ADANA 3 NO’LU ŞUBE, “ÜLKESİNİ CANI PAHASINA SEVEN AYDINLAR HAREKETİYİZ.”

Adana 3 No’lu Şube, Bilim ve Teknoloji üniversitesinde iftar yemeği düzelendi. İftar yemeğinde bir konuşma yapan Adana 3 No’lu Şube Başkanı Rıfat Çelik, “Türk Eğitim-Sen sendikacılığın yanında, bu ülkenin değerleri ile bezenmiş, milli ve manevi hayatı son derece önemseyen milli bir sivil toplum örgütüdür.” dedi. Çelik açıklamasında şunları kaydetti: “Türkiye Kamu-Sen ‘e bağlı değerli Şube başkanlarım, Üniversitemizin değerli Yöneticileri, akademik ve İdari personelleri, hanımefendiler, beyefendiler Türk Eğitim-Sen Adana 3 No’lu üniversite şubesi olarak Bilim ve Teknoloji üniversitesinde düzenlemiş olduğumuz iftar programımıza teşriflerinizden dolayı sendikam, şube yönetimim kurullarım ve şahsım adına teşekkür ederim. Değerli misafirler Bu mübarek günlerde 09.06.2017 Cuma günü Çukurova üniversitesinde bu gün adana bilim ve teknoloji üniversitesinde düzenlemiş olduğumuz iftar programımıza üyelerimiz, yöneticilerimiz ve tüm çalışanlarımızı davet ettik davet duyurusunu sms. Email ve panolara astığımız ilan la duyurduk Türk eğitim-Sen üniversite şubesi olarak her iki üniversitede yetkili ve etkili sendikal anlayışla tüm çalışanları sendikal ayrım yapmadan kucaklayan sendikadır bu böyle bilinsin. Milletimizin dertleriyle dertlenen, ülkemizin başı dara düştüğünde yol gösterici olan, milli değerlerimize, manevi hayatımıza bir saldırı olduğunda tepki gösteren, yani bu coğrafyada varlığımızı tehdit eden her türlü unsura karşı mücadeleyi milli vazife olarak gören bir sendikayız. Türk Eğitim-Sen sendikacılığın yanında, bu ülkenin değerleri ile bezenmiş, milli ve manevi hayatı son derece önemseyen milli bir sivil toplum örgütüdür. “Madem bu milleti temsil ediyoruz, bu aziz milletin bağrından doğduk, köklerimiz Anadolu’nun derinliklerinde, o halde milletimize hizmet edeceğiz” . Milletimizin içinde bulunduğu durum, yaşadığı acılar, sıkıntılar, bir sivil toplum kuruluşunu ilgilendirmiyorsa, o stk’nın milletle ilgili olması beklenemez. Bu nedenle Türkiye Kamu-Sen olarak kendimizi milli bir sivil toplum kuruluşu olarak tanımlıyoruz. Milletimizin tüm dertleri bizi ilgilendiriyor. Türk Eğitim-Sen’i bir aydınlar hareketi olarak değerlendiriyoruz. Milletimizin dertleriyle dertlenen, ülkemizin başı dara düştüğünde yol gösterici olan, milli değerlerimize, manevi hayatımıza bir saldırı olduğunda tepki gösteren, yani bu coğrafyada varlığımızı tehdit eden her türlü unsura karşı mücadeleyi milli vazife olarak gören bir konfederasyonuz. Dolayısıyla bu konfederasyonun ve sendikanın mensupları da aydındır, bu ülkeyle, bu milletle beraber nefes alır. Yanlışları muhataplarının yüzüne söyler. Ama yıkmak, yakmak hiçbir zaman bizim işimiz olmadı. Yol gösteririz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin demokrasinin solunduğu bir ülke olmasını istiyoruz. Milletimizin hukuku, demokrasiyi, insan haklarını sonuna kadar hak ettiğine inanıyoruz. Bu ülkede etnik kökeni, siyasi anlayışı ne olursa olsun bütün insanların huzur içinde yaşamasını istiyoruz. Bu noktada ülkemizi yönetenlere büyük görevler düşüyor.” Aydın vasfı taşıyanların bu ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılar bakımından gerektiğinde risk almasını