BURSA 1 VE 2 NO’LU ŞUBE, “EĞİTİM AĞIR YARALI, ÖĞRETMEN YARA BERE İÇİNDE” KONULU YAPTIĞI BASIN AÇIKLAMASI YAPTI.

Bursa 1 ve 2 No’lu Şubelerimiz, okulların yarıyıl tatiline girmesi dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Bursa Şubeleri Yönetim Kurulu Üyeleri, öğretmenlerin gördüğü şiddeti de makyaj yaparak anlattı. Yapılan makyajla öğretmenlerin kafasına balta, kalbine bıçak saplanıp, gözleri morartıldı.

Eğitimin sorunlarını anlatan şubelerimiz, taleplerini de şu şekilde sıraladı:

Milli Eğitim Bakanlığı, “Öğretmeninin İtibarı Geleceğimizdir.” felsefesini kendisine ilke ve şiar edinerek öğretmenlerimizin itibarını zedeleyecek söylem ve uygulamalardan bir an önce vazgeçmelidir. Bu bağlamda alo 147 şikâyet hattı derhal kapatılmalıdır. 

Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlerimize uygulanan şiddeti bir an önce engellemelidir. Öğretmene yönelik şiddeti münferit olaylar gibi göremeyiz. Öğretmenler yıllardır öğrenci ve veli şiddetine maruz kalmaktadır. Bunun nedeni de; öğretmenlerin bir paçavra gibi kenara atılması, etkisizleştirilmesi, değersizleştirilmesi, korunup, kollanmamasıdır. Sözde “Öğretmenlerimizin yanındayız.”  Söylemleri ile bu konunun çözüme kavuşturulamayacağı aşikârdır. Eğitim çalışanlarına şiddet uygulama edepsizliğini gösterenler hukuk önünde en ağır şekilde cezalandırılmalıdır ve sayın bakan bizzat bu konunun takipçisi olmalıdır. Okul kapılarımız nöbetçi öğrencilere değil, işinde uzman güvenlik görevlilerine bırakılmalıdır.

Bakanlık ucube performans ve mülakat sistemini derhal kaldırmalıdır. Her türlü atama ve terfi işleri hakkaniyet ve liyakat ölçütlerine göre yapılmalıdır. Öğretmen atamasından başlayarak, müdür ve müdür yardımcılığı atamalarına uzanan mülakat kaldırılmalı ve sınava dayalı adil bir sistem olmalıdır.

Ülkemizin geleceğine yön verecek en önemli kurum milli eğitim bakanlığı iken ve burada alınacak kararların bilimsel, sosyolojik, psikolojik her türlü açıdan değerlendirilmesi gerekirken maalesef bakanlık “Ben yaptım, oldu!” anlayışı ile yönetilmektedir. Maalesef ülkemizde bir gecede sınav sistemi değiştirilmekte, belki de sayın bakanın bile televizyondan haberi olmaktadır.

Bakanlık bu tutumundan vazgeçmeli ve eğitim sistemimiz ile ilgili konularda karar alırken öğretmenlerimize, sendikalarımıza kısacası eğitimin paydaşlarına kulak vermelidir.  Örneğin önümüzdeki günlerde belirlenecek olan “nitelikli” okullar ile ilgili görüş alınacak mıdır?

Okullarımız “Değerler Eğitimi” adı altında çeşitli cemaat/vakıf/derneklere teslim edilmektedir. Bu arızalı anlayışın ülkemizin başına nasıl belalar açtığını millet hep beraber yaşadık. Ancak görüyoruz ki yetkililer bu durumdan hiçbir ders çıkarmamışlar. Okullarımızda değerler eğitimi sadece Bakanlığımıza bağlı öğretmenlerimiz tarafından verilmelidir ve bakanlık bir an önce öğretmenlerimize güvendiğini açıklayarak bu yanlış uygulamadan dönmelidir.

Son olarak yeni İl Milli Eğitim Müdürümüzden beklentimiz Bursa Milli Eğitimine çöreklenmiş paralel sendikamsı yapının Bursa Milli Eğitimini yönetmesine artık müsaade etmemesidir. Eğitim yönetimi bir bütündür ve eğitimin tüm tarafları karar alma mekanizmalarında devreye sokulmalıdır. Milli Eğitimin yönetim anlayışı kariyer ve liyakat esaslı olmalı hakkaniyet ve adalet elden bırakılmamalıdır.”