MÜDÜR ROTASYONU UYGULAMASINDA GELİNEN DURUM

         Bilindiği gibi MEB tarafından 13.08.2009 tarih ve 27318 sayılı Resmi Gazetede ‘’ Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmelik ‘’ yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe girdi. Sınava dayalı yönetici ataması yapılmasını ön gören bu yönetmelik, mevcut yöneticilerin kazanılmış haklarını saklı tutmakla birlikte yönetmeliğin ‘’  Bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde eğitim kurumu müdürlerinden bulundukları eğitim kurumunda beş yıllık çalışma süresini tamamlayanların görev yerleri, il içinde aynı veya daha üst tipteki eğitim kurumları olacak şekilde tercihleri dikkate alınmak suretiyle bu Yönetmelik ekinde yer alan Ek-2 Yönetici Değerlendirme Formu üzerinden yapılacak değerlendirme sonucu puan üstünlüğü esasına göre değiştirilir.’’ Şeklindeki 22. maddesi ile bulunduğu eğitim kurumunda 5 yıllık çalışma süresini tamamlayan müdürlere yer değişikliği zorunluluğu getirmişti. Zorunlu yer değişikliği kapsamındaki idarecilik olarak sadece okul müdürlüğünün görülmesi gibi bir açmazı bünyesinde taşıyarak çıkan bu yönetmelik kamuoyundan ve eğitimcilerden olumlu ve olumsuz pek çok eleştiri aldı. Rotasyona tabi okul müdürlerinin büyük bir kısmı ile hukukçuların bir bölümü yönetmeliğin ‘’ Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte eğitim kurumlarında asaleten yönetici olarak görev yapanlar bu görevlerine devam ederler. Ancak, farklı kurumlara ya da yönetim kademelerine atanmak isteyenler bu Yönetmelik hükümlerine tabidir.’’ şeklindeki Geçici 1. maddesine göre mevcut yöneticilere rotasyon uygulamasının ancak 2014 yılından sonra yapılabileceğini iddia etmekte ve böyle yorumlamaktaydılar.

         Ancak MEB bu görüşte değildi. Yönetmeliğe göre Temmuz-Ağustos aylarında yapılması öngörülen bu yer değişikliklerinin 01 Temmuz 2010 tarihi itibarıyla bulunduğu eğitim kurumunda 5 yıllık çalışma süresini tamamlayanlara uygulanacağını açıkladı  

         Türk Eğitim Sen yönetmelik çıktıktan sonra hukukçuları ile gerekli incelemeleri ve değerlendirmeleri yapmış ve hiçbir hakkaniyet ölçüsüne sığmayan ve yönetmeliğin 22.maddesinin 3. bendine yerleştirilen ‘’ Tercihlerinden birine atanamayanların atamaları boş bulunan eğitim kurumu yöneticiliklerine bilgisayar kurası ile yapılır.’’ İfadesine yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştay’a dava açmıştı. Açılan bu davada Danıştay 2. Dairesi yürütmenin durdurulması talebimizi reddetmişti. Bu karara Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde itiraz ettik ancak Danıştay’ın yürütmenin durdurulması talebimizi reddeden kararının bozulması istemiyle buraya yaptığımız başvuruda da talebimiz reddedildi. Bu taleplerimiz yürütmenin durdurulmasına yönelikti ve reddedildi.İptal başvurumuzun esastan görüşmeleri devam etmekte olup şu ana kadar herhangi bir karar çıkmamıştır.

         Yönetmeliğin 22.maddesine göre yapılması gereken Okul ve Kurum Müdürlerinin yer değişikliğini bu yıl itibarıyla yapmaması gerektiğini ve uygulamanın bir yıl ertelenmesinin Danıştay da devam eden yargı süreci bakımından daha doğru olduğunu düşünen Türk Eğitim Sen bu konuda Bakanlığı defalarca uyarmış ve yazılar yazarak rotasyonun ertelenmesini talep etmiştir. Ancak Bakanlık,yaşanacak kargaşayı bilmesine rağmen bir kısım siyasilerin ve sendikaların baskılarına  boyun eğmiş ve 23/06/2010 tarih ve B.08.0 PGM .0.06 04.00. 4 /1872 /31131   sayılı  genelgeyi yayınlayarak uygulamayı yapacağını beyan etmiştir. Genel Açıklamalar ve Zorunlu Yer Değiştirmeye Esas 5 Yıllık  Sürenin Hesaplanmasında Dikkate Alınacak Hususlar başlıklarından oluşan ve rotasyon uygulamasına ait yönetmelikteki çeşitli hususları açıklayan bu genelge ile ilgili olarak sendikamız  “A-Genel Açıklamalar” başlıklı bölümünün 1., 4., 6., 7., 8., 9. maddeleri ile “B-Zorunlu Yer Değiştirmeye Esas 5 Yıllık  Sürenin Hesaplanmasında Dikkate Alınacak Hususlar” başlıklı bölümünün 1., 2., 4. ve 5. maddelerinin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve devamında iptali’’ istemiyle  23.07.2010            tarihinde           Danıştay’a        dava     açmıştır. (http://www.turkegitimsen.org.tr/upload_doc/mevuzuat/rotasyon_dava_dilekcesi.doc )