bilen insanlar olması lazım. Ülkemizde hukuk, demokrasi, insan hakları konularında sıkıntılı bir süreç yaşıyor bunu düzeltecek iradenin bu ülkenin aydınlarıdır. Kim bu aydınlar? Bu ülkenin aydınları öncelikle akademisyenleridir. Zira bir sorumluluk paylaşımı yapacaksak, bunun en üst sırasında akademisyenlerimiz yer alır. Aydın vasfı taşıyanların bu ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılar bakımından gerektiğinde risk almasını bilen insanlar olması lazım. Üniversiteleri suskun, susturulmuş ülkelerin geleceği olmaz. Üniversiteler demokrasinin her alanda hissedildiği kurumlar haline getirilmelidir. Sivil toplum kuruluşlarının olmadığı, görüşlerinin yansımadığı bir ülkenin gerçek anlamda demokrasiyle yönetildiğini iddia etmek mümkün değildir. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen’in, gerçekten bu ülkenin tüm dertleriyle dertlenen bir sivil toplum kuruluşudur. “Çalışma hayatında, üniversitelerde, kısacası her alanda varız. Siyaset bir ülkeyi tek başına yönetemez. Sivil toplum kuruluşlarının olmadığı, görüşlerinin yansımadığı bir ülkenin gerçek anlamda demokrasiyle yönetildiğini iddia etmek mümkün değildir. Sendikalar demokratik hayatın vazgeçilmezlerindendir. Çalışma hayatı, eğitimin sorunları ile ilgili her alanda elini taşın altına sokmaya hazır bir sivil toplum kuruluşuyuz. Toplu sözleşmeye yetkili konfederasyon olarak oturan yapı ne denilse eyvallah diyen bir konfederasyondur. Böyle bir sendikal anlayışın Türkiye’de bu kadar destek görmesi asla kabul edilemez. Yanlışları söyleyemeyen bir sendikanın sendikal faaliyet yapması bir anlam ifade etmez. 1 Ağustos’ta toplu sözleşmenin başlayacağını “Toplu sözleşmeye yetkili konfederasyon olarak oturan yapı, ne yazık ki ne denilse eyvallah diyen bir konfederasyondur. Böyle bir sendikal anlayışın Türkiye’de bu kadar destek görmesi asla kabul edilemez. Sendikal faaliyet, amacına uygun yapılmalıdır. Bu noktada Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen’in güçlendirilmesi son derece önemlidir. Elbette bunları el birliğiyle yapacağız. Hep birlikte kamu çalışanlarının tek umudu olan Türkiye Kamu-Sen’i en yükseğe çıkaracağız. Çalışanların kazanımlarını korumanın en etkili mücadelesini vereceğiz. Bunu yaparken tavizsiz ve kararlı bir mücadele ortaya koyacağız. Ancak aynı zamanda diyalog yollarını da sonuna kadar kullanacağız. Pek tabi ki gerektiğinde rektörlüklerle, YÖK ile dirsek teması içine gerçekleştireceğiz. Onlar bizim rakiplerimiz değil. Ama yanlışları da cesaretle söyleyeceğiz. Yanlışları söyleyemeyen bir sendikanın sendikal faaliyet yapması bir anlam ifade etmez.” Türk Eğitim Sen olarak, 2016 Yılının UNESCO tarafından Hoca Ahmet Yesevi Yılı ilan edilmesi münasebetiyle, 1-4 Aralık 2016 tarihlerinde Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği (UAESEB) ile işbirliği içinde Uluslararası Türk Dünyası Eğitim Bilimleri ve Sosyal Bilimler Kongresi’ni düzenlemiştik. 19 ülkeden yabancı kalıtımcılar olmuştu. Son derece başarılı bir kongreydi. Türk Eğitim-Sen Genel Merkezimizin 7-10 Aralık 2017 tarihleri arasında Mühendislik ve Fen Bilimleri alanında, Uluslararası Türk Dünyası Mühendislik ve Fen Bilimleri Kongresi düzenleyecek şube olarak bizlerde her türlü katkıyı vereceğiz.” Saygılarımla.”