’lu Şube Başkanı Sezai Uğur, Uşak Şube Başkanı Mustafa Yüksel, ilçe-işyeri temsilcilerimiz ve çok sayıda üyemiz hazır bulundu.

Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Yaşar Şahindoğan ve Cengiz Kocapaklan program kapsamında,  Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Diler ve Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı’yı ziyaret etti.

Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Yaşar Şahindoğan, Cengiz Kocakaplan ile birlikte Isparta İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yılmaz ve Şube Müdürü Sayın Zeki Kılıç’ı da ziyaret ederek, görüş alışverişinde bulunuldu.

Denizli ziyareti kapsamında Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Yaşar Şahindoğan ile Cengiz Kocakaplan; İl Milli Eğitim Müdürü Mahmut Oğuz’u, Cumhuriyet Anadolu Lisesi Müdürü Musa Ay’ı, PAÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. M. Ali Sarı’yı, PAÜ Rektör Yardımcısı Prof Dr. Rafet Kılıçarslan’ı, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yahya Tülek’i, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ertuğrul İşlek’i, PAÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, Eski Denizli 2 No’lu Şube Başkanı Prof. Dr. Ferhat Ağırman’ı, Prof. Dr. Süleyman Solmaz’ı ve Prof. Dr. Yusuf Kılıç’ı ziyaret etti.

Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Yaşar Şahindoğan ve Cengiz Kocakaplan, Uşak ziyaretleri kapsamında ise Uşak Valisi Funda Kocabıyık ile Uşak İl Milli Eğitim Müdürü Bülent Şahin’i ziyaret etti.

İstişare toplantılarında konuşma yapan Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Yaşar Şahindoğan ve Cengiz Kocakaplan sözlerine İdlib’de şehit olan Mehmetçiklerimiz ile başladı. Genel Başkan Yardımcıları şunları kaydetti: “İdlib’de kahraman vatan evlatlarımıza karşı girişilen hain saldırı yüreklerimizi dağladı. Şehit olanlara Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ve millerimize baş sağlığı diliyoruz. Güvenliğimizin sağlanması ve birliğimiz için amasız, şartsız, koşulsuz TSK ve devletimizin yanındayız. Allah Mehmetçiğimize ve devletimize güç versin.”

Yönetici atamaları konusunda da önemli açıklamalar yapan Genel Başkan Yardımcıları Şahindoğan ve Kocakaplan, “Torpilin öne çıktığı, yandaşların kayırıldığı, hak etmeyenin iş başına getirildiği yönetici atmalarında mülakatın etkisi sıfırlandı. Bu durum sevindiricidir. Ancak erk değiştiğinde bu uygulamada değişebilir. Bu nedenle yönetici atamalarında mülakat tamamen kaldırılmalıdır” diye konuştular.

Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmesi gerektiğinin altını çizen Genel Başkan Yardımcıları şunları kaydetti: “Sözleşmeli istihdamın inatla sürdürülüyor olması anlaşılır gibi değildir. 2011 yılında kaldırılan sözleşmelilik uygulamasının 2016 yılında mülakatla birlikte geri getirilmesi ve 2016 yılından beri her yaptığı alımı sözleşmeli olarak gerçekleştiren Hükümetin bunu bir politika olarak sürdürmesi eğitim hayatımız için önemli bir problemdir. Sözleşmeli öğretmenliğin zorluklarını tüm kamuoyu yakından bilmektedir. Eşlerin birbirinden ayrıldığı, çocukların anne babalarına özlem duyduğu, özlük ve ekonomik haklar açısından sorunlu olan sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmesi gerekmektedir. Bu noktada asıl olan, sadece kadrolu olarak ve  KPSS puan üstünlüğüne göre atama yapmaktadır.”

Genel Başkan Yardımcıları Şahindoğan ve Kocakaplan, ek gösterge uygulamasının bütün kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğine de vurgu yaparak, "Ek gösterge sorunu yalnızca belli unvanlardaki kamu görevlilerinin değil, bütün memurlarımızın kanayan yarasıdır. Yardımcı hizmetler sınıfı da ek göstergeden faydalanmalıdır” dediler.

