NEVŞEHİR ŞUBE, REKTÖR BAĞLI`DAN BEKLENTİLERİNİ AÇIKLADI

Nevşehir Şube Başkanı Mustafa Uğur, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi'ne rektör olarak atanan Mazhar Bağlı ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi'nin kurulduğu tarihten bugüne kadar yetkili sendika olduklarını belirterek açıklamasına başlayan Mustafa Uğur, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdiriyle Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi'ne rektör olarak atanan Prof. Dr. Mazhar Bağlı'yı yetkili sendika olarak tebrik ediyor, hoş geldiniz diyor yapıcı tüm çalışmalarında kendisine destek olacağımızı açıklıyoruz" dedi. Prof. Dr. Mazhar Bağlı'nın daha önce Nevşehir'de yaşamaması ve görev yapmaması sebebiyle Türk Eğitim-Sen olarak kendisinden mevcut durum ışığında isteklerini açıklayan Uğur, "Prof. Dr. Mazhar Bağlı'nın bu üniversitede ilk yapması gereken şey Filiz Kılıç ve Tuncay Bülbül'ün yıllardır gizli ve açıktan yaptığı, üniversitemizi zarar uğratan başta uset, tafana, myo otel ve yapı işleri dairesinde dönen usulsüzlükler olmak üzere her konu hakkında disiplin komisyonları oluşturmak ve bu anlamda tarafsız soruşturmalar başlatmaktır. Unutmayalım ki hesaplaşma olmadan helalleşme olmaz" dedi. Filiz Kılıç ve Tuncay Bülbül'ün yaptığı yanlışların hesabının sorulmasının ardından üniversitede huzurun tesis edilmesi gerektiğini savunan Uğur, "Biz makam odasında üç-beş aile dostu olan çalışma arkadaşıyla üniversitenin kaderini belirleyecek, diğer tüm personeline sırtını dönmüş, randevu talep ettiğimizde aylarca randevu vermeyen, hırslarına ve arzularına yenik düşmüş rektör istemiyoruz. Üniversitemiz personeli sürgünlerden, kıyımlardan, adam kayırmacılığından bıktı. Öğrencileriyle buluşan, akademik ve idari personelleriyle kucaklaşan bir rektör özlemindeyiz bunu bu şehirde sağlamak zorundayız" şeklinde konuştu. Uğur, son olarak ise, "Tüm bu ifade ettiklerimizin tesis edildiği, akademik personelin yalnızca akademik başarıyı ve öğrencilerinin geleceğini düşündüğü, idari personelin üniversitenin işleyişine odaklandığı, halkıyla kucaklaşmış, sivil toplum örgütleriyle dayanışma ve iş birliği içinde olan, yetkili sendikanın yetkisinin ve etkisinin farkında olan bir üniversite yönetimine Türk Eğitim-Sen sonsuz destek vermekten kaçınmayacaktır" diyerek açıklamasına son verdi.