MART AYINDAKİ BÜYÜK MİTİNG NEDEN ÇOK ÖNEMLİ

Türk Eğitim Sen Genel Merkez Yönetim Kurulunun aldığı karar uyarınca  Mart ayı ortalarında  Ankara Sıhhiye meydanında  tüm eğitim çalışanlarının katılacağı  büyük bir miting yapılacak.

         Türkiye’nin her tarafından binlerce eğitim çalışanının katılmasının beklendiği bu miting hem sendikamız açısından hem de eğitim çalışanları açısından büyük önem taşıyor.Bu mitingde yıllardır çözülmeyen sorunlar bir kez daha ‘’duymayan kulaklara’’haykırılacak.. ‘’görmeyen gözlere’’gösterilecek.

 

Sözleşmeli  öğretmenlere kadro sözü verdiği halde,sanki sözü veren o değilmiş gibi hala koltuğunda pişkin pişkin oturan Nimet ÇUBUKÇU’ya bir kez daha  sözü hatırlatılarak ya gereğini yapması ya da o oturduğu koltuğu hemen boşaltması istenecek.

 

Yaklaşık 300 bin öğretmen  açığı varken ve yaklaşık 350 bin öğretmen adayı atama beklerken  ancak 10 bin öğretmen alarak  ve her yıl yapılagelen Şubat atamasını da yapmayacağını açıklamak suretiyle bırakınız sorun çözmeyi  mevcut sorunları daha da            artıracağını  böylece ortaya koymuş olan MEB’e   eğitimciler bu mitingle gereken cevabı verecekler.

 

Kadrolu öğretmenlerle aynı hakları verdik diye övünülen fakat hala eşinin yanına tayin  istemesi bile o ilde sözleşmeli öğretmen açığı bulunmasına bağlı olan ve açık olmadığı için de pek çoğunun ailelerinin parçalandığı sözleşmeli öğretmenlerimiz  orada olacaklar.

 

İl emrine atanma hakkı verilmemesi ,ekders ücretlerinde yaşanan adaletsizlikler, sürekli olarak gerileyen reel ücret ve özlük hakları ile ilgili pek çok sıkıntıları bulunan kadrolu öğretmenlerimiz bu mitingle aleyhlerinde oluşan tüm bu gelişmelere ‘’dur’’ diyecekler.

 

Eğitimin ayrılmaz bir parçası oldukları halde MEB tarafından kendilerine sürekli şaşı bakılan ve sendikamızca dile getirilen sorunlarını Bakanlığın sürekli göz ardı ettiği memur ve hizmetlilerimiz duymayan kulaklara tepkilerini bizzat kendileri dile getirecekler ve sorunlarına sonuna kadar sahip çıktıklarını cümle aleme gösterecekler.

 

Ülkemizin geleceği oldukları her fırsat söylenen ancak bir sürü sorunla iç içe yaşamak zorunda bırakılan  Üniversitelerimizin akademik ve idari personelinin başta 2547 sayılı YÖK kanununun Üniversite Rektörlerine adeta krallık yetkisi veren 13/b maddesi (  Gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yeni görevler vermek) olmak üzere tüm antidemokratik uygulamalarla ilgili sorunlarını,bir türlü standart bir takvime bağlanmayarak tamamen Üniversite yönetimlerinin keyfine bırakılan görevde yükselme sınavları konusunun,Özellikle araştırma görevlilerinin 50/d maddesine göre yaşadıkları mağduriyetleri,Maaş promosyonları ile ilgili sıkıntıların ,İdari personelin Kuruluş Geliştirme ödeneğinden yararlandırılmaması ve daha pek çok sorunları bu  mitingle gündeme bir kez daha getirilecek.

 

Yine Eğitim sistemimizin ve eğitim çalışanlarının ayrılmaz bir parçası olan Yurt-Kur çalışanlarının başta görevde yükselme olmak üzere ,nöbet ve mesai problemleri,çalışma şartlarının iyileştirilmesi gibi pek çok talebinin gündeme getirileceği bu toplantı aynı zaman da Türk Eğitim Sen tarafından  tek başına düzenlenmiş ilk eylem olma niteliği de taşıyor.Bu nedenle hem mitingin başarısı hem de sonrasında sorunların çözümüne sunacağı katkı açısından çok önemlidir.Bu konuda ,bu güne kadar sendikamızın başarısı için hiçbir fedakarlıktan kaçmamış olan şubelerimize ve üyelerimize büyük görev düşmektedir.Sendikamız hiçbir güç odağına yaslanmadan sadece eğitim çalışanlarından aldığı güçle sendikacılık yapmaktadır.Bunun bilinciyle mitinge katılınmalı ve katılım sağlanmalıdır.

 

Gün birlik olma,dayanışma ve mücadele etme günüdür. Unutmayalım ki’’ MÜCADELE EDENLER HER ZAMAN KAZANAMAZLAR ANCAK KAZANANLAR HEP MÜCADELE EDENLERDİR"