Dava  halen  yürütmenin durdurulması ve esas yönünden görüşülmeye devam etmektedir.

 

         Yönetmelik ve genelgeye göre Zorunlu yer değişikliği uygulamasının yapıldığı Temmuz ve Ağustos aylarından sonra pek çok okul ve kurum müdürü bireysel olarak da konuyu yargıya taşımışlar ve açılan bu davalarda da yargı kararları gelmeye başlamıştır.

 

         Bu konudaki ilk olumlu yargı kararı  Trabzon İdare Mahkemesinin 2010/1012  Esas sayılı kararıyla gelmiştir. Söz konusu yargı kararında Trabzon idare mahkemesi “Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin 26. maddesinin (b) bendi uyarınca dönüştürme yolu ile oluşan eğitim kurumu yöneticiliklerine atana kişilerin zorunlu yer değiştirmeye esas beş yıllık çalışma süresinin hesaplanmasında, dönüşme öncesinde çalıştıkları eğitim kurumlarında geçen sürelerinde hesaba katılıp katılmayacağı hususunda ilgili yönetmelikte ve 15.09.2009 tarih ve 2009/73 sayılı Bakanlık Genelgesinde açık bir hüküm bulunmamaktadır.” 

 

         Buna karşın Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 23.06.2010 tarih ve 31131 sayılı yazısında “Dönüşme ya da birleşme yoluyla oluşan eğitim kurumu müdürlerinin zorunlu yer değiştirmeye esas beş yıllık çalışma sürelerinin hesaplanmasında dönüşme ya da birleşme öncesindeki süreler de dikkate alınacağı” belirlenmiştir diyerek “yukarıda yer alan hükümleri kıstas alarak; düz lise iken 2005 yılında Anadolu lisesine 2010 yılında da fen lisesine dönüştürülen bir okulda görevli müdür için uygulanan rotasyon işleminin durdurulmasına” karar vermiştir.

 

         Bu yürütmeyi durdurma kararı okul ya da kurumu dönüştürülen ve dönüştürme işleminden sonraki hizmet süresi 5 yıldan az olan okul ve kurum müdürleri için örnek bir yargı kararıdır.

 

          Bu konudaki ikinci bireysel yargı kararı İstanbul 2. İdare Mahkemesinden gelmiştir. Rotasyona esas alınacak hizmet süresinin hesaplanmasına ilişkin olan bu kararda da İstanbul 2.İdare Mahkemesi  “…iptal kararının, işlemi tüm sonuçları ile ortadan kaldıracağı ve davacının atanma kararı ile yargı kararı uyarınca verilen iptal kararı uyarınca tekrar eski görevine dönme tarihi arasında geçen dönemin eski okulunda geçmiş hizmeti olarak sayılacağı açık ise de 5 yıllık çalışma sürecinin hesabının fiilen kesintisiz ve de en son göreve başlama tarihinden itibaren hesaplamasının yönetmeliğin 22. maddesinin düzenlenme amacına     daha uygun olacağı açıktır.” denilmektedir. Kısaca idare, yargı kararı ile eski kurumlarına dönenlerin 5 yıllık çalışma süresini hesaplarken yargılama öncesi hizmet süreleri hesaba katılmayacaktır. Diyen mahkeme yürütmekte olduğu okul veya kurum müdürlüğüne yargı kararı sonucu ikinci kez dönenlerin hizmet süresinin hesaplanmasının ikinci kez döndüğü tarih olması gerektiğine karar vermiştir. Bu karar da bulunduğu okula ikinci kez yargı kararıyla dönen okul müdürleri için örnek bir karar niteliğindedir.

 

         Türk Eğitim Sen olarak açmış olduğumuz genel nitelikli davaların seyrini yakından takip etmekteyiz. Bu davalarla ilgili olumlu veya olumsuz bir gelişme yaşandığında bu durum hemen üyelerimizle, eğitim çalışanlarıyla ve kamuoyu ile paylaşılacaktır.