ÇORUM ŞUBE, DOĞU TÜRKİSTAN MESELESİ KONULU KONFERANS DÜZENLEDİ.

Çorum Şube Başkanı Selim Aydın Doğu Türkistan meselesi hakkında düzenlenen konferansta bir konuşma yaptı. Aydın yaptığı konuşmada, “Gözümüze uzak, gönlümüze yakın Doğu Türkistan’dan yükselen çığlıklar yüreklerimizi yakmaktadır.” dedi. Doğu Türkistan’da insanlık dramının yaşandığını belirten Aydın konuşmasında şunları kaydetti:

“Türkiye Kamu-Sen Çorum İl Temsilciliği olarak düzenlemiş olduğumuz "Türk Dünyasında İnsan Hakları İhlalleri ve Doğu Türkistan Meselesi" konulu konferansımıza katılım sağlayan, kanayan yaramıza hassasiyet gösteren bütün katılımcılara, konuşmacı olarak katılan “Prof. Dr. Abdürreşit Celil KARLUK hocamıza ( Ankara Hacı Bayramı Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi)

Dr. Sinan DEMİRTÜRK hocamıza ( Gazi Üniversitesi Asya Çalışmaları Merkezi, Öğretim Görevlisi ), oturum yöneticisi olarak katılan Doç. Dr. Özer ŞENÖDEYİCİ hocamıza

(Hitit Üniversitesi

Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü

Öğretim Üyesi) katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.

Al bayraktan gök bayrağa, Adriyatik’ten Çin Seddine kadar gerilen bir büyük coğrafyada varlığını binlerce yıldır devam ettiren Türk’ün, kapanmaz yarası olmuştur Doğu Türkistan.

Doğu Türkistan …. Türk’ün en doğudaki çocukları; mazlum çocukları , kahraman çocukları.

Orta Asya’nın bize emaneti , gök bayrağın gök ekinlerinde katledilen insanları.

Zalim Çin’in en zengin yer altı kaynaklarına sahip bölgesi …

Batı’ya açılan en önemli kapısı…

Türk olmasının yanında işte bu sebeplerden ki zulmün bitmediği topraklar.

Gözümüze uzak, gönlümüze yakın Doğu Türkistan’dan yükselen çığlıklar yüreklerimizi yakmaktadır. Doğu Türkistan'a zulüm son bulsun. Zalimler akıttıkları kanda boğulsun inşallah. Al bayraktan Gök bayrağa selam olsun. Üzülerek görüyoruz ki sözde insan hakları savunucuları susmakla yetinmektedir. Türk milleti kadirşinas bir millettir. Misafirperverdir. Hoşgörülüdür. 5 milyon Suriyeliye gösterdiğimiz hassasiyeti, bu kardeşlerimiz için de göstermeliyiz. Bize yakışan da bu değil midir? Umarım geçtiğimiz ayda, havaalanında beklettiğimiz 11 Uygur Türk'ü nü de yalnız bırakmayız. Mesele Müslüman olmaksa bu kardeşlerimiz de Müslüman’dır. Mesele insan olmaksa Türkler de insandır. Kardeşlerimiz, gözyaşlarınızı silmeye ellerimiz uzanamıyorsa da bugün Çorum'dan kardeşlerinizin yüreği, acınızı hafifletmek için atıyor. Yarın, 19 Aralıkta Türkiye’nin dört bir yanında, Kamu çalışanlarının milli cephesini temsil eden Türkiye Kamu-Sen olarak hep birlikte yine haykıracağız. "Kahrolsun Kızıl Çin, Yaşasın Tam Bağımsız Türkistan"diye.

Türkistan; çilekeş insanların güzel yurdu, Kürşad’ını bekliyor. Vahşete sesini çıkaramayanlar utansın diyoruz.

Ey yetkililer, ey sözde insan hakları savunucuları!

Binlerce yıllık kadim Türk yurdunda, en temel insani değer olan insana saygı ayaklar altına alınıyor. Soydaşlarımızın ibadet etmeleri engelleniyor. Doğu Türkistan’da çocukların boynu bükük, minareler ezansız, camiler cemaatsiz kalmış durumda… Ey insanlık! Taş mı kesildiniz, neredesiniz?

Biz biliyoruz ki Dünyanın her yerinde Türk’e karşı girişilen bu saldırılar, tarihten Türk isminin silinmesi için çabalayan şer odaklarının bir planıdır. Beşikteki bebeklerin çığlığı, yüreklerimizi yakıyor. Bu nedenle Türk hükümeti bir an önce bu vahşete “Dur” demek zorundadır. Ticari ilişkiler buna engel olmamalıdır. Bölgede yaşananlara, başta Türk Hükümeti olmak üzere tüm dünya devletleri kısa zamanda müdahale etmeli ve Doğu Türkistan’da yaşanan bu insanlık dramına bir son verilmelidir.

Türk milleti uyan, kardeşin katlediliyor! Bu katliama seyirci mi kalacağız; elimize kardeş kanı mı bulaştıracağız? Yerin dibine geçsin katil Çin Devleti! Kırılsın Türk’e saldıran eller!

Yok olsun Türklüğe kefen biçen hainler! “Irzımızdır çiğnenen, evladımızdır doğranan. Hey sıkılmaz, ağlamazsan, bari gülmekten utan!”

Yaşasın Doğu Türkistan.

Yaşasın Irkımın Turan ÜLKÜSÜ.”