Türkiye Kamu-Sen’in hazırladığı memur paketine değinen Genel Başkan Yardımcıları, “Toplu sözleşme zamanını beklemeden çok acil çözülmesi gereken sorunlar var. Verilmiş olan sözler var. O sözlerin zaman kaybedilmeden yerine getirilmesi gerekir. Bir torba kanun da kamu çalışanları için hazırlansın hazırlanacak torba kanunun için de şu konuların olmasını istiyoruz

- Bütün ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması,

-Tüm kamu çalışanlarının ek göstergelerinin artırılması ve ek göstergeden yararlanamayan yardımcı hizmetler sınıfının ek göstergeden yararlanmasının sağlanması,

- Aynı işi yapan kamu çalışanlarının farklı statülerde istihdam edilmesine son verilerek, tüm sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi,

- Ehliyet ve liyakate dayalı adil bir yönetici atama sistemi ihdas edilmesi, yıllardır kul hakkı yemenin, ötekileştirmenin bir aracı olarak kullanılan ve kamusal hayatta huzuru da katleden mülakat uygulamasının tamamen kaldırılması,

- Vergi dilimlerinin matrahının yüzde 15’e sabitlenmesi, bu şekilde yılın ikinci 6 ayında memur maaşlarının kuş olup uçmaması,

- Yardımcı hizmetler sınıfının öğrenim durumlarına göre bir defaya mahsus olmak üzere sınavsız genel idari hizmetler sınıfına geçirilmesi,

- İşçiler ile işçi ve memur emeklilerinde olduğu gibi görevi başında olan kamu çalışanlarına da dini bayramlarda ikramiye verilmesidir.”

Toplu sözleşme sürecine değinen Genel Başkan Yardımcıları, Türk Eğitim-Sen ve Türkiye Kamu-Sen’in yetkili olacağına samimiyetle inandıklarını kaydettiler. Kamu çalışanlarının toplu sözleşme masasına oturup 20 gün boyunca büyük bir beceriksizlik ve öngörüsüzlük sergileyenleri hak etmediğini ifade eden Genel Başkan Yardımcıları, geçtiğimiz toplu sözleşme hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Toplu sözleşme öncesinde Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci’nin toplu sözleşme taleplerini açıkladığını hatırlatan Genel Başkan Yardımcıları, “2020 yılı için yüzde 10+10 ve yüzde 3 refah payı, 2021 yılı için ise yüzde 8+8 ve yine yüzde 3 refah payı istedik. Ar-Ge birimimizin yaptığı araştırmaya göre geçen yıl 4 kişilik ailenin zorunlu harcama tutarı 1.032 TL artarken, memur maaşlarındaki ortalama artış 441 TL oldu. Dolayısıyla tam 591 TL açığımız vardı. Buna dayanarak öncelikle kayıplarımızın telafi edilmesi için taban aylığa 600 TL zam talep ettik. Öte yandan Türkiye Kamu-Sen olarak yetkili konfederasyonun iş bırakma dahi alacağı tüm kararlara destek vereceğimizi açıkladık. Türkiye Kamu-Sen bu tavrı ortaya koyarken, Memur-Sen Genel Başkanı süreç başlamadan -daha önceki yıllarda olduğu gibi- ‘Hizmet kolunda yetkili olmayan sendikaların bağlı olduğu konfederasyonlar koltuk işgal etmesin’ diyerek, sendikalarla didişmeye başladı.

Yine yetkili konfederasyon genel başkanı, ‘Biz çok makul bir teklif ortaya koyduk ancak diğer konfederasyonlar afaki talepler ile masaya geldiler’ dedi.  Asıl muhatapları işverenken, sendikalarla uğraştılar. Düşünün, Türkiye Kamu Sen’in bütün mali talepleri kabul edilmiş olsaydı dahi 2020 yılının sonu itibari ile ortalama devlet memuru maaşı 5 bin 570 TL olacaktı. Bizim taleplerimizi afaki diye nitelendiren malum konfederasyon 2019 Temmuz ayında 4 kişilik bir ailenin asgari geçim haddini 6 bin 610 TL olarak açıkladı. Demek ki Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın kendi sendikasının açıkladığı rakamlardan haberi yok!  Böyle bir sendikanın yetkili olması kamu çalışanlarına zulümdür. Kamu çalışanlarını bu zulümden kurtaracak olan ise Türkiye Kamu-Sen teşkilatıdır.”

Kamu çalışanlarının hak kaybı yaşadığını da belirten Genel Başkan Yardımcıları, Türkiye Kamu-Sen'in yetkili olduğu dönemde yıllık enflasyonun yüzde 13.5 olarak gerçekleştiğini, ortalama maaş zammının ise ortalama yüzde 31.4 olduğunu bildirdiler. Memur Sen'in yetkili olduğu süreçte yıllık enflasyon ortalama yüzde 14 olarak gerçekleştiğini ifade eden Genel Başkan Yardımcıları, “Aldıkları maaş zammı ise ortalama yüzde 17.4'tü. Dolayısıyla yüzde 31.4 nerede, yüzde 17.4 nerede? Bizim kazanımımız, kamu çalışanlarının iradesinin masaya yansımasıydı. Dolayısıyla bu rakamların verdiği mesajı yetkili konfederasyon başkanının iyi okumasını istiyoruz.” şeklinde konuştular.