BÖYLE “YÖNETİCİ ATAMA” OLMAZ !...

                         

Milli Eğitim Bakanlığı uzun süredir beklenen  Yönetici Atama Yönetmeliğini nihayet (04.08.2013 te) yayınladı. MEB’ de yönetici olanların ve yönetici olmak isteyen eğitimcilerin dört gözle beklediği yönetmelik tam bir fiyasko olarak karşımızda duruyor. Bu yönetmelikle MEB’de Bakan ve Müsteşar değişse de zihniyetin değişmediğini, liyakate dayalı ve adaletli bir yönetici ataması yerine sadece yandaş atamayı esas alan bir anlayışın varlığını sürdürdüğünü üzülerek görüyoruz.

Yönetmeliğin kamuoyuna daha önce açıklanan taslağında var olan ve  olmazsa olmaz olarak gördüğümüz “Yeniden Atama” nın  yayınlanan yönetmelikte yer almaması en büyük eksikliklerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Her ne kadar yönetmeliğin “yöneticilik görevinin sona  ermesi” başlıklı 23.maddesinin 2. Fıkrasında  Birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında yöneticilikleri sona erenlerden bu durumları ortadan kalkanlar; daha önce ayrıldıkları eğitim kurumu yöneticiliğinin boş olması durumunda öncelikle bu eğitim kurumlarına, bunun mümkün olmaması ve talepleri halinde il millî eğitim müdürlüklerince önerilecek durumlarına uygun boş bir eğitim kurumu yöneticiliğine atanırlar. Bu şekilde atanamayanlar, durumlarına uygun eğitim kurumlarına öğretmen olarak atanırlar. Bu fıkraya göre öğretmen olarak atananlar, bulundukları yerleşim biriminde iki yıl içinde eğitim kurumu yöneticiliği normu boşalması halinde, boşalan yöneticilik görevine öncelikle yeniden atanmak üzere başvuruda bulunabilirler.” Denilerek, yurtdışında görevlendirildiğinden ya da bir yılı geçmeyen ücretsiz izin aldığı için veya  4688 sayılı sendika yasası çerçevesinde ücretsiz izne ayrıldığı için yöneticilik görevi sona erdirilenlere yeniden atama hakkı verilmiş olsa da eş durumu gibi özürleri ya da diğer nedenlerle yöneticilik görevlerinden istekleri ile ayrılanlara bu hakkın verilmemesi  yönetmelikteki en önemli eksikliklerden birisidir. Yine bu maddedeki”…  daha önce ayrıldıkları eğitim kurumu yöneticiliğinin boş olması durumunda öncelikle bu eğitim kurumlarına, bunun mümkün olmaması ve talepleri halinde il millî eğitim müdürlüklerince önerilecek durumlarına uygun boş bir eğitim kurumu yöneticiliğine atanırlar” ifadesindeki “il milli eğitim  müdürlüklerince önerilecek” ifadesi yandaş kayırmaya ve suistimale açıktır.

Yöneticilikte çok önemli bir vasıf olan tecrübeyi yok sayan, kazanılmış hak ilkesini açıkça göz ardı eden bu eksiklik asla kabul edilemez. Amaç en liyakatli yöneticiyi bulmaksa eğer ,yönetim tecrübesi olan insanları yeniden yönetim kademelerinde değerlendirmekten daha doğal ve gerekli bir şey olamaz. Ancak MEB, ne yaptığını bilmez bir halde taslakta yer verdiği bu hususu yönetmelikten çıkararak yeni bir garabete imza atmıştır.

Müdür Başyardımcılığı konusunda taslakla ortaya konulan çarpık anlayış yönetmelikte de devam ettirilmiştir. Müdür başyardımcılığı kadrolu atama kapsamından çıkarılarak yönetmeliğin yöneticiliğe atama başlıklı 12.maddesinin 6.fıkrasında “Müdür başyardımcılığına, kurumdaki müdür yardımcıları arasından, kurum müdürünün inhası, il millî eğitim müdürünün teklifi ve valinin onayı ile eğitim kurumu norm sayısı kadar atama yapılır.” Şeklinde düzenlenmiştir. Müdür başyardımcısı atamalarında  ikili bir durum oluşturularak, yukarıdaki yönetmelik hükmüne göre atananlar ile yönetmeliğin yayımından önce atananlar olarak ayrılmış bu durum yönetmeliğin isteğe bağlı yer değiştirmeler başlıklı 18.maddesinin  2.fıkrasında “12 nci maddenin altıncı fıkrasına göre atanan müdür başyardımcıları, boş bulunan müdür yardımcılıklarına bu madde kapsamında yer değiştirme suretiyle atanma talebinde bulunabilirler.” Şeklinde ve 3.fıkrasında da “Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce müdür başyardımcısı olarak atananlar, tercihleri ve norm ihtiyaçları dikkate alınarak bu madde kapsamında yer değiştirme suretiyle müdür başyardımcısı olarak atanabilirler. şeklinde olmak üzere  iki ayrı şekilde düzenlenmiştir.

Yönetmelik okul ve kurum müdürlüğü atamalarında %30 ağırlıklı bir sözlü sınav getirmektedir. Sözlü sınavın objektiflikten uzak olduğu ve torpili beraberinde getiren bir uygulama olduğu hemen herkesin kabul ettiği bir gerçek iken, MEB’ in sözlü sınavda ısrar etmesini anlamak mümkün olmadığı gibi bu ısrarda iyi niyet bulunmadığı da gün gibi ortadadır. Taslakta sözlü sınav için öngörülen 70 puan barajının  yönetmelikte kaldırılması  doğru bir yaklaşım olmakla birlikte ,sözlü sınavın tamamen yönetmelikten çıkarılması ve yönetici atamalarının eskiden olduğu gibi sadece yazılı sınavla olması gerekirdi. Üstelik bu sözlü sınav komisyonlarında sendika temsilcilerine yer verilmemesi de iyi niyet bulunmadığının bir başka göstergesidir.

Rotasyon yani zorunlu yer değiştirmeler de bu yönetmelikteki problemli konulardan biridir. Türk Eğitim Sen olarak biz rotasyonun  her türlüsüne karşıyız. Yer değiştirmelerin isteğe bağlı olmasını istiyoruz. Gerekirse isteğe bağlı yer değiştirmelere teşvik ve özendirici tedbirler getirilerek bu yer değiştirmelerin canlı tutulabileceğine inanıyoruz. Daha önce beş yıl ve sekiz yıl olarak uygulanan zorunlu yer değiştirmelere esas hizmet süresi bu yönetmelikte de –nereden geldiği anlaşılamayacak bir şekilde-altı yıl olarak düzenlenmiş olarak karşımıza çıkmaktadır. Zorunlu yer değiştirmelerin eğitim sistemimiz açısından bir fayda sağlamadığı geçmiş uygulamalarla görüldüğü halde MEB’in bu konudaki ısrarını anlamak mümkün değildir. MEB’in bu uygulama ile eğitim yöneticilerini zoraki yer değişikliğine zorlayarak bir kısmının emekli olmasını sağlamaya, böylece de yandaşlara boş kadro açmaya çalıştığına dair eğitim camiasındaki yaygın kanaat bu noktada haklılık kazanmaktadır.

Yönetici atama yönetmeliklerinin en tartışmalı konularından birisi olan “kurucu müdürlük” konusu yönetmelikte yine çok tartışılacak bir şekilde düzenlenmiş. Türk Eğitim Sen olarak ısrarla kriterler getirilmesi, duyuru yapılması ve duyuruya müracaat edenler arasından puan üstünlüğüne göre görevlendirme yapılmasını istediğimiz kurucu müdürlük konusu yönetmeliğin “kurucu müdür” başlıklı 13.maddesinde “Eğitim ve öğretime yeni açılacak eğitim kurumlarına; eğitim kurumunu eğitim ve öğretime hazır hale getirmek, eğitim ve öğretime açılıncaya ve norm kadroya bağlı atama yapılıncaya kadar geçen süre içerisinde kurumun yönetim hizmetlerini yürütmek üzere, 5 inci maddeye göre müdürlük sınavına girme şartı taşıyanlar arasından, valilikler tarafından kurucu müdür görevlendirilebilir. Bu görevde geçen süreler, bu Yönetmeliğin uygulanmasında eğitim kurumu müdürlüğünde geçen süreler gibi değerlendirilir. Şeklinde düzenlenerek kritersiz yandaş görevlendirmesine ve böylece yönetici atamalarında bu yandaşlara avantaj sağlanmasına resmen zemin hazırlanmıştır . Üstelik kurucu müdürlük görevlendirmelerinde sergilenen bu keyfilik ve kritersizlik  ortadayken kurucu müdürlük görevlendirmelerine  Ek 1 Yönetici Değerlendirme Formunda 10 puan gibi çok yüksek bir puan verilmesi bu konudaki haksızlığı daha katmerli hale getirmektedir. Böyle bir kurucu müdürlük düzenlemesi ve uygulaması kabul edilemez.

Kurucu müdürlük konusundaki kritersizlik ve keyfilik yönetmelikteki müdür yetkili öğretmenliğe görevlendirme konusunda da devam ettirilmektedir. Yönetmeliğin 14.maddesinde “Müdür normu bulunmayan eğitim kurumlarında fiilen görevli öğretmenler arasından, öğretmenlik görevi yanında yönetim hizmetlerini de yürütmek üzere, il millî eğitim müdürünün teklifi ve valiliğin onayıyla müdür yetkili öğretmen görevlendirilebilir. Bu görevde geçen süreler, bu Yönetmeliğin uygulanmasında eğitim kurumu müdür yardımcılığında geçen süreler gibi değerlendirilir. Şeklinde yapılan düzenlemeyle çok öğretmenli ancak müdürlük normu bulunmayan okullarda öğretmenlerden birisinin müdür yetkili öğretmen olarak görevlendirilmesi öngörülmüş, ancak bu öğretmenin nasıl belirleneceği ile ilgili kriter getirilmemiş, birden çok öğretmenin bu göreve istekli olması halinde seçimin nasıl yapılacağı düzenlenmemiş ve keyfiliğe bırakılmıştır.

Yönetmelikteki önemli eksikliklerden birisi de yöneticilerin iller arası yer değişikliğine yer verilmemiş olmasıdır. Daha önceki yönetici atama yönetmeliklerinde var olan ancak madde metninin uygulanmasının idarenin inisiyatifine bırakılacak şekilde düzenlenmesi nedeniyle uygulanmayan, ancak gerekli olduğuna inandığımız yöneticilerin iller arası yer değiştirmeleri hakkı mutlaka verilmelidir.

MEB, Yönetici Atama Yönetmeliği ile okul ve kurumlara yönetici seçecektir. Yönetici seçiminde de tek kriter “en liyakatli yöneticiyi bulmak” olmalıdır. Ülkemizin eğitim alanındaki hedeflerine ulaşmasının yolu da işin en ehil olana verilmesidir. Ancak bu yönetici atama yönetmeliği işin ehline verilmesini değil yandaşa verilmesini sağlamaya yöneliktir. Türk Eğitim Sen yargı yoluyla yönetmelikteki  hakkaniyete aykırı maddelerin  ve eksik olan düzenlemelerin düzeltilmesi mücadelesini sürdürecektir.