MEMUR VE HİZMETLİLERİN SORUNLARI ACİLEN ÇÖZÜLSÜN….

           

Eğitim çalışanları ve eğitim sistemi bir bütündür. Bu sistem içerisinde yer alan ve sistemin kusursuz işlemesi bakımından son derece önemli olan unsurların sorunlarının çözülmesi genel olarak eğitim sistemimizin daha güzel çalışmasını sağlayacaktır.

Eğitim sisteminin en önemli uzuvlarından olan ve okul ve kurumlarımızda çok önemli bir işlev gören memur ve hizmetlilerimizin yaşadıkları sorunlar çözülmeden eğitimde huzur ve verimlilikten söz etmek mümkün değildir.

Bilindiği gibi her öğretim yılı başında öğretmenlere ödenen bir eğitim öğretime hazırlık ödeneği vardır. Bu ödeneğin eğitim öğretim hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olan memur ve hizmetlilerimize ödenmemesi kabul edilemez bir durumdur. Madem ki eğitim çalışanları bir bütündür; bu ödenekten memur ve hizmetlilerimizin de yararlandırılması gerekir. Daha önce kurum idari kurulu kararı haline getirdiğimiz, ancak Maliye’nin engel koyması ve Hükümetin de gerekli yasal düzenlemeyi yapmak konusunda ayak diremesi nedeniyle bir türlü hayata geçirilemeyen bu durum mutlaka çözülmelidir. Biz Türk Eğitim Sen olarak bu konudaki mücadelemizi sürdüreceğiz. Siyasi irade de bu konuya artık     gerekli duyarlılığı göstermeli, bizce adaletsiz olan bu duruma son verilmelidir.

Okul ve kurumlarımızda son yıllarda memur ve hizmetli alımı hemen hemen hiç yapılmadığı için son derece yetersiz sayıda hizmetli bulunmaktadır.  10.05.2007 tarih, 27525 sayılı  ve “kadro dağılımı” konulu Milli Eğitim Bakanlığının tüm valiliklere gönderdiği yazıda, taşımalı ilköğretim okulları ile birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan ilköğretim okulları hariç, tüm okul/kurumlarda derslik sayısı; 10'a kadar 1, sonra gelen her 10 derslik için 1 kadro daha verilmek suretiyle okulların hizmetli kadroları belirlenir. Yatılı veya pansiyonlu okul/kurumlarda pansiyondaki oda sayısı derslik gibi değerlendirilir. Ayrıca mutfak için 2, çamaşırhane için 2 kadro daha verilir denilmektedir. Hizmetli  kadrolarına yeterince istihdam alanı sağlanmadığından personel iş yoğunluğu sebebi ile büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Bu sayısal azlık mevcut hizmetli arkadaşların iş yükünün artmasına yol açmaktadır. Okul ve kurumlarda norm sayısınca hizmetli istihdamı yapılmaması bu arkadaşlarımızın suçu değildir. Bunun bedelinin fazla çalıştırılmak suretiyle bu arkadaşlarımıza ödetilmesi hem mevcut yasalarımıza hem de  İLO çalışma normlarına uygun değildir. Özellikle ikili öğretim yapan okullarda haftalık çalışma süresinin çok çok üzerinde yaptırılan zoraki mesailer, bekçi yada güvenlik görevlisi olmadığı için tutturulan gece nöbetleri tam bir zulüm haline gelmiştir . Üstelik bu fazla ve mesai dışı çalışmalar karşılığında hiçbir ilave ücret ödenmemesi bu zulmü daha da katmerli hale getirmektedir. Fazla çalışmanın karşılığında ücret ödenememesi durumunda verilmesi gereken izinler de yine personel yetersizliği gerekçe gösterilerek kullandırılmamaktadır. Bu suiistimalin önüne geçilmesi açısından MEB, fazla çalışmanın karşılığının mutlak surette ücret ödemesi ile karşılanması için yasal düzenleme yapmalı ve en kısa zamanda okul ve kurumlarımızın ihtiyacı olan istihdamı yaparak  hizmetli arkadaşlarımızın üzerindeki bu ağır yükü kaldırmalıdır.

Biz Türk Eğitim Sen olarak eğitim çalışanlarını daha önce de ifade ettiğimiz gibi bir bütün olarak görüyoruz. Eğitim çalışanlarının hepsinin sorunlarını önemsiyoruz ve çözülmesi için gayret gösteriyoruz. Memur ve hizmetli arkadaşlarımızın görev tanımlarının net olmaması gibi çok önemli bir sorunları vardır. Ucu açık ve net olmayan görev tanımları kabul edilemez. En temel insan haklarına aykırı ve angarya niteliğindeki işlere zemin hazırlayan görev tanımları içerisinde insanları çalışmaya zorlamak İLO normlarına da aykırıdır. Görev tanımlarındaki muğlaklık mutlaka giderilmeli; hizmetli ve memur arkadaşlarımızın hangi işleri yapmak zorunda oldukları, hangi işleri ise yapmak zorunda olmadıkları açık hale getirilmelidir.

Memur ve hizmetli arkadaşlarımızın diğer önemli  problemleri de yer değiştirmelerdir. Bu arkadaşlarımızın yer değiştirmeleri, amirlerinin iki dudağı arasına bırakılmıştır. Memur ve hizmetli arkadaşlarımız için mutlaka bir “Atama ve yer değiştirme yönetmeliği “ çıkarılmalı, hizmet puanı sistemi getirilmeli, tercihleri alınmak suretiyle, hizmet puanı üstünlüğüne göre  yer değiştirmelerine imkan sağlayan bir yasal zemin oluşturulmalıdır. Aksi halde keyfilikler devam edecek ve bu arkadaşlarımızın mağduriyetleri sürecektir. Biz Türk Eğitim Sen olarak bu yönetmeliğin bir an önce hazırlanarak çıkmasını istiyoruz.

Memur ve hizmetli arkadaşlarımız için çok önemli bir ihtiyaç ta görevde yükselme sınavlarının  bir an önce yapılmasıdır. Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün resmi web sitesinde “2011 Yılı Merkez ve Taşra Teşkilatı Kadroları İçin Unvan Değişikliği Sınav Duyurusu” yapılmış, bu duyuruda, yönetmelik kapsamında merkez ve taşra teşkilatı kadroları için Unvan Değişikliği Sınavı çalışmalarının başlatıldığı, Unvan Değişikliği Sınavının 14 Ağustos 2011 tarihinde yapılmasının planlandığı ve sınava ilişkin çalışmalar tamamlandığında başvuru kılavuzunun Bakanlığın web sitesinde yayımlanacağı belirtilmiştir.  Ancak, ne bu kılavuz yayınlanmış, ne de 2 yılda bir yapılması gereken sınav  yapılmıştır. Görevlerinde yükselebilmek için bu sınava girmek isteyen binlerce eğitim çalışanı, bakanlığın anlaşılamayan tavrı sebebi ile mağdur edilmektedirler. Türkiye’de tüm kurumlar görevde yükselme sınavlarını yaptıkları halde sadece Milli Eğitim Bakanlığı bu sınavları yapmamıştır. Görevde yükselme sınavına girme ve yükselme şartlarını taşıyan pek çok çalışan sırf bu sınav yapılmadığı için görevde yükselememektedirler. Özlük hakları açısından kayba uğramalarına neden olan bu durum , sona erdirilerek bir an önce görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları yapılmalıdır. Bakanlığa bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Derhal sınavı yapın…

Memur ve hizmetli arkadaşlarımızın sorunlarını dile getirmek, çözümü için mücadele etmek sendikaların görevidir. Biz Türk Eğitim Sen olarak memur ve hizmetli sorunlarının çözümü için bu güne kadar çok mücadele ettik. Türkiye’de ilk defa bir “Hizmetli Kurultayı” düzenledik. Yaptığımız dilekçe kampanyaları ile bu sorunları sürekli sıcak ve kamuoyu gündeminde tuttuk .Bu mücadelemiz arkadaşlarımızın tüm sorunları çözülene kadar sürecektir. Bu mücadelemizde memur ve hizmetlilerimizin sendikamıza desteği gücümüzü daha da artıracak ve başarıyı getirecektir.