İZMİR 1 NO’LU ŞUBE: “NORM KADRO UYGULAMASINDA SORUNLAR HAD SAFHAYA ULAŞMIŞTIR.”

İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Merih Eyyup Demir 2017-2018 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla bir açıklama yaptı. “2017-2018 eğitim öğretim yılı 18 Eylül 2017 Pazartesi günü başlayacaktır. Eğitim camiamıza, veli ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyoruz. Yeni eğitim öğretim yılı güncellenen müfredat ve ilkokullarımızda 1. sınıftan itibaren uygulanmakta olan bitişik eğik yazının uygulamadan kaldırılması ile yenilenmiş olarak başlayacaktır. Eğitimde sorunlarımız, beklentilerimiz ve çözüm önerilerimiz aşağıda sıralanmıştır: 1. Norm kadro uygulamasında sorunlar had safhaya ulaşmıştır. 2012-2013 eğitim öğretim yılı ile başlayan 4+4+4 eğitim modeli ile daha o günlerde dile getirdiğimiz öğretmen norm kadro sorunu artarak devam etmektedir. Kararnamelerinde “ihtiyaç fazlası” yazan öğretmen sayısı günden güne artmaktadır. 16 Nisan referandumu öncesinde Sayın Başbakanımız tarafından dile getirilen tamgün uygulaması ile norm sorunu ilimizde çok daha büyük ve yeni sorunlara yol açmıştır. Tamgüne geçiş uygulamalarında ilimizde gözlemlenen ileriye dönük bir planlama yapılmadığıdır. Öğretmenlerin hizmet yılları süresince toplamış oldukları hizmet puanlarına göre yapılan yer değiştirmeler, gerek tamgün geçişi ve gerekse mevzuattan kaynaklanan sebeplerle anlamını yitirmiştir. Düşük puanlı öğretmenlerimiz okullarımızda kadro bulabilirken yüksek puanlı öğretmenlerimizin ihtiyaç fazlası olarak kalmaları hizmet puanlarının geçerliliğinin sorgulanması sonucunu doğurmuştur. Mazerete bağlı yer değiştirmeler sonucunda sağlanması beklenen Aile Birliği’nin sağlanmasında bakanlık tarafından yayınlanan 14 Ağustos tarihli 2017/22 sayılı Genelge bu durumu iller bazında zora sokmuştur. Ücretli öğretmen çalıştırılmasının önüne geçilmesi ve öğretmenlerimizin norm sorununun çözümünde illerin inisiyatif kullanmasına olanak verilmelidir. 2.Öğretmenlerin Kariyer Basamaklarında Yükselme uygulaması unutulmuştur. 30.06.2004 tarihinde 5204 sayılı Kanunla yürürlüğe giren Öğretmenlerin Kariyer Basamaklarında Yükselmesi ile ilgili Anayasa Mahkemesi tarafından 2008 tarihli karardan sonra herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Yasada “Sınav yılda bir defa olmak üzere ÖSYM’ce yapılır” ibaresi bulunmasına rağmen mahkeme kararını takip eden 2009 yılından bugüne kadar herhangi bir sınav yapılmamış ve bu konuda “gözden geçirilecek” söyleminden başka da herhangi bir çalışma olmamıştır. Millî Eğitim Bakanlığı bu konuyu daha fazla geciktirmeden çözmek durumundadır. 3.Mülakat yöntemi kabul görmemiştir. Millî Eğitim Bakanlığı öğretmenden yöneticisine atamalarda mülakat sitemini yerleştirmeye çalışmaktadır. Bilinmesini isteriz ki bu yöntem eğitim camiası tarafından kabul görmemektedir. Mülakat sistemi dünyanın neresine giderseniz gidiniz torpil sözcüğü ile eş anlamlı anlaşılmaktadır. Yöneticilik süre kısıtlaması aynı zamanda norm sorununu da beraberinde getirmektedir. Yönetici atamalarındaki dört yıl uygulaması da beraberinde getirdiği sorunlarla birlikte düşünülerek yeniden ele alınmalıdır. Mülakat sistemi terkedilmeli, kariyer ve liyakat konularında ortak akıl çerçevesinde kriterler belirlenmeli ve sistem baştan sona yenilenmelidir. 4.Genel İdare Hizmetleri Sınıfında çalışan personelin sorunları çözüm beklemektedir. Genel İdare Hizmetleri sınıflarında çalışan arkadaşlarımızın sorunları bugüne kadar görmezden gelinmiştir. Biriken sorunlar gün geçtikçe daha da büyüyerek sorunların çıkmaza girmesine neden olmuştur. Bu sorunlarla ilgili çalışmaların yapılması, bu sınıflarda çalışan arkadaşlarımızın sorunlarının birlikte yapılacak çalışmalarla düzeltilmesi için Millî Eğitim Bakanlığı tarafından çalışmaların başlatılması gerekmektedir. Her eğitim öğretim yılı başında öğretmenlerimize ödenen “Öğretim Yılı Hazırlık Ödeneği” tüm eğitim çalışanı arkadaşlarımıza ödenerek eğitim çalışanlarımız arasında eşitlik sağlanmalıdır. 5.Okullarımızın personel ve ödenek sorunları çözüm beklemektedir. Okullarımızın personel ve ödenek sorunu maalesef müzmin hastalığımız haline gelmiştir. Kısa vadeli alınmaya çalışılan önlemlerin çare olmadığı açıktır. Okullarımızın bu sorunlarının acilen giderilmesi gerekmektedir. Sorunun çözümüne geçici değil kalıcı tedbirler aranmalıdır. 6.Okullarımızda güvenlik tedbirleri gözden geçirilmelidir. Okullarımızın en temel sorunlarından birisi de güvenlik konusudur. Okullarımızda yaşanan ve basına da konu olan olayların yaşanmaması için bu konuda ciddi önlemler alacak mevzuat çalışmaları yapılmalıdır. 7. Merkezi sınavlardaki karışıklığa son verilmelidir. Her kurum kendi kabul ve retlerine göre merkezi sınav usul ve esasları belirlemektedir. Bu da sınav süreçlerine içinden çıkılmaz bir nitelik katmaktadır. Kimi sınavlar için 15 dakika önceden kapılar kilitlenirken kimi sınavlara 15 dakika geç kalınabilme hakkı tanınmıştır. Kimi sınavlar için yürütücü komisyon 1 saat önce sınav merkezinde bulunmak zorunda iken bazı sınavlarda ise bu durum pek önemsenmemektedir. Bunlar gibi çok sayıdaki farklı uygulamalar adayları da komisyon üyelerini de şaşırtmaktadır. Bu uygulama karışıklığına son verilmeli, tüm sınavlar için ortak kriterler belirlenmelidir. Sınav komisyon üyeleri arasındaki ücret farklılıklarının da giderilmesi hakkaniyet ilkesi gereğidir.”