ANKARA 1 NO’LU ŞUBE, “ANKARA ÜNİVERSİTESİ ÇALIŞANLARININ BİR NEFES ALSIN”

Ankara 1 No’lu Şube Başkanı İbrahim Çömez, üniversite çalışanlarının sorunlarını dile getirmek amacı ile Ankara Üniversitesi önünde bir basın açıklaması yaptı. Çömez, “Üniversite çalışanlarının maruz kaldığı sıkıntıları ilgili makamlarla yapmış olduğumuz görüşmelerde ve KİK toplantılarında sürekli olarak dile getirmekteyiz.” dedi. Çömez açıklamasında şunları kaydetti:

“Değerli misafirler! Sendikal faaliyetlere başladığımız günden itibaren yanımızda olan değerli üyelerimiz. Her zaman bizlerin sesi olan Türk basınının güzide mensupları ve burada bugün bizlerin güvenliğini sağlamaya çalışan fedakâr emniyet mensupları. Sizleri şahsım, yönetim kurulumuz ve üniversitemiz temsilcileri adına sevgi ve saygı ile selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar. Üniversiteler çağdaş bilime öncülük eden ve demokrasinin beşiği olması gereken kurumlardır. Ancak son zamanlarda cumhuriyetimizin ilk üniversitesi olan ve mensubu olmaktan gurur duyduğumuz Ankara Üniversitesinde akademik ve idari personelimiz haksız uygulamalara maruz kalmaktadır. Bugün burada bu sıkıntıları dile getirmek ve kamuoyunun dikkatini bu yöne çekmek üzere toplanmış bulunmaktayız.

Üniversite çalışanlarının maruz kaldığı sıkıntıları ilgili makamlarla yapmış olduğumuz görüşmelerde ve KİK toplantılarında sürekli olarak dile getirmekteyiz. Üniversite yönetimi sorunlarımızı dinlemekte ama bunların çözümü noktasında hiçbir girişimde bulunmamaktadır. Sizlerin de bildiği gibi Ankara da bulunan diğer kamu kurumlarının personeline sunduğu birçok imkân üniversitemiz personeline sunulmamaktadır.

Örneğin çalışanın yediği yemek, pahalı olduğu gibi lezzet kalite ve hijyenden uzaktır.

Yine birçok üniversite yönetimi çalışanına şefkatle yaklaşırken Ankara Üniversitesi Rektörlüğü 13-b/4 maddesini adeta elinde bir sopa gibi tutup, üniversite personelini mağdur etmek, onları cezalandırmak, kampüs kampüs gezdirerek yıldırma amaçlı kullanmaktadır.

Aslında Ankara Üniversitesi çalışanlarının çözüm bekleyen onlarca sorunu bulunmaktadır..

Hele hele bunların içinde bir tanesi var ki idari personelin, geleceğe yönelik umutlarını çalmaktadır. Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı.

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı açılmasını Üniversite yönetiminden talep ediyoruz. Ancak çok değerli yöneticilerimiz sınav açmak yerine sürekli kolaya kaçmayı ve bahane üretmeyi politika haline getirmişler gelenekselleştirmişlerdir.

Siz mevzuatı, işleyişi bilen, yıllarını üniversiteye adamış, kardeşlerimin yerine, torpille birilerini getirmeye devam edin. Kurum kültürü almamış, iş bilmez kişilere yönetici kadrolarını peşkeş çekin. İç huzuru ve çalışma barışını bozmaya devam edin.

 Örnek verecek olursak birçoğunuzun bildiği gibi kısa bir süre önce yüksekokul ve fakülte sekreterliklerine atamalar yapıldı. Hepinizin hakkı olan yönetici kadroları birilerine talimatla verildi.

Biz bu gidişe dur diyoruz.

Sayın REKTÖR vicdanları yaralamayın. Ne zaman emektarlarınızın hakkını gözeteceksiniz. Tabi ki sınav açmazsınız. Açarsanız liyakat ve hakkın tecellisini sağlayacaksınız. Siz kolaya kaçmaya devam edin nakil yoluyla kadroları doldurun doldurun doldurun.

Bunları yaparken sayın rektörün bahanesi 2015 yılı görevde yükselme sınavının mahkemece iptal edilmesiymiş.

Sayın rektör böyle bir bahane kabul edilemez. Çünkü bu işi bilen Türk Eğitim-Sen yöneticileri olarak biz 2015 sınavları öncesinde ilgili Rektör Yardımcısına bu şekilde açılacak bir sınavın yanlış olduğunu iletmiş bu açılırsa mahkemece iptal edileceğini hatırlatmıştık. Bunun üzerine yanında bulunan ilgili birim yetkilisi müdahale ederek “sayın hocam biz işimizi biliyoruz sendikacılardan öğrenecek değiliz, yasal çerçevede sınav yapıyoruz” ifadeleri kullanmıştı.

Ne yazık ki gelinen noktada kimin haklı olduğu ve bu işi kimin daha iyi bildiği gerçeği ortaya çıkmıştır. Zaman bizi haklı çıkarmış ama bunun faturası sizlere kesilmiştir.

Bizde diyoruz ki Sayın Rektör varsın mahkeme süreci devam etsin. Yeni bir sınavın açılmasının önünde engel değildir. Yasalar çerçevesinde kurulmuş ve yönetilen bir kurumda hakkaniyetli sınav yapamayacağınız endişesi taşıyorsanız işi ehline verin..

Bırakın sınavı YÖK yapsın. Vicdanlarda rahatlayacaktır sizde rahatlayacaksınız.

Ankara Üniversitesi çalışanlarının bir nefes alsın onların gönlünde taht kurun.

Daha demokratik bir üniversite için,

Haklarınızı her koşulda savunmak için,

Mücadele veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz.

Hepinize katılımızdan dolayı sevgi saygı ve muhabbetimi sunuyorum